TİYATRO DERGİSİ 16 YILDIR TİYATRO SEVENLERİN SESİ
TİYATRO DERGİSİ 16 YILDIR TİYATRO SEVENLERİN SESİ
Bugün 09 Eylül 2010, Perşembe    
 
TİYATRO DERGİSİ 16 YILDIR TİYATRO SEVENLERİN SESİ
Coşkun Tunçtan (Georges Daniel): “Fransa’da Türk Mevsimi”
 

Fransa'da sekiz aydan beri aralıksız olarak süren "Türk Mevsimi" çerçevesinde, Paris'teki Théâtre de la Ville'in (Belediye Tiyatrosu’nun) değişik salonlarında peş peşe düzenlediği üç etkinliğin her birinde, izleyicilerin tamamen doldurdukları büyük salonların duvarları coşkun alkışlardan ve "Bravo" çığlıklarından titredi.

 

Genco Erkal'ın dünyaya geldiği yıl, Nâzım 28 yıl hapse mahkûm edilmişti. Şiirlerinin yayınlanmasının yasaklandığı ve onun adını anmanın bile tehlikeli olduğu dönem boyunca yine de evlerinde onun kitaplarını bulunduranların, dizelerini okumaktan zevk alanların sayısı çok büyüktü. Kitaplarının satılmasına 1960'lı yıllarda yeniden izin verilince onun yapıtlarıyla nihayet yakından tanışan Genco’da, onların kendisinde uyandırdığı sonsuz hayranlığı tiyatro sahnesinden halkla paylaşmak isteği uyandı. İlk olarak 1975'te, Nâzım'ın yaşamöyküsünü yansıtan bir temsil verdi. Ardından oluşturduğu başka temsillerden üç tanesinin içeriği Nâzım'ın yapıtlarıydı. Onun şiirlerini değişik zamanlarda ve yerlerde sık sık halk önünde söyleyen Genco, Fazıl Say'ın bu büyük ozan için bestelediği oratoryo çerçevesinde de bunu parlak bir biçimde yaptı.

 

1 Şubat pazartesi akşamı Genco, Fransa'nın başkentinde, iki ayrı dilde, Nâzım Hikmet'in 31 şiirinden oluşan ve unutulamayacak kadar nefis bir güldeste sundu yüzlerce izleyiciye. Bir saatten fazla süren bu resitalinin en ilginç yönü sık sık Türkçeden Fransızcaya geçerek aynı dizeleri birbirlerine kenetlenmiş biçimde ustaca sunmasıydı. Türkçe bilmeyen izleyiciler, bu dilde söylediklerinin içeriğini, sahnenin üst tarafında aynı anda beliren Fransızcaya (Münevver Andaç ve Güzin Dino tarafından yapılmış) çevirileri sayesinde anlayabiliyorlardı. Ayrıca resital boyunca sürekli olarak sahnede yer değiştirmesi de etkinliğe son kerte çekici bir canlılık katıyordu. Resitalden sonra tiyatrodan çıkmakta oIan izleyicilerin aralarında konuşurken, Nâzım'ın şiirlerini içeren kitapları kısa sürede edinip onları okumak isteğini dile getirdikleri sık sık duyuluyordu. Türk tiyatrosunun seçkin sanatçısının o aksam, Nâzım'ın şiirlerinin Fransa'da tanınmasına ve beğenilmesine katkısının hayranlık uyandırıcı sonucuydu bu. 

 

13. yüzyılda, Anadolu Selçuk Devleti'nin başkenti olan Konya, özellikle Mevlâna Celâleddin Rumî'nin felsefî ve dinsel öğretiminde müziğe geniş yer vermesi sonucunda, önemli bir kültür merkezi olmuştu.

 

iki yüzyıl sonra, İkinci Mehmed'in İstanbul'u fethedişinden itibaren Bizans, Fars, Arap ve Türk müziklerinin başarılı bir sentezi olan Osmanlı klâsik müziği giderek gelişmeye ve yayılmaya başladı. Özellikle 17. yüzyılda, Itri ve Osman Dede'nin katkılarıyla doruğuna çıktı. 15. yüzyılda yaklaşık yirmi tane olan makamların sayısı 18. yüzyılda bine yaklaştı. Müziğin devletin zirvesindeki yeri de büyüktü: Osmanlı hanedanında yazdıkları güzel şiirlerle ve besteledikleri ezgilerle dikkati çeken padişahların sayısı çok büyük.  Bunlardan biri olan 1. Mahmud'un döneminde sarayca desteklenen müzik sanatı 3. Selim'in tahtta geçirdiği süre boyunca altın çağını yasadı. 

