Geçtiğimiz günlerde verdiği bir röportajda ‘Bir gerilla annesini oynamak isterdim’ sözünün ardından rol aldığı diziden çıkarılan ve sosyal medyada linç edilen oyuncu Füsun Demirel’e Uluslararası Aktörler Federasyonu’ndan (FIA) destek geldi.

FIA, Füsun Demirel’in işinden atılması üzerine ‘Bugünlerde Türkiye’de Oyuncu Olmak’ başlıklı bir bildiri yayınladı. Bildirinin tam metnini yayınlıyoruz.

Bugünlerde Türkiye’de Oyuncu Olmak
Oyuncunun işi rol yapmak, hayatı tasvir etmek ve seyircilere onların duygularıyla yankı bulacak hikâyeler anlatmaktır. Gerçek olaylara dayanan veyahut tamamen kurgusal olan bu hikayeler eğlendirmek, eğitmek, insan oğlunun milyonlarca katmandan oluşan karmaşık seyahati konusunda farkındalık veya empati yaratmak için anlatılır. Oyuncular herhangi bir karakteri canlandırmak üzere eğitilir. Bu onların yaşamak için yaptıkları yegâne eylemdir. Onların mesleğidir. Bir kahramanı veya bir kabadayıyı oynuyor olmak onları bunlardan biri yapmaz.  Oldukları gibi kalırlar: yetenekleri ile izleyicilerin onları oynadıkları rolle özdeşleştirmesini sağlayan birer yaratıcı kültür işçisi.

Son zamanlarda Türkiye’deki oyuncuların oynadıkları veya oynamayı planladıkları roller konusunda direk olarak halktan veya sosyal medya yoluyla maruz kaldığı saldırılar giderek artmakta. Bu konu Uluslararası Oyuncular Federasyonu(FIA)’nun dikkatini çekti. Bu rollerin bazıları bugünlerde trajik bir şekilde yaşadıkları çalkantılı politik duruma dayanıyor.

Son zamanlardaki bu tedirgin edici olaylardan birinin de odağındaki isim, bir gün kurgusal bir hikâyede gerilla annesi rolünü oynamaya ilişkin profesyonel ilgisini dile getirdiği için konuşulan ve dahası utanılan oyuncu Füsun Demirel. Demirel’in bu röportajda yaptığı öteki kişisel yorumlar belli ki bağlam dışında bırakılmış ve ona karşı çarpıtılmış. Röportaj üzücü Ankara patlamasının gerçekleştiği gün yayınlandı. Bu öyle ses getirdi ki, Demirel’in çalıştığı televizyon programındaki işine bir misilleme ile son verildi.

Bizler şüphesiz ki Türkiye’de acı çeken insanlara çok üzüldük. Maddi manevi hiçbir şiddet hareketini hoş görmüyoruz. Fakat ayını hislerle, doğal olarak medyanın odağında olan oyuncuların da günah keçisi olmasına, hayatlarının sadece bir karakteri canlandırmak için istekli olduklarından paramparça edilmesine karşıyız.  Nasıl bir fotoğrafçı yakaladığı kareler için yargılanmıyorsa, bu durum bir karakterin içine girmeye çalışan oyuncu için de aynı olmalıdır.

Türkiye’de oyuncular çalışma özgürlükleri, yaşama özgürlükleri ve hatta profesyonel isteklerini veya kişisel düşüncelerini dile getirmek konusunda gittikçe artan zorluklarla karşı karşıya kalıyorlar. Gizlilik ilkesini yok sayan anlaşmalar imzalamaya zorlanıyorlar. Serbest meslek sahibi olmaya, kendilerini bağımsız yüklenici olarak adlandırmaya zorlanıyorlar. Böylece organize olmak, kolektif halde talepte bulunmak, sosyal güvenlik gibi temel işçi hakları tehdit altına giriyor.

Bir gerçeklik kurgulandığında veya bir kurgu gerçekleştiğinde, oyuncu tam ortada kalıyor ve ağır bir bedel ödüyor. Kamuoyu ve sosyal medya oyuncuları rolleri ile yersiz şekilde özdeşleştirmeye yeltenmemeyi öğrenmelidir. Bu sektör de esas işine odaklanmalı, ifade özgürlüğüne, oyuncuların kişisel yaratıcı hazlarına müdahalede bulunmamalıdır. Sonuncu ancak en önemli nokta ise sektörün oyuncuları işçi olarak kabul etmeleridir. Onların işçi oldukları ve bundan dolayı işçi korumasından yararlanmayı hak ettikleri kabul edilmelidir.

FIA, Türkiye hükümetini, Türkiye anayasasının 25, 26, 27 ve 64. Maddelerine ve Türkiye’nin tüm halkın sosyal, ekonomik ve kültürel haklarını taahhüt etmek konusundaki bağlılığına dayanarak sanatçı haklarını korumaya ve devamlılığını sağlamaya yönelik gerekli tüm adımları atmaya sevk etmektedir.

Çeviri: Gökçe Özgen

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here