Sayın Mahir Ünal,
Kültür ve Turizm Bakanı

Sayın Bakan, dernek olarak yaptığımız görüşme taleplerimize bugüne kadar bir yanıt alamadığımız için düşüncelerimizi size bu yazı ile iletmek zorunda kaldık. Tabi yaptığımız bu girişimi de kamuoyu ile paylaşmayı şeffaflığımızın bir gereği olarak görüyoruz.

Gazetelere yansıyan son beyanatınızda “Sanat kurumları için yeni bir yapılanma hazırlığı içindeyiz” diyorsunuz. Anlaşılan Kültür Bakanlığı bugüne dek yaptığı yanlışı sürdürüyor. Nitekim o yüzden yaklaşık 14 yıllık tek başına iktidarda olunmasına karşın, Bakanlık bu konuda yaptığı hiçbir yasa düzenleme girişiminden sonuç alamadı. Bu gerçek ortadayken hala daha bizimle ortak çalışma düşüncesinden uzak duruluyor olunması, yine sonuç getirmeyecek bir zaman israfı olacaktır.

Sayın Bakan, sanat kurumlarının halen yürürlükte olan ve 70 yılı aşkın varlıklarını sürdürmelerini sağlayan yasaları, doğrudan sanatçılar tarafından hazırlanmıştır. Bu, uygar dünyanın her yerinde böyledir. Bakanlığınızca geçtiğimiz on yıllar içinde düzenlenen ulusal ve uluslararası her toplantı da bu gerçek bir kere sürekli olarak teyit edilmiştir. İşte bu gerçekten hareket edilirse, bundan sonra yapılacak her türlü yeni düzenlemenin de sanatçıların katılımı olmadan sonuca ulaşmasının mümkün olmadığı anlaşılır. Belki iktidar olmanın verdiği olanakla bazı yeni metinler, çoğunlukta olunan TBMM’den geçirilebilir ama o metinlerle sanat kurumlarını yönetemezsiniz. Ancak o kurumlar işleyemez hale gelirler. Bilindiği gibi bunun günümüzde birçok örneği var.

Yine aynı beyanatınızda “Sanatçıların memur olmasına karşıyım” diyorsunuz. İşte 70 yıl önce Sanat Kurumları için yasa hazırlayanlarda aynı düşünceden hareket etmişlerdi. Ve bu nedenle de hazırladıkları yasanın gerekçesine aynen şunları yazdılar:

Madde 2. Bütün başka memleketlerde olduğu gibi sanatkârları memur çerçevesi içinde mütalaa etmemek, esas olan istidat ve formasyonların, kendi şartları içinde gelişmesini temin etmek.

Madde 5. Sanatkârları bareme, süreye ve kıdeme bağlı tutmayarak onlara kendi özellikleri içinde her zaman başarma imkânlarını vermek.

Zaten yasalarda bu gerekçelere hizmet etmek amacı ile düzenlendi. Ama ne yazık ki sonradan göreve gelen yöneticiler, 1965 de çıkartılan Devlet Memurları Kanununa, 1970 de ek geçici 12. Maddenin eklenmesine sesiz kaldılar. Maddede yer alan “kendi özel kanunları çıkana kadar” ifadesinin gölgesine sığınıp bu geçici madde ile 657 sayılı yasaya bağlanıp, sözü edilen memur sanatçı algısını yarattılar.

Sayın Bakan, bugün sanatçıların ellerinde, var olan yasaların özünün korunarak yenilenmesini istedikleri, özgür ve özerk kurumlar yaratmayı amaçlayan yaklaşık 30 yıllık çalışmanın ürünleri var.

Lütfen onlardan gelen görüşme önerilerini kabul edip işe doğru noktadan başlanmasını sağlayın. Tabi önyargılardan kurtulmak koşuluyla.

Unutmayalım ki Anayasanın 64 maddesi de devlete bu görevi yüklemektedir:

Anayasa Madde 64: “Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alır.”

Saygılarımızla.
Devlet Tiyatroları Sanatçıları Derneği Yönetim Kurulu Adına
MEHMET EGE, Genel Başkan

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here