Antalya B.B. Şehir Tiyatrosu Kurucu Genel Sanat Yönetmeni Mehmet Özgür’le kuruluş çalışmalarını, kadrolaşmayı konuştuk. Yaklaşık iki yıl süren çalışmalar sonrasında artık yüzleri gülüyor, Türkiye’ye örnek olmayı planlıyorlar.

Koştur koştur sonuçta Şehir Tiyatrosu oldunuz… Meclisten geçti galiba?
Meclisten geçti, Sayıştay’dan onay aldı, şu anda kadro çalışmalarımız var. Belediye tiyatrosu kapatıldı, Şehir Tiyatrosu’na Kurucu Genel Sanat Yönetmeni olarak atandım. Mart ayının ilk meclisinde de bir aksilik çıkmazsa kadrolarımız da onanacak, ondan sonra arkadaşlarımızı özlük haklarına da kavuşturacağız…

mehmet_ozgur1Sonrasında kadrolar maliyeden mi onaylanıyor?
Evet, Maliye Bakanlığı’ndan BUMKO’dan (Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü) onaylanacak. Aslında Sayıştay’ın onaylaması yetiyor fakat biz garanti olsun istedik…

Peki, BUMKO onay vermezse…
Onay vermeyeceğini düşünmüyoruz, çünkü ortada onay verilmeyecek bir durum yok. Öyle olsaydı Sayıştay onay vermezdi. Burada bizi rahatlatan taraf Sayıştay’ın bu işe onay vermiş olması. Bildiğiniz gibi mahalli idareleri Sayıştay denetler ve bürokratların da en çok çekindiği nokta Sayıştay denetçileridir. Onay gelmeme ihtimali olan yer Sayıştaydı aslında, oradan onay geldi.

Ne kadar norm kadro planlanıyor?
Biz şu anda sınav yaparak bir kadro oluşturmayı planlamıyoruz, böyle bir hedefimiz yok. Bizim zaten 33 yıldır oluşturduğumuz, denediğimiz, bildiğimiz bir kadromuz var. Biz şu anda var olan bu kadromuzu önce Şehir Tiyatrosu kadrosuna geçirmeyi ondan sonra da hiç acele etmeden tek tek, ikişer-üçer çoğalmayı planlıyoruz. Bunun nedeni; sınav yaparak hiçbir oyuncuyu on dakikada tanıyamıyorsunuz. Biz oyuncularımızı önce Çocuk ve Gençlik Tiyatroları birimimize alıyoruz. Burada bir ile 3 yıl arasında çalışıyorlar. Biz o 3 yıl içerisinde arkadaşlarımızı tanıyoruz; hem performans anlamında hem de insani, ahlaki anlamda. Onlar da bizi tanıyor. Belki onlar da bizi sevmeyecekler ya da hayallerindeki tiyatronun burada olmadığını görecekler. Dolayısıyla sınav yaparak mutsuz bir kadro oluşturmaktansa yavaş yavaş ilerleyip huzur içerisinde, birbiriyle iyi anlaşan bir ekip kurmaya çalışıyoruz. İlk etapta kendi içimizde 15 kişilik kadroyu vereceğiz. Sonra oyuncuları hizmet alımıyla alacağız, 3 yılı başarıyla geçen arkadaşlar yavaş yavaş kadroya atanacaklar.

Aslında kuruluş işlemleri bittikten sonra hizmet alımına gerek kalmadan doğrudan kadroya da alabilirsiniz değil mi?
Evet, ama almayacağız. Çünkü bunun çok örneği var biliyorsunuz. Çok sancılar çeken tiyatrolar var. Biz o sancıları çekecek günleri görmek istemiyoruz. Bizim yapacak çok işimiz var. Biz 33 yıllık bir tiyatroyuz, belki birçok konuda acemi değiliz, ustalığımız var ama şimdi birden kalabalıklaşacağız. Daha önce tek sahnemiz vardı şimdi birden fazla sahnemiz olacak. Bu geçişler çok önemli; doğru zamanlamayla, doğru insanlarla yapmazsanız sonra uzun yıllar sancılar çekersiniz.

Zaten kadroya girip, sonra emekli olana kadar kalma süreci kurum tiyatrolarının en yumuşak karnı. Oyuncunun özlük haklarını koruma gibi görünmekle birlikte genelde öyle olmuyor. Çok iyi bir oyuncu boşta kalırken zaman zaman yeteneksiz ama torpille kadroya girmiş oyuncular hantal kadroları oluşturuyor… Bunu nasıl engelleyeceksiniz? 3 yıl sonra beğendiniz ve kadroya aldınız diyelim ama bir süre sonra yanıldığınızı göreceksiniz ya da oyuncu değişti…
Bizim alacağımız sözleşmeli kadrolarla her yıl sözleşme yenileyeceğiz. Bunlar asaleti onanan sözleşmeli kadrolar olmayacak. Çünkü asaleti onanan artık memur oluyor; memur olunca da artık ondan kurtulma şansınız yok. 3 yıl sonunda asaleti onanıp memur olursa dördüncü yıl “bana oyun asma” diyebilir. Hiçbir şey yapamazsınız. Biz şöyle yapıyoruz; kesin kurallarımız var ve iddia ediyorum Türkiye’de hazırlanmış en iyi yönetmelik. Umarım bundan sonraki şehir tiyatrolarına örnek olur. En büyük avantajı sanatçılar ve sanatçılar tarafından seçilen kadrolarca yönetilecek olması. Kişileri değil, tiyatroyu koruyan bir yönetmelik.

“Tiyatroyu koruyan”ı biraz açar mısın? Yanlış anlaşılabilir; Belediyeyi koruyan değil di mi?
Hayır, siyasi anlamda koruyan değil; tiyatroyu tiyatroculardan koruyan bir yönetmelik. Çünkü bizim meslek grubu biraz rahat hareket mekanizmasını tercih eder ve o rahatlığa ulaştıktan sonra suiistimallere çok açıktır. Dolayısıyla bunları koruyacak çalışmalar yaptık. Çalışma biçimimiz de buna çok destek olacak. Örneğin bizde bütün rol dağılımları ‘audition’la yapılır. Hak eden hak ettiği rolü alıyor. Yönetmen geliyor ve önce ekibi tanıyor, onlarla workshop yapıyor sonra audition gerçekleştiriyor ve çalışacağı ekibi belirliyor.

Audition kadro içerisinden mi yapılıyor?mehmet_ozgur2
Kadro içerisinden yapılıyor. Nasıl bir workshop yapacağını kendisi belirliyor. Bazen yönetmenler “beni uğraştırmayın siz oyuncuları tanıyorsunuz, siz karar verin kimlerin oynayacağına” diyorlar. Asla böyle bir şey yapmıyoruz. Neden? Çünkü bu oyuncunun teşvik güdüsünü kaybettiren bir şey. Bu sistemde de 2 yıl oyunlarda görev alamayan oyuncuyla sözleşme yenilemiyoruz. Hiçbir oyuncunun bizde üç yıl oyun oynamadan kalma şansı yok. Süresiz olarak sözleşmesi fesh ediliyor, bir daha kapıdan giremiyor. Oyuncu “ben elimden geleni yapıyorum fakat donanım eksiğim var” diyebilir. Bütün oyuncularımıza sezon içerisinde rutin olarak eğitimler verdiriyoruz. En iyi hocalardan workshoplar aldırıyoruz. Örneğin clown bir oyun yapacaksak dünyanın en iyi clown ustalarını tarıyoruz, gücümüzün yettiği en iyisini getiriyoruz ve bütün oyuncularımıza clown ile ilgili bir workshop yaptırıyoruz. Her workshop sonrası oyuncuların bir karnesi oluyor, bu karneler sezon boyunca devam ediyor. Mesela şimdi hepsi İngilizce öğreniyor. Önümüzdeki hafta müzik dersleri başlıyor. Her oyuncu bir tane zorunlu iki tane seçmeli olmak üzere enstrüman çalmayı öğrenecek. Bunların hiçbirinden verim almıyorsa, kendini bu işe yatırmıyorsa ve auditionları da geçemiyorsa bizim tiyatromuzda çalışma mantığı kalmıyor.

Peki, örneğin Yıldız Kenter’i bir oyunda misafir etmek istiyorsunuz… Böyle bir durumda ücret politikanız nedir? Standart mı yoksa esnek mi?
Misafir oyuncuyu hizmet alımı ile alacağımız için karşılıklı oturup bunun üzerine tartışıyoruz.

Bunun sınırları var mı?
Tabii var. Belirli bir rakam olarak yok ama bizim içimizde adalet duygusunun getirdiği bir sınır var.

Bununla ilgili yönetmelikte bir madde var mı?
Hayır yok. Misafir oyuncu çalıştırılabilir fakat şu şartlarda diye bir madde yok. Hizmet alımının karşısında bir rakam yoktur. Biz sadece aralarında uçurum olmamasına dikkat ederiz. Örneğin bizim 5 oyunumuzun 5 ayrı yönetmeni var, bunların aldığı ücretler birbirine yakındır, aralarında uçurum yoktur.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here