Ayçe Özyiğit

Genco Erkal ve Tülay Günal iki saatliğine bizi sofralarına konuk ediyorlar. Ama bu bildiğimiz sofralardan değil.  İçinde müziği, sohbeti, kederi, hüznü, acıyı, mutluluğu, hasreti barındıran bir sofra. Dile getirilememiş olanları şiirlerle, şarkılarla önümüze sunan bir sofra. Nâzım’ın hasretini buram buram içimizde hissedeceğimiz, Brecht’in umudunu onunla taşıyacağımız bir sofra. Dostların Sofrasındayız bu yaz.

Dostlar Tiyatrosu - Gunesin Sofrasinda-Nazim Ile Brecht Oyun Gorselleri (6)

Genco Erkal, İstanbul Kadıköy Lisesi’nin içerisinde bulunan ve yıllardır kullanılmayan tarihi Mahmut Paşa Konağı’nın bahçesini, seyircileri-dostları için açık hava sahnesine dönüştürerek bizleri yaz aylarında da tiyatrosuz bırakmadı. Yeni oyunu “Güneşin Sofrasında- Nâzım ile Brecht” oyunuyla bizleri yeniden, bu defa yanına Brecht’i de alarak, yeni bir Nâzım ile buluşturdu.

Oyunda Nâzım ve Brecht’in ortak düşünselliğini duyuruyor bizlere Genco Erkal. Her daim lanet ettiğimiz savaş olgusunu, sürgün edilmişliği, memleket hasretini, mahpusluğun yarattığı çaresizliği, bizlere; Nâzım’ın şiirlerinden ve Brecht’in metinlerinden seçip, düzenlediği alıntılarla anlatıyor. Bu metinler yine birbirine şapka çıkartacak ünlü müzisyenlerin müzikleriyle birleşip Tülay Günal’ın sesiyle bütünleşince de haliyle ortaya seyrine doyum olmayan, dakikalarca, hatta saatlerce yerimizden kıpırdamadan izleyeceğimiz bir oyun çıkıyor.

Nâzım Hikmet ismiyle bütünleşmiş bir oyuncu Genco Erkal. Öyle ki, Nâzım Hikmet şiirlerini Genco Erkal’dan dinlerken, adeta Nâzım’ı yeniden yaşıyoruz. Onun hissettiklerini, onun duygularını, onun çaresizliğini… Onun vatan hasretini, onun kederini…  “Gökyüzünü başımın üstünde görmek bana yasak” diyor Nâzım. Biz de onunla birlikte yaşıyoruz mahpus hayatını. Yaşamanın ciddiyetini dile getirirken bizler umutlanıyor, Zühre ve Tahir’in hikâyesini dinlerken o dönemlerde hissettiklerini hissediyoruz.

Dostlar Tiyatrosu - Gunesin Sofrasinda-Nazim Ile Brecht Oyun Gorselleri (5)

“Mizahın olmadığı bir ülkede yaşamak kötüdür. Fakat çok daha kötü olan, mizahsız yaşayamayacağın bir ülkede yaşamaktır.” diyen Brecht’in mizah ağırlıklı metinleri, durup yeniden düşünmemizi sağlıyor. Doğru ve yanlışı, iyi ve kötüyü işaret ediyor bizlere bu metinler. Görmekse kişiye kalmış.

Oyunu uyarlayan ve yöneten Genco Erkal, aynı zamanda mekân tasarımını da üstleniyor. Oyunun müzikleri ise Zülfü Livaneli, Fazıl Say, Timur Selçuk, Cem Karaca, Edip Akbayram, Tarık Öcal ve Alman müzisyenler Kurt Weill ve Hans Eisler’e ait. Müzik düzenleme ve piyano Yiğit Özatalay’ın, viyolonsel Deniz Doğangün’ün,  klarnet ve saksafon Çağdaş Engin’in canlı performansları eşliğinde açık hava konserine dönüşüyor.

Dostlar Tiyatrosu - Gunesin Sofrasinda-Nazim Ile Brecht Oyun Gorselleri (1)

Oyuncu Tülay Günal ise hem sesi hem de oyunculuk performansı ile Genco Erkal’a eşlik ediyor. Genco Erkal ve Tülay Günal’ın oyunculukları için hangi kelimeleri seçip hangi şaşaalı cümlelere dönüştürürsem dönüştüreyim yine de az olacağını düşünüyorum. Sadece belli kuşağa hitap etmeyen, her kesim ve her yaştan insanlara ulaşan Genco Erkal, umarız ve dileriz ki çok daha uzun yıllar bizleri oyunculuğundan ve oyunlarından mahrum bırakmasın.

Ülkece zor zamanları atlatmaya çalıştığımız şu günlerde, bir nebze de olsa umut doğuyor içimizde. Hala güzel şeyler olma ihtimalinin sürdüğünü fısıldıyor bizlere bu şiirler, bu metinler… Bu oyun. Güzel günlerin sonsuza kadar kaybolmadığını, bunları bulup ortaya çıkarmanın aslında bizlerin elinde olduğunu.

Her şeyden öte “Güneşin Sofrasında-Nazım ile Brecht” oyununu Mahmut Paşa Konağı’nda izlemek bu oyunu daha da değerli kılıyor. Bu yüzden de Genco Erkal’a bir kez daha teşekkür etmek gerekir. Konağın bahçesi, harikulade bir sahne atmosferi sunuyor. Genco Erkal’ın da dediği gibi: “Gökyüzü, açık hava, martılar, kediler, müzik…” Daha ne isteriz.

Oyun ağustos ayı içerisinde Kadıköy Lisesi bahçesinde izlenebilir…
Bilgi: www.dostlartiyatrosu.com
Gişe ve bilet satışı: 0542 609 51 86

Güneşin Sofrasında – Nâzım İle Brecht- Uyarlayan, yöneten, mekân tasarımı: Genco Erkal / Müzik: Fazıl Say, Zülfü Livaneli, Cem Karaca, Tarık Öcal, Edip Akbayram, Timur Selçuk, Kurt Weill, Hans Eisler/ Düzenleme, müzik yönetimi ve piyano: Yiğit Özatalay / Viyolonsel: Deniz Doğangün / Klarnet ve saksofon: Çağdaş Engin / Giysi: Özlem Kaya / Işık tasarımı: Hakan Özipek / Video tasarım: Melih Tatlıcan / Oynayanlar: Tülay Günal, Genco Erkal.

2 Yorumlar

  1. Kalemine sağlık gerçekten işini ne kadar özenle yaptığın ortada her anı yazarken sanki bir daha yaşıyor gibi en önemli olan özellikte bu zaten diğer yazılarını sabırsızlıkla bekliyor olacam…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here