Melissa Kenter: “Kenter Tiyatrosu’nu Yaşatamamış Olmak Benim İçimi Acıtıyor”

editor
2468 Görüntülenme

Türkiye tiyatrosunun duayen isimleri Müşfik Kenter’in kızı ve Yıldız Kenter’in yeğeni Melissa Kenter yaşadıklarını anlattı.

Sözcü gazetesinden Deniz Zeyrek’in haberine göre, Melissa Kenter kadına şiddeti anlatan tek kişilik oyunu Züleyha’yı önümüzdeki günlerde yeniden sahneleyecek. Türk tiyatro tarihi için çok kıymetli olan Kenter Tiyatrosu’nu İBB’nin almasıyla ilgili hissettiklerini paylaştı:

Ben Kenter Tiyatrosu’nun içinde doğdum. Orada büyüdüm. Bütün ebeveynleri tiyatrocu olan çocuklar gibi. Kenter Tiyatrosu’nun satılmasından çok ailemden bana kalan o tiyatroyu yaşatamamış olmak çok canımı acıtıyor. Ben tek başıma tiyatro yapmaya çalışıyorum. Ne böyle bir gücüm vardı ne de maddi imkanım.

Ekrem İmamoğlu verdiği sözü tuttu ve harika bir iş yaptı. Kenter Tiyatrosu’nun tiyatro olarak yaşamaya devam edecek olması çok sevindirici. Orayı bir alışveriş merkezi olarak da görebilirdik. Kenter Tiyatrosu uzun yıllar Türk tiyatro tarihine tanıklık etmiş, sahnelediği eserlerle adını altın harflerle yazdırmış bir kurumdu. Babamın, halamın alın teri var o tiyatroda. O yüzden İmamoğlu’na teşekkür borçluyuz.

BABAM İYİLİĞİ, HALAM İSE DİSİPLİNİ ÖĞRETTİ

Oyuncu olmamda halamın ve babamın etkisi çok fazladır. Ama çocukluğumdan itibaren benim de oyuncu olacağım diye bir hayalim yoktu. Tiyatroya 10 yaşlarındayken babama ezber tutarak başladım. Babam sabahları çok erken uyanır, herkes uyurken çalışmaya başlardı. Ben de onunla kalkar karşısına oturur ezber tutardım.

Babamın ne kadar zor ve güzel bir iş yaptığını ve bu işi ne kadar iyi yaptığını ancak biraz büyümeye başladıkça anladım. Mimar Sinan Üniversitesi tiyatro bölümünde babamın öğrencisi oldum. Okul bittikten sonra Kenter Tiyatrosu’nda çalışmaya başlayınca da halamın öğrencisi oldum. Bu gün bu işi yapmaya çalışıyorsam, babamın, halamın okuldaki çok kıymetli hocalarımın, beraber sahnede olma şansı yakaladığım birçok oyuncu arkadaşım sayesindedir. Halamdan disiplini düzeni öğrendim. Babamdan önce insan olabilmenin önemini öğrendim.

ZÜLEYHA VURUCU BİR HİKAYEYDİ, BAYILDIM

2.5 yıl önce yeni bir oyun aramaya başladım. Öyle bir oyun istiyordum ki biraz suya sabuna dokunsun. Farklı bir şeyler söylesin. Züleyha’nın tekstini ilk okumamda oyuna aşık oldum. Çok vurucu bir hikayeydi. Bu oyun toplumların gizli gizli kanayan yarasını deşiyordu. Sessiz çığlıklara ses oluyordu. Sesli bir çığlık atmak istedim. Bu çığlığı duyulabilir yapmak istedim.

Züleyha ve onun gibi pek çok mağdurun sesi olduk. Bu oyunu yüz, bin ya da yüz bin kişi izler. Bir kişi, bir anne, bir abla, bir teyze mağdur edilen birini korumaya karar verirse, onun sesi olursa, ben harika bir iş yapmış olacağım. Oyunu seçmemdeki en büyük amacım buydu. Oyunun farkındalık yarattığına eminim. Londra’da ki oyunlardan birinde bir erkek izleyici ahhh diye bir ses çıkardıktan sonra salonu terk etti. Ben orada onun içindeki bir şeye dokunmuştum. O günden beri hep düşünürüm. O adam fail miydi, mağdur muydu diye.

Kaynak: https://www.sozcu.com.tr/hayatim/kultur-sanat-haberleri/kenter-tiyatrosunu-yasatamamis-olmak-benim-icimi-acitiyor/?utm_source=dahafazla_haber&utm_medium=free&utm_campaign=dahafazlahaber

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku