M.Sadık Aslankara

İstanbul’da Beyoğlu ayrı Kadıköy ayrı şenleniyor… Ama bu çiçeklenme geçici bahar coşkusu değil, kalıcı tiyatro fışkırması… Bir yandan akla gelmeyecek yerde, yoktan yaratılan salonlar, öte yandan pıtrak gibi kurulan topluluklar…

theatron-300x225

Son olarak “Kadıköy Theatron” adıyla açılan bir salon daha… Cazu Tiyatro’nun oyununu izleyince bu salonda, tiyatromuza ivme kazandıran genç topluluklardan birine daha tanıklık yaptığımızı düşündüm…

Cazu Tiyatro, kendi söylemleriyle, “Bugüne kadar farklı topluluklarda ve farklı alanlarda ‘tiyatroyla uğraşan’ kişiler olarak 2013 yılı Eylül ayında” bir araya gelen Behiç Cem Kola, Bengi Kırlaroğlu, Cansu Kahvecioğlu, Cenk Külçe, Hasan Şahintürk, Oğuz Arıcı, Tuba Keleş, Uğur Açıkgöz tarafından kurulmuş. Cazu’nun dileği açık: “Umarız, Türkiye Tiyatrosu’nun yeni yeni oluşmaya başlayan çok sesli / çok renkli tablosuna küçük de olsa farklı bir renk ve ses katabiliriz.”

Cazu Tiyatro’nun sitesinde, “Cazu” için sözlüklere göndermeyle şu açılım getiriliyor: “1. Örtü. 2. Gölge oyununda daha çok büyü gücüyle olağandışı işler yapan, oyuna gerçeküstü bir hava getiren tasvir. (…) Bunlar hep kötülük yaparlar, onları kızdıranı çarparlar. 3. Çoğu kez yaşlı, kimi kez de genç bir kadındır. Daha çok geceleri gezen bir hortlaktır. Kızdığı zaman çarpar ve kötülük yapar. bk. cadı.” Buna göre, tiyatromuzda cadı olmaya aday bir genç topluluk işte size; ne güzel!

9399838

“Puccini’nin ‘La Bohème’ operasından yola çıkılarak yazıldığı” söylenen “Bir Rock Müzikal” izledim Cazu Tiyatro’dan: İşgalde Rapsodi.

Behiç Cem Kola’nın yazdığı, Oğuz Arıcı’nın dramaturgluğu ile Hasan Şahintürk’ün yönettiği oyunun koreografisi Güneş Çağlar’a ait. Deniz Tuzcuoğlu, İlkay Canaydın, Özkan Kaya üçlüsüyle müzik uygulamasının yapıldığı oyunda Aslıhan Altunel, Başak Şamlıoğlu, Behiç Cem Kola, Bengi Kırlaroğlu, Cansu Kahvecioğlu, Ece Ertez, Hakan Yılmaz, İbrahim Aydın Kantarcılar, Murat Mahmut Yazıcıoğlu, Murat Yılmaz, Yasemin Yüksel rol alıyor.

Görüldüğü üzere topluluk, yazar, yönetmen, oyuncu vb. katkısıyla adeta tulum çıkarırcasına İşgalde Rapsodi’yi, bir sanat fabrikasının üretimine dönüştürüyor bir çalım. Ne ki Cazu, bunu kendi iç dinamikleri yönünde kullanmayı ustalıkla başarıyor.

Ülkemizde çoğulcu temelde sürdürülen demokratik savaşıma, gençlerin bu mücadeledeki rolüne, işlevine odaklanan İşgalde Rapsodi, son birkaç yıl içinde yaşanan Gezi doruğuyla başlayıp süreç içinde belirginlik kazanan toplumsal oluntuları, yaşananları bizde yeniden yapılandırarak irdeleme fırsatı yaratıyor denebilir. Üstelik bunu tam bir müzikal olarak müzikle, dansla yapıyor topluluk.

isgalde-rapsodi-bir-rock-muzikali-3205

Sonuçta hakkı verilmiş bir genç enerji patlamasıyla daha karşı karşıya kalıyoruz tiyatromuzda. Bu yoğun emekli çalışmaya hakkını vermemek, kestirmeden değerbilmezlik bana sorulacak olursa, söylememiş olmayayım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here