Kültür ve Turizmi Bakanı Ömer Çelik, Eleştireni Üstün Akmen’e yeni bir tazminat davası daha açmış, konuyla ilgili Ceren Çıplak’ın Cumhuriyet’teki haberi şömyle:

***

‘Bakan olamazsın demedim, Kültür Bakanı olamazsın’

Sahne sanatları eleştirmeni Üstün Akmen’e bir köşe yazısında “hakaret ettiği” gerekçesiyle 10 bin TL’lik manevi tazminat davası açan Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik’in, Akmen’e bu kez de 50 bin liralık bir dava açtığı belirtildi.

Sahne sanatları eleştirmeni Üstün Akmen’e bir köşe yazısında “hakaret ettiği” gerekçesiyle 10 bin TL’lik manevi tazminat davası açan Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik’in, Akmen’e bu kez de 50 bin liralık bir dava açtığı belirtildi.

İkinci davayla ilgili olarak görüşünü aldığımız Akmen, Bakan Çelik’e “Ben Bakan olamazsın demedim, Kültür Bakanı olamazsın” dedi. Akmen, 29 Ekim tarihli “TÜ- SAK Yasa Tasarısı, Meclis’e Varmadan Ortadan Kaldırılmalı” başlıklı yazısında “Sanatçılara eşi menendi görülmemiş işkence”, “kültürsüz kültür bakanı” gibi ifadeler kullanmış, bunun üzerine Bakan Çelik 10 bin TL’lik tazminat dava açmıştı. ‘Benim kişilerle davam yok’ Akmen, dava sonrası bir söyleşisinde “Esasında benim kişilerle ‘dava’m yok be Bakanım! Davam sistemle. Size ne demişim: ‘Kültürsüz Kültür Bakanı’. Dava açmaya ne gerek vardı ki? Evinizdeki kitaplığın fotoğrafını çekip benim yüzüme çarpabilirdiniz. Bakalım neler okumuşsunuz, halen neler okuyorsunuz. Kültürünüzü ispatlayabilirdiniz. Hayatınızda kaç tiyatroya gittiğinizi, kaç opera, kaç bale eseri izlediğinizi, kaç galeri ziyaret ettiğinizi açıklayabilirdiniz. Yahu Bakanım, beni n’olur daha fazla söyletmeyiniz, geliniz, davanızı geri çekiniz” ifadelerini kullanmış, ardından bu ifadelerden yola çıkarak bir köşe yazısı daha yazmıştı.

Akmen’in bu ifadelerini, Bakan Çelik’in dava dilekçesinde “Eğitimim, öğretimim ve bilgi birikimim olmadığı ima ediliyor” şeklinde gerekçelendirdiği belirtildi. ‘Alınacak ne var!’ Akmen, ikinci tazminat davasını ise şöyle değerlendirdi: “Ne var bunda bu kadar alınacak! Koltuğa oturduğu günden beri ne bir opera, ne bir bale, ne bir tiyatro, ne bir sinema filmi gösteriminde hazır bulunmayan; bir resim ya da heykel veya fotoğraf sergisi açılışına katılmayan, siyasi erke bağımlı bir sanat oluşturmayı amaçlayan TÜSAK Yasası’na destek veren bir Kültür Bakanı’na ben nasıl kültürlü derim. Diyemem, dilim varmaz! Esasında inanın bana, bütün bu davalar, parmak sallamalar siyasi erkin otosansür uygulamasından başka bir şey değildir. Ama kendisi istiyorsa, ben de Bakan Bey’in mesleğiyle ilgili yeterli kültürümün bulunmadığı konularda, örneğin siyasi kararların tahlili, sosyal grupların karar ve etki ilişkilerindeki rolü, sosyal yapı ile iktidar ilişkisi, siyasi değişme ve gelişme konularını kapsayan ve haddimi aşan bir yazı yazayım, o da bana ‘kültürsüz’ desin, ödeşelim.”

Kaynak: Ceren Çıplak, Cumhuriyet

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here