Oyun Atölyesi, tiyatro yaşamının on altıncı yılında Sam Shepard’dan Haluk Bilginer’in çevirdiği, Muharrem Özcan’ın yönettiği Aşk Delisi oyunuyla selamlıyor seyircisini. Bireysel tutkuyla toplumsal ketleme, baskılama olgusunu vahşi doğa, vandallık paydasına yerleştirip bunları derinlikli katmanlar halinde, birbirine girişmiş halde işleyen Shepard, bizde de bilinen bu ünlü oyunuyla bir kez de Oyun Atölyesi’nin konuğu.

askdelisi1

Çevirmenle yönetmen, oyunu, ötekileştirme izleğini temele alarak yorumlama eğilimi sergiliyor oyun tanıtmalığında. Bu kavramsal özün, bu bağlamda bütün halinde ortaya çıktığını söylemek zor geliyor bana. Gerçi sahne tasarımında Barış Dinçel’in, müzikte Çağrı Beklen’in, ışık tasarımında Kemal Yiğitcan’ın somut katkılarıyla kanat takan oyun, sahne üzerinde yağ gibi kayıyor, buna uyan bir dinamizmle de seyirciyle buluşuyor. Ama oyun sonrasında bizde bıraktığı kavramsal tortu bu yönde ortaya çıkmıyor da yukarıda değindiğim bireysel dünyanın toplumsal baskılamayla nasıl da büyük vurgun yiyerek enikonu karmaşaya gömüldüğü, çalkantılı sularda boğulduğu gözleniyor daha çok.

askdelisi4

Muharrem Özcan’ı, yönetmen olarak yenice tanıyorum. Gelişmiş bir soyutlayım anlayışına sahip olduğu sezilebiliyor ilk ağızda. Bir yönetmen için aranan ilk nitelik de bu soyutlama gücü değil mi zaten? Öte yandan sahne akslarını oyuna enerji bağlamında eklemeyi de başarıyor yönetmen. Özcan’ın önceki çalışmalarını izlemediğim için konuyla ilgili daha fazla düşünce üretmem olanaksız. O halde Muharrem Özcan’ı daha yakından tanıyabilmek için yönettiği öteki oyunları da izleyeceğim demektir bundan böyle…

Sahnedeki dört oyuncunun, oyunu sevdiklerini görmemek için kör olmak gerek. O zaman oyunu izlemek ayrı bir zevk veriyor insana, estetik hazla da örtüşüyor bu. Böylece oyuncular, yazar Shepard, çevirmen Bilginer, yönetmen Özcan, sonra tasarımcılar grubu yanında bunlara ek, kendi başlarına ürettikleri farklı bir enerjiyle, seyircinin, oyunun artalanına sızmasını da kolaylaştırıyor bir ölçüde.

Oyunu, kendilerine verilen yol haritasına uygun biçimde, ama omuzlarına çıkararak uçuran bu dört oyuncuyu sıralayalım: Pınar Çağlar Gençtürk, Berk Hakman, Beyti Engin, Avni Yalçın…

askdelisi2

Görebildiğimce Oyun Atölyesi, yıllardan bu yana izlediğim oyunlarında, adeta bir imza gibi takım ruhu anlayışı yansıtıyor. Seyirciyle sahne arasında müthiş bir bütünlenme doğuyor böylece. Bu oyunda da söz konusu buluşmanın kucaklayıcılığını hissediyorsunuz sıcak bir etkilenmeyle.

Mevsimin sıra dışı yapımı olarak alınamaz belki Aşk Delisi, ama izleme lezzeti sunan, özenli çalışmasıyla seyredilmeyi hak eden bir oyun olduğunu da unutmayalım yapıtın.

Sadık Aslankara

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here