 

1987'de kurulan ve 13 Şubat'ta Paris'te Aylin Şengün Taşçı yönetiminde konser veren Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu kanun, kemençe, ud, tambur, ney, perküsyon, keman ve viyolonsel çalan sekiz seçkin müzisyenden ve dördü kadın, dördü erkek sekiz ses sanatçısından oluşuyor. Bu sonunculardan üç tanesi (Aylin Şengül Taşçı, Güzin Değişmez ve Osman Ziyagil) bazı şarkıların icrasına solist olarak da katıldılar. 10. yüzyıldan bu yana bestelenmiş ve kimilerinin bestecileri Ermeni, Rum veya Azerî olan 17 yapıt içeriyordu program. Kendine özgü büyüleyici bir niteliği olan bu müziğin güzelliğini ustaca sergiledi topluluk.

 

Yazarlık, sinema yönetmenliği, bestecilik, şarkıcılık alanlarındaki başarıları ile Türkiye'nin kültürel ve siyasal yaşamında çok önemli yeri olan Zülfü Livaneli Fransa'da çoktan beri ünlü. Yaklaşık otuz yıl önce, aynı sahnede, Yunan ses sanatçısı Maria Faranduri ile birlikte verdiği nefis konser halâ belleklerden silinmedi. 20 Şubat'ta, Paris'te, altı müzisyenden oluşan orkestra eşliğinde verdiği konserin programındaki ve tümünün müziklerini bestelemiş olduğu şarkılar arasında, sözlerini kendi yazmış olduklarının dışında, Nâzım Hikmet, Sabahattin Ali, Yasar Kemal, Ülkü Tamer, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Ahmet Cuhacı, Orhan Veli Kanık, Federico Garcia Lorca ve Paul Eluard'ın dizelerini içerenler de vardı. Zülfü'nün konserlerini izleyenler onun bestelerinin ve sesinin güzelliğine hayran olmakla yetinmiyorlar, şarkılarının çoğunu tanıdıkları için onula birlikte söylemekten zevk alıyorlar. Konserin başlayışından birkaç dakika sonra sanatçı ile izleyici tek vücut oluveriyor ve bu son şarkının son notasına dek değişmiyor. Konser biter bitmez, tiyatronun girişindeki bir masanın etrafına toplanan yüzlerce izleyici, hayranlıkla okumuş oldukları kitaplarını bu olağanüstü sanatçıya imzalatmak için kuyruğa girip sıralarının gelmesini bazen bir saatten fazla beklediler...

 

Genco Erkal'ın, Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Devlet Türk Müziği Topluluğu'nun ve Zülfü Livaneli'nin izleyicileri arasında Türkiye'nin Paris'teki görevine yeni başlayan büyükelçisi Tahsin Burcuoğlu da vardı ve etkinliklerin her birinin sonunda ülkelerinin yazınsal ve sanatsal zenginliklerini Fransa'da böyle en olumlu biçimde tanıtanları ve sevdirenleri candan kutlayarak devletin onlara ilgisini, sevgisini ve saygısını dile getirdi.

 

 
Haber Giriş Tarihi: 04 Mart 2010
“Yokuşüstü Müzik” Kumbaracı50 Destek Konserleri
Tiyatro ile Hatırla, Kendi Tarihini Kendin Yaz!
Akbank 20. Caz Festivali, Cazın Usta Dinleyicilerini Ödüllendiriyor!
Karakutu Tiyatro Atölyesi
Orhan Aydın: “Bu kimin Eylül’ü?”
Kasa’da İnsan Tabiatının Derinliklerine İniliyor
Mask-Kara Tiyatrosu Yeni Dönem Tiyatro Atölye Çalışmaları Başlıyor.
İBB Şehir Tiyatroları Oyuncusu Süleyman Balçın’ı Yitirdik…
Aslında “Aşil Topuğu” Kim… Kim kabul etti, kim reddetti? Kararsızların Oranı Ne?
Freiburg Devlet Tiyatrosu “Palavracı ve Dolandırıcı” ile Garajistanbul’da…
TİYATRO DERGİSİ 16 YILDIR TİYATRO SEVENLERİN SESİ
 TİYATRO DERGİSİ 16 YILDIR TİYATRO SEVENLERİN SESİ
   
    
ABONE GİRİŞ
Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
1.Sayıyı Görmek için tıklayınız...
TİYATRO DERGİSİ 16 YILDIR TİYATRO SEVENLERİN SESİ

  Mustafa Demirkanli
  Dalya Uçankuş
  Nurhan Tekerek
  Ebru Hanoğlu
  Güliz Güngör
  Mehmet Konuk
  Eser Rüzgar
  Levent Çağlayan
  Sıla İlyasoğulları
  Georges Daniel (Coşkun Tunçtan)
 
TİYATRO DERGİSİ 16 YILDIR TİYATRO SEVENLERİN SESİ
Web sitemiz Asos Hosting Sunucularinda barinmaktadir.