Çağla Coşkun

Hansel ve Gretel’i hatırlıyor musunuz? Hani şu evlerine dönebilmek için geçtikleri yollara iz bırakan kardeşler… Şimdi o kardeşlerin hikâyesinin tam tersini düşünün. Bulunmamak için bütün izleri yok etmeye çalışan iki kardeş… İşte Oyun Atölyesi’nin 2015’ten beri sahnelediği “Hansel ve Gretel’in Öteki Hikâyesi” adlı oyunu da böyle tersten bir Hansel ve Gretel hikâyesini sahneye taşıyor.

“Hansel ve Gretel’in Öteki Hikâyesi”, Amerikalı yazar Neil LaBute’un “In a Forest, Dark and Deep” adlı oyunundan Haluk Bilginer tarafından Türkçe’ye çevrilmiş. Yaklaşık 90 dakika süren tek perdelik oyunu Ali Altuğ yönetiyor. Başarılı sahne tasarımı Barış Dinçel’e ait. Betty ve Bobby’i ise Ayça Bingöl ve Salih Bademci oynuyor.

Oyunda geçmişten gelen sorunlarından dolayı sürekli çatışma halinde olan iki kardeşin hikâyesini izliyoruz. Hayata bakışları ve yaşam şartları birbirinden farklı iki kardeş… Abla Betty, bir üniversitede profesör. Kardeşi Bobby ise hayatını ustalık yaparak kazanıyor. Betty ne kadar özgürlüğüne düşkün ve modernse Bobby de o kadar dindar ve  toplum kurallarına bağlı. Taban tabana zıt olan bu iki kardeş, fırtınalı bir akşam, ıssız bir dağ evinde bir araya gelirse ne olur? Kardeşler birbirleri için neler yapabilir? Ahlak kuralları ne kadar esneyebilir? Sırlar gerçekten saklı kalabilir ve izler yok edilebilir mi? Peki ya bu iki kardeş, geçmişin kavgasını bırakıp kardeş olduklarını hatırladıklarında ortaya çıkmaması gerekenleri o eve hapsedebilirler mi? Kavgalar, bu iki kardeşi birbirine yakınlaştırırken gerçeğe de götürür mü? Peki, gerçekler acıtır mı?

Bu oyunu uzun zamandır merak ediyordum. Klasik hikâyelerin modern ve ters düz edilmiş uyarlamalarına bayılan biri olarak konusu oldukça ilgi çekici gelmişti. Ancak oyunun tamamını başarılı  bulduğumu söyleyemem. Mesela çeviri… Haluk Bilginer gibi bir ustanın elinden çıkmış olmasına rağmen çok sentetikti. Bir başka deyişle, kulağı oldukça tırmalıyordu.

Salih Bademci, Bobby rolüyle harikalar yaratırken rol arkadaşı Ayça Bingöl, sanki zorla sahneye çıkmış gibiydi. Ayça Bingöl’ü daha önce birkaç oyunda seyretmiştim ve bu oyundaki performansını maalesef tatmin edici bulmadım. Ne yazık ki o da metnin çevirisi gibi doğallıktan uzaktı.

Barış Dinçel’e ait sahne tasarımı ise bence oyunun en başarılı ögesi. Ahşap mobilyalar beklenen/olması istenen sıcak ev ortamı hissini veriyor. Dekorun bence en ilgi çekici parçası ise, kapandığı zaman açılmayan, açıldığı zaman kapanmayan dış kapı. Öyle ki bu dış kapı metaforik bir anlam taşıyor demek yanlış olmaz. Kapandığı zaman bütün sırlarla birlikte iki kardeşi dış dünyadan izole eden kapı, açıldığında sırların da dışarı çıkmasına izin verecek mi yoksa kardeşler kapının kapalı olduğu süre içerisinde sırları o evden silip atabilecekler mi? Soruların cevapları tabii ki oyunda

Oyun Atölyesi uzun yıllardır severek takip ettiğim bir tiyatro topluluğu fakat “Hansel ve Gretel’in Öteki Hikâyesi” büyük bir hayal kırıklığı oldu. Gitmeyi düşünürseniz oyun takvimine ve detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here