Çağla Coşkun

“Akciğer”: Performans ve Dekor
Engin Hepileri’nin kurduğu Tiyatro İn, sezona İngiliz yazar Duncan Macmillan’ın yazdığı, Barış Arman’ın Türkçe’ye çevirdiği “Akciğer” oyunuyla merhaba dedi.

Nergis Öztürk ve Engin Hepileri’nin oynadığı “Akciğer”, adları olmayan bir müzisyen ve bir akademisyenin “Çocuk yapalım mı?” sorusu üzerinden hayatı sorguladıkları bir oyun. Karakterlerin adları yok demiştim, belki de günümüzde birçok kişi bu soruyu sorduğu için yoktur.

cvisvajweaas81h

Oyunun konusundan ziyade oyuncuların performanslarından ve sahne tasarımından bahsetmek istiyorum.

Çiftin gençliklerinden başlayarak yaşlılıklarına kadar gelen oyunda mekânlar ve zaman çok hızlı değişiyor. Bu hızlı geçişler, üstünde hiçbir şeyin olmadığı kare bir zemin ile kolaylaştırılmış. Çift, akıllarını kurcalayan bu sorunun yarattığı kaos ile hızlıca savrulurken düştükleri/düşecekleri boşluk, dekorla anlamlı bir bütünlük oluşturmuş. Işık ve dekor tasarımı, yaptığı işlerle kendini belli eden Cem Yılmazer’e ait.

Daha önce “Oda ve Adam” oyununda da birlikte oynayan Nergis Öztürk ve Engin Hepileri’nin performansları ise büyüleyici. Tek perde oynanan ve bir buçuk saat süren, tempolu, akıcı, zaman ve mekân açısından hızlı değişkenleri olan bir oyunda performanslarıyla bir saniye bile oyundan düşmüyorlar ve seyirciyi de oyundan koparmıyorlar. Nevrotik, gelgitleri olan bir akademisyeni canlandıran Nergis Öztürk’ün üstün performansının altını da özellikle çizmek istiyorum. Mimik ve ses kullanımı oyunun hızlı ritmine çok uyumlu.

cvtbyysweaaatco

Mehmet Birkiye rejisiyle bu sezon Moda Sahnesi’nde sahnelenecek olan “Akciğer”in sezonun en iddialı oyunlarından biri olacağını düşünüyorum. Bu temposu yüksek oyunu kaçırmayın. “Çocuk yapmalı mıyız?” sorusu kafanızı kurcalıyorsa ona da yardımcı olabilir.

Oyun hakkında daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Oyun tanıtımından: “Ölümü yenmenin bir yolu da- belki de şimdilik bildiğimiz tek yol- neslin devamını sağlamak değil midir? Bizden sonra devam edecek dünyaya, bizden bir parça bırakmak. O parçada bizi biz yapan şeylerden hiç değilse birazının bu dünyada kalmaya devam edeceğine inanmak. …”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here