1963 yılı. Aktör Ayberk Çölok beni buldu. “Münir Özkul Tiyatrosu Peter Ustinof un Romanoff’la Juliet adlı oyununu sahneye koyacak, nefis iki rol var. Savaş’la (Dinçel) seni önerdim, ne dersiniz?” dedi. İkimiz de, yani Savaş da ben de İ.B.Şehir Tiyatroları’ndan kovulmuştuk. “Olur” dedik. Ayberk bizi aldı götürdü Karaca Tiyatroya. Muammer Karaca suarelerde oynuyor, Münir Abi’ye de ‘altı oyunlarını’ kiralamış. Münir Özkul bizi sıcak karşıladı. İlk kez görüyordum O’nu. Büyük aşkı Suna Selen de yanındaydı ki sonrada evlendiler. Sekiz yüzer lira ile anlaştık. Oyunun provaları başladı. Bir süre sonra oyunumuz kalktı. Biz de Münir Özkul Tiyatrosu’ndan ayrıldık. Münir Abi, İstanbul Tiyatrosu Altı Oyunları’na geçti, aynı oyunu orada oynamaya başladı. 1979 yılına kadar sık görüşemedik. 1979-80 Tiyatro Sezonu’nda, Ertem Eğilmez’le birlikte ünlü yazar Sadık Şendil’in “Kanlı Nigar”mı sahneye koyacağım. Münir Abi ile karşılıklı oynuyoruz. O sırada 12 Eylül yeni olmuş ve Münir Özkul başında bulunduğu İ.B.Şehir Tiyatroları Fatih Bölümü Sanat Yönetmenliği’nden istifa etmiş ve Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne yatmıştı. Kanlı Nigar’da harika oynadı. “İsmail Dümbüllü Ödülü”nü aldı. Ankara turnesi yaptık, bu arada birlikte “Deliler Koğuşu” filmini çektik. Ardından meşhuuur “Gırgıriye” filmleri dizisi