Schaubühne’nin III. Richard ile geleceğini bildirdiği, biletleri satışa çıkmış ve neredeyse tükenmiş olan gösterime 12 gün kala Türkiye’deki terör ortamını bahane ederek katılmayacağını açıklaması tamamen saygısızlık. Bizi üçüncü dünya ülkesi olarak görüyorlar, tiyatromuzu ciddiye almıyorlar demek ki. Organizasyonu da… Neden çağırıp duruyoruz öyleyse?

Terör dünyanın her yerinde. Bu ortamı yaratan emperyalist ülkelerden biri de Almanya olmalı. Ben Schaubühne’yi bu sanatsal değil, politik tavrından dolayı kınıyorum elbette. Ancak…

İstanbul Tiyatro Festivali’nin gösterime 12 gün kala gelmeyeceğini bildiren dünyaca ünlü bir topluluğun mesajını ikinci elden, şahısların sosyal medya hesaplarından yayması, ardından yine ikinci elden üzüntü bildirmesi yetmez. Bu net bir zaaf ve yabancı hayranlığı göstergesi. Schaubühne demek ki sizi parmağında oynatacak kadar zayıf görüyor, canı istiyor geliyor, canı istemiyor gelmiyor. Belki de bu sezon daha fazla ödenek almak için Türkiye Cumhuriyeti ile politik meselelerden arası bozuk olan Alman Hükümetine göz kırpıyor.

Normalde şöyle olur: Elindeki sözleşmeyi gösterirsin. Tazminatını istersin. Programını aksatan toplulukla yargı önünde hesaplaşırsın. Kamuoyuna Schaubühne’nin yarattığı hayal kırıklığını ilk elden bildirir, seyircinden özür dilersin. Bunun dışındaki her şey hıkık, mıkık, tamamen zayıflık… Seyirciye de saygısızlık… Utanılacak şey… Bu davranış da koşulsuz yabancı hayranlığı da…

Bu ülkenin uluslararası platformda başarılı olmuş tiyatrocuları var. Bu ülkenin modern tiyatroları da var. Nedir bu zaafiyet?

Festival yönetimi hepimizi küçük düşürüyor!

Kemal Başar
Yönetmen, oyuncu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here