Birgün Gazetesi’nden Çisil Hazal Terim’in Sadri Alışık Tiyatrosu’nda Nihat Alptekin rejisi ile sahnelen “Bir Kadını Öldürmek” oyunun yazarı ve yönetmeniyle yaptığı söyleşiyi yayımlıyoruz.

bir kadin

Sadri Alışık Tiyatrosu’nun yeni oyunu “Bir Kadını Öldürmek” günümüz toplumlarındaki kadın dramını sergiliyor. Oyunda, Anadolu kadınının yaşadığı zorlukları anlatmak yerine kentli, ekonomik özgürlüğe sahip, eğitimli ve başarılı bir kadının erkek baskısıyla yüzleşmesini, gördüğü şiddettin ve psikolojik baskıların ardından kendiyle yüzleşmesini anlatılıyor. Oyunun yönetmeni Nihat Alptekin ve yazarı Gönül Kıvılcım’la ‘Kadın’ı konuştuk

 

Bu oyunu tercih etmenizin belirleyici sebepleri nelerdir?

Nihat Alptekin: Taşrada, Doğu’da büyümüş ve annesi iki kere evlendirilmiş bir çocuktum. Babamla annem arasındaki yaş farkı yaklaşık 30’du. Annem şiddet ve psikolojik baskılardan 30’lu yaşlarında vefat etti. Doğal olarak bu sebepler beni hem hayata karşı hem de kadınlara ve bireylere karşı daha duyarlı yaptı. Birinin başka birinden daha güçlü olduğu için hem karşısındaki kişiye psikolojik baskı uygulaması hem de onu öldürmeye yeltenmesi tiyatrocu olarak benim için dramatiktir. O yüzden toplumumuzda da güncel olan bu meseleyi ele almak sanat yapmamın temel nedeni.

 

Oyunda geliri yüksek, eğitimli, iş sahibi, başarılı bir kadının baskılarla mücadelesi anlatılıyor. Baskıları güçlü kadın profilinden anlatmaya iten neydi?

Gönül Kıvılcım: Şu ana kadar yapılan oyunların çoğunun kırsal kesimdeki kadınlardan bahsetmesi ve bizi anlatan oyunun az olmasıydı çıkış sebeplerinden biri. Kentli kadın da bu sorunları yaşıyor, bunu kendimizden, annelerimizden, çevremizden biliyoruz. Şiddet sanıldığı gibi çok uzak değil. Diğer nedenim de “Hakikati söyleyeni sevmiyorlar” sözü. Kadınlar da günümüzde; “Yolunda gitmeyen bir şeyler var” diye sesini duyuruyor. Oyuna gelmeden öne ben de Meltem karakteri gibi bilgisayarı açtım ve Aralık ayı rakamlarına baktığımda “28 kadın öldürüldü 14 kadına tecavüz edildi”  gibi haberlerle karşılaştım. Öldürülen kadınların çoğu da kocaları boşanmayı istemediği için öldürülüyor.

 

N.A.: Bir kadını öldürmek derken fiziksel bir eylemden bahsetmiyoruz. Kadının birey olamaması, kendi hayallerini yaşayamaması vb sebepler. Bu soyut meseleleri somutlaştırmak istedim. Bu soyut kavramı somutlaştırıp erkekleri bununla yüzleştirmem gerektiğini düşündüm.

 

Günümüz tiyatrolarının kadın sorunları konusuyla yeterince ilgili olduğunu düşünüyor musunuz?

 

N.A.: Evet, çünkü; bir olay ne kadar artarsa günümüzün duyarlı sanatçıları o olaya daha fazla eğilim gösterir. Bugün Türkiye’nin en önemli yazarlarından Gönül Kıvılcım bu sorunla ilgili oyun yazıyorsa bunun anlamı her şey daha somut biçimde karşımızda. Oyun yazarlığı anlamında buna öncülük etti, oyunu kent kadınları üzerinden yaparak.

G.K.: Kadının sesi yeterince duyulmuyor. Kadın tarihi yavaş yavaş yazılıyor. Bugüne kadar bu tarihi hep erkekler yazdı. Ama bu sürece dikkat çekilmesi yavaş yavaş gerçekleşecek, romanlarda oyunlarda öne çıkacak. Yeni romanımda da bir kadına ses veriyorum. Oyunun ilk halinde yazdığım birkaç cümle var, sonradan onları çıkardım ama önemliler aslında. Meltem karakteri şöyle düşünüyordu “Toprağın altından her şey çıkıyor kap kacak, eski hamamların kiliselerin duvarları ama kadınların acıları çıkmıyor.” Bu oyun da bunu anlatmak istiyor.

 

Zamanla kadınların da kendilerine erkek gözüyle baktıklarını görüyoruz. Meltem karakterinin geçmişiyle yüzleştiği sahnede kendini kocasının gözüyle anlattığını gördük…

G.K.: Toplumdaki göz, genel bakış erkeğin bakış açısı ve bunun yansımasını sanatta da görürüz. Resimlerde ‘izleyen’ olan erkek; obje olan, izlenilen, resmedilen de kadındır. Bütün bu anlatılanlar Meltem’in nesne olmaktan çıkıp bir özneye dönüşme çabasıdır. Bu ne bizim toplumumuzda ne de daha modern toplumlarda o kadar kolay. Bizim gibi eğitim seviyesinin düşük olduğu, erkek baskısının yoğun olduğu toplumlarda değişim zaman alacaktır ama kadınlar sorular sormaya devam ediyor Meltem gibi. “Bir kadın ne zaman ölür”: Toplumda varoluş mücadelesini yitirdiği zaman.

***

Oyun, her perşembe saat 20.30’da Sadri Alışık Tiyatrosu’nda sahneleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here