Mirza Metin: “Melih Anık’ın yaptığı eleştiri mi, mesnetsiz itham mı?”

Mustafa Demirkanlı
424 Görüntülenme

Savcılığa yaptığım suç duyurusuna dair…

Yaklaşık 10 ay önce Melih Anık’ın Twitter’da yazdığı bazı -eleştiri olmadığını düşündüğüm- sözlerinden ötürü hakkında suç duyurusunda bulunmuştum. Savcılık yeni ulaşmış kendisine. “Yürüttü”ğümü iddia ettiği oyunu 10 Ocak 2010’da Cerb adıyla ve erkek oyuncularla sahnelemiştim. Tamamen sözsüz bir oyundu. Aynı oyunu aynı isimle 2012’de yeni sahne ve kostüm tasarımı ile yeniden sahneledim. 2017’de ise aynı fikri Panopticon adıyla ve tamamen kadın oyuncularla, yine sözsüz olarak yeniden yorumlayarak sahneledim. İstanbul Tiyatro Festivali’nde prömiyer yaptık. İki oyunun da temel fikri Jeremy Bentham’ın Panopticon adlı hapisane tasarımına ve Michel Foucault’nun bu konu ile ilgili çalışmalarına dayanıyordu. 7 yıl boyunca değişik zamanlarda bu konu üzerine okumalar, çalışmalar yaptım. Onca emeğin ardından ve sadece oyun tanıtımlarına dayanılarak Twitter’da yazılmış “intihal, yürütme, aparttı” gibi sözlerle karşılaşmak benim için can yakıcı olmuştu. İstanbul Üniversitesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü okudum. Böyle bir eleştiri türü ne gördüm ne duydum. Yazılı metni olan bir oyunun tanıtım metni ile söz içermeyen bir oyunun tanıtım metnini karşılaştırıp sosyal medyada “Mirza Metin’in Panopticon’u ile Işıl Karayel’in Panoptikon’u ile ilgili tanımları okuyun ve düşünün. Mirza Metin’in yaptığı bence intihal yâni yürütme” yazmak eleştiriye giriyor mu? “Mirza Metin panopticon isimli oyununun ilhamını ışıl karayel’in Panoptikon isimli eserinden mi aldı(aparttı?)” sözlerine eleştiri diyecek miyiz? Bir intihal olduğu düşünülüyorsa, adil olan önce eser sahibi insanlarla görüşmek ve meseleyi açıklığa kovuşturmak, ispatlamak değil midir? İddiayı kanıt olmadan kamuoyu ile paylaşmak itham değil midir? Anlaşılan Melih Bey sahnelediğim oyunu izlemeden böylesi sözler yazmış. Olumsuz veya olumlu eleştirinin çok kıymetli olduğunu biliyorum ve çalışmalarımda elimden geldiğince bunu işletiyorum. Benimle çalışmış insanlar bunu bilirler. Ayrıca Panoticon oyunuyla ilgili çok sert eleştiriler de aldım çevremden. Küsülecek şey mi eleştiri? Her zaman oyunlarımla ilgili yazılmış olumlu veya olumsuz eleştirileri paylaştım. Melih Bey’in Disko 5 No’lu hakkında yazdığı eleştiriyi de paylaşmıştım vaktiyle. Kendisini tanımıyorum. İki defa karşılaştığımızı hatırlıyorum sadece. Hakkımda sosyal medya hesaplarından yazdığı “küstü, göz kaçırdı, beni görmezden geldi” gibi sözler de kuruntudur. Bir eleştirmen bilimsel çalışmalıdır. Kanıtlanmamış iddialar, varsayımlar ve kuruntularla yorumlar yapmanın belaltı vurmak olduğunu düşünüyorum. Neyse ki sözü geçen Işın Karayel’in “Panoptikon” adlı metni okunur ve tasarlayıp sahnelediğim oyun da izlenirse Melih Anık’ın sözlerinin uzaktan yakından gerçeği yansıtmadığı görülecektir. Ne var ki oyunumun sahnesizlikten ötürü düzenli aralıklarla oynayamadığımız için bozulmaya başladığını, seyirci ile buluşmasında aksayan bir şeyler olduğunu düşünmüş ve bir sezonun ardından gösterimden kaldırmıştım. (Arşivimizde videosu mevcut)

Işıl Karayel’i tanımadığım gibi metnini de Melih Bey’in yazdıkları üzerine öğrenmiştim. Böylesi bir açıklamada adını geçirmek durumunda kaldığım için de kendisinden özür diliyorum.

Beni hırsızlıkla itham ettiği gerekçesiyle hakaret ve iftira etmekten Melih Anık hakkında suç duyurusunda bulunmuştum yani kendisinin sosyal medyada yansıttığı gibi eleştiri yaptığı için şikayet etmedim. Yazdıklarının eleştiri olduğunu düşünmüyorum. Aslında gülüp geçmeliydim yine de o sözlere. İnsan “Panoptikon” diye bir oyunun fikrini yürütüp ismini de “Panopticon” koyar mı hiç? Üzerinden zaman geçti. Neden o kadar kızmışım ki? Çünkü ne o sözlerin bir anlamı var ne bu ülkede adil bir yargı var ne camiada hakim sağlam bir eleştiri kültürü var ne eleştiriye tahammül var ne de ortada bir oyun kaldı.

İnanmadığım bir devletin, inanmadığım bir yargısına başvurdum, evet. Bana yardımcı olan avukat arkadaşımı da Melih Bey’i de kendimi de yormuş oldum. Eleştiri denen şeyin tartışılması için yorulmalıyız da. Ama mesnetsiz ithamlar, hakaretler, kuruntular, suç duyuruları, davalarla değil; objektif bilgiyle.

Ek: T24 o yıl festival için bir dosya hazırlıyordu. Benden de oyun sürecine dair bir yazı istemişlerdi. “Panopticon oyunu nasıl gelişti?” başlığı ile okuyabilirsiniz. http://t24.com.tr/yazarlar/21-tiyatro-festivali/panopticon-oyunu-nasil-gelisti,18585

Melih Anık’ın Twitter paylaşımlarını da aşağıda görebilirsiniz.

Not: Bu paylaşımın altına kimseyi kıracak yorumlar yapılmamasını diliyorum.

Saygılarımla,
Mirza Metin

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku