Dans belden aşağı, heykel ucube, resim müstehcen, edebiyat sakıncalı, opera, lüks, orkestra zulüm, sinema ayıp, tiyatro tehlikeli, kitaplar bomba sayılıyor.

İnsanlığın ortak mirası olan kültürel ve tarihi dokular, saygısız bir talan furyası ile karşı karşıya.

Sanat eğitimi gecekonduya sıkıştırıldı.

Sanat üretilen ve sunulan yapılar ya alışveriş merkezine ya da karakola dönüştürüldü.

Sansür gündelik olay halini aldı.

Sokak sanatçılarına karşı baskı ve taciz, aldı başını yürüdü.

Özel tiyatrolar, koşullu sadakaya bağlandı. Destek fonuna kabul edilemez, çağ gerisi bir ‘ahlaki ve milli değerler’ kapanı kuruldu.

Yerel yönetim tiyatroları belediye memurlarının meşrebine mahkûm edildi.

Adına TÜSAK denilen bir fetva ile cumhuriyetin gözbebeği sanat kurumları için idam fermanı düzenlendi.

Dozerler, TOMA’lar, gaz fişekleri, akrepler ve çıyanlar, özgür düşüncenin, bilimin ve sanatın kapısında nümayiş halinde…

Bütün bunlar karşısında, yandaş medya kör ve sağır. Üniversitelerin tiyatro bölümleri kıpırtısız. Kültür Bakanlığı uzman, memur ve danışmanları önünü ilikliyor. Uluslararası Tiyatro Enstitüsü’nün Türkiye Milli Merkezi de tabuttaymışçasına suskun…

Sanat kurumlarımız zaman içinde aşınmış ve yıpranmış olabilir.

Buna yol açan, çağın isteklerine yanıt veremeyen eskimiş yasalar, siyasilerin ve yöneticilerin ihmalleri, orantısız derecede düşük bütçe ve yatırımlar, moral bozucu çifte standart uygulamaları ile asılsız ve orantısız suçlamalardır.

Çok iyi biliyoruz ki, mevcut durumdan sanatçılar da hoşnut değildir. Ve çözüm üretmek için çalışmaktan geri durmamış, emek vermiş, öneriler ortaya koymuşlardır.

Ne var ki iktidardaki zihniyet, bu birikime kulaklarını tıkamıştır. Kurumları onaracak, iyileştirip geliştirecek rasyonel tedbirleri almak yerine, yıkımcılık yolunu; halkın sanat ihtiyacını uygun şekilde karşılamak yerine de, kâr ve rant yolunu seçmiştir.

Biz sanatçılar, ustalarımızdan el aldık. Sanatımızı öğrenirken, insanı görmeyi, insanı sevmeyi öğrendik.

Siyasal rant oyunlarını değil, oyun sevinciyle gönülleri fethetmeyi öğrendik.

Dans ederken; yerçekimine meydan okumayı, insanların bedenine ve ruhuna kanat takmayı öğrendik. Biz bedenimize çelik bir disiplin kazandırmak için parmak ucuna çıkarken, sıçrarken; toplumu yüceltmenin, sıçratmanın düşünü paylaştık.

Çoksesli şarkılarımızı söylerken; kulaklardaki ve zihinlerdeki duvarları yıkmayı öğrendik. Arşe çekmeyi, üflemeyi öğrenirken; insanların yüreğine su serpmeyi, zihnine ışık tutmayı öğrendik.

‘Er ya da Geç Yurdumuzda Bilim Ve Sanat Özgür, Kurumları Özerk Olacaktır’
Biz fırçamızla renkleri türküye ve halaya dönüştürmeyi; ağaç, toprak, taş ve tunca Kybele anamızla Nasreddin babamızı koymayı öğrendik.

Sesimizi, diaframımızı, kulağımızı, ellerimizi, bedenimizi eğitirken; insanlığın doğrularını savunmak için sesimizi gürleştirmeyi de öğrendik.

Sadece ezber yapmayı öğrenmedik; darkafalı siyasetçilerin, sömürgenlerin, aymazların ve çıkarcıların ezberini bozmayı da öğrendik.

Orkestralarımız uyum içindeki çoksesliliğin simgesidir.

Sahnelerimiz insanlığın kendisiyle yüzleştiği, tarihiyle ve geleceği ile hesaplaştığı, iyi ile kötüyü ayırdettiği, önyargılarla savaştığı, aydınlığa ulaşmaya çalıştığı şenlik alanlarıdır.

Sessizliğin içindeki çığlığı, heyecanın barındırdığı dönüşümü, gözyaşının arındırıcı hızını, kahkahanın devrimci gücünü; avuçlarımızda su taşırcasına seyircimizle paylaşırız.

Ama biz sanatçılar yalnızca duygular dünyasının ve ilhamın değil; aynı zamanda aklın, bilginin, bilincin, vicdanın ve emeğin kuracağı, yeni ve güzel bir dünyanın neferleriyiz. Daha uygar bir dünya, kardeşçe ve daha iyi bir yaşam ve daha duyarlı, daha birikimli bir toplum; biz sanatçıların vazgeçilmez düşüdür. Bu yüzden sonunda, divan kurup yasa yapmayı da öğrendik.

Bu bağlamda: Sanat kurumlarımızın yok edilmesi girişimine sonuna kadar karşı çıkacağız! Susmayacağız, çünkü sanatçı son sözü karanlığa bırakmaz!

Şunu söylemek ve savunmak, büyük savaşçı ve büyük sanatkâr Mustafa Kemal’e, cumhuriyetin kurucularına, yurdumuzun sanat öncülerine, bizleri yetiştiren aziz öğretmenlerimize, halkımıza ve tarihe karşı borcumuzdur:

Er ya da geç, yurdumuzda bilim ve sanat özgür, kurumları özerk olacaktır!…

 

Bildiriye destek olan ilk imzacılar:
Sanatçılar Girişimi
Tiyatro Platformu
Türkiye Tiyatrolar Birliği
Nâzım Hikmet Kültür Merkezi
UPSD (Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği)
TEB Tiyatro Eleştirmenleri Birliği
TBB (Türkiye Barolar Birliği)
Kültürlerarası İletişim Disiplinlerarası Sanat Derneği
TOMEB (Tiyatro Oyuncuları Meslek Birliği)
Tiyatro Eğitim Derneği
TO-DER ( Tiyatro Oyuncuları Derneği )
OYÇED ( Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği )
Tarihi Yarımada Güzel Sanatları Ve Kültür Derneği
Devlet Konservatuvarları Mezunları Dayanışma Derneği
Bağımsız Kültür Sanat Sendikası
ÇAĞSA
PEN Türkiye Merkezi
Kültür sanat-sen
Türkiye Yazarlar Sendikası
Mimarlar Odası
SANSEV (Sanatçılar Sanatseverler Kültür ve Dayanışma Derneği)
Opera Solistler Derneği (OPSOD)
ASSITEJ (Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Birliği) Türkiye Şubesi
TUTİB (Türkiye Tiyatrolar Birliği)
Batı Karadeniz Tiyatrolar Birliği
Akdeniz Tiyatrolar Birliği
Amatör Tiyatro Çevresi
DETİS (Devlet Tiyatrosu Sanatçıları Derneği)
KATİB (Karadeniz’e Kıyısı Olan Kent Tiyatroları Birliği)
Oyuncular Sendikası
Belediye Tiyatroları Girişimi
TAKSAV (Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf)
Direklerarası Seyircileri Derneği
BEKSAV (Bilim Eğitim Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı)
TOBAV (Devlet Tiyatrosu Opera ve Bale Çalışanları Vakfı)
Feminist Sanatçılar Platformu
Rem Dans Sanat Kolektifi
TKSS Türk Kültür Sanat-Sen
SANSEV( Sanatçılar ve Sanatseverler Kültür ve Dayanışma Derneği)
İstanbul Seyirci Platformu

Bildiriye imza atan tiyatro grupları:
Nâzım Oyuncuları
Tiyatro Keyfi
Altkat Sanat
Bulancak Sanat Tiyatrosu
Lefkeli Yavaş Tiyatro – Slow Theatre Movement
İzmir Bayraklı Belediye Tiyatrosu
İzmir Tiyatrom
Samsun Sanat Tiyatrosu
Tiyatro Pembe Kurbağa
Trabzon Tiyatroyal
AST Ankara Sanat Tiyatrosu
Toprak Sahne Tiyatrosu
Aksine Tiyatro
Mersin Altan Erkekli Sahnesi Gençlik ve Sanat Kulübü
İzmir Yeryüzü Sahnesi
İzmir Bölge Tiyatrosu
Tiyatro Kumpanyası
Zimbırtı Doğaçlama Tiyatro Grubu
Ankara Halk Tiyatrosu Kültür Merkezi
Tiyatrodor
Kayıp Oyuncular
Ankara Çağdaş Sahne

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here