Refik Erduran’ın bu zehir zemberek açıklamalarına karşı Sözcü.com.tr üzerinden yanıt veren Erhan Yazıcıoğlu şunları söyledi…

1491733

ITI-UNESCO gibi saygın bir oluşumun adıyla, zavallı bir insanın adının yanyana gelmesi yakışık almamaktadır. Tatminsiz ve fikr-i firar dönemlerinin bir türlü sona ermediğini gösteren bu zata cevabımdır:

  1. İki yıl önceki Sadri Alışık Ödül Töreni’nde büyük bir onurla önünde eğildiğim ödül verdiğim kişi Levent Üzümcü değil sevgili Işık Yenersu idi. Aynı gece ödül alan Levent Üzümcü’yü sahneye çıkıp kutlamıştım sadece.
  2. Türkiye’nin en önemli sanat kurumu olan Devlet Tiyatroları’nın Genel Müdür ve yüzlerce oyuncusunu hiçe sayarak, bu onurlu insanları savunmak aklı yerinde olmayan bu adama mı kalmıştır?
  3. Kıskançlıktan kudurarak oyunlarını oynatmak için daha başka şeytani fikirler üretemeyeceğini mi anlamıştır yoksa?
  4. 7 yıl önce Sadri Alışık Tiyatrosu’nda gaflete düşüp bir oyununu yönetip başrol oynarken müzikleri ve finali beğenmeyip terbiyesizlik yapan, daha sonra Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği görevine geldiğimde o günlerdeki menfaati uğruna birden bire utanç duyup özür dileyerek görevimi kutlayan (14.08.2014 belgeyle sabit) ilk kendisi değil midir? Üstelik yeni kitaplarını şahsıma övgülerle donatıp imzalayan ve oynamamızı arzu ettiği oyunları bu vesileyle hatırlatan yine kendisi değil midir?
    erhan-yazicioglu-ic-3
  1. Emek ürünü olan kitaplarını kütüphaneme koyarken acaba hangi uygun oyununu repertuvara alabiliriz diye düşünürken bugün bana ‘soytarı’ diye hitab eden bunamış zat kendisi değil midir?
  2. Hangi tıp heyetinin ‘aklı yerindedir’ raporu vermesi hala ihtimal dahilinde midir?
  3. İktidar partisinin aile kavramına verdiği değer açıkça ortadayken geçmişte yediği naneleri hiç düşünmeden yüzü bile kızarmadan hangi yüzsüzlükle ‘Dostum’ diye hitab ettiği Kültür Bakanına hangi yüzsüzlükle yalakalık yapmaktadır?
  4. İnternet siteleri onun skandallarından söz ederken gencecik torunu yaşındaki üvey kızını ayartıp hiç utanmadan evlenen kendisi değil midir?
  5. Zamanında (aklı başındayken) yere göğe sığdıramadığı, oyununda oynamaları için türlü taklalar atan bu fazla geçgin ve kıskanç zat’ın bugün aynı sanatçılara (ben dahil) soytarı… nifakçı… cahil… pozcu… çıkarcı… şovcu… tavşan… edepsiz… benzetmeleriyle gündem yaratması, sanat dünyasını, terörle mücadele eden devletimizi , halkımızı, şehitlerimizi şahsi ihtirasları uğruna rahatsız etmek gafletiyle yaşı ile bağdaşmayan bir iğrençlik içine girmemiş midir?
  6. Ayağının tozuyla koltuğuna oturan Kültür ve Turizm Bakanı’nın, kime ne değer vereceğini , ömrü ailevi skandallarla geçmiş utanç abidesi olmuş böyle birine mi danışması gerekmektedir?

Not1: Emekli olacağım bugünlerde sadece işimle ve ailemle ilgilenme kararı almışken böyle aşağılık bir girdaba sürüklenmek istemezdim. Yarım asırdır kirlenmeyen adıma bu tip pislikler toz bile konduramaz.

Not2: ITI-Unesco Türkiye Merkezi’nin hangi zorunlulukla başa getirdiği bu zavallının gerçek yüzünün en kısa zamanda ortaya çıkarmasını ve bu ayıptan kurtulmasını diliyorum.

Erhan Yazıcıoğlu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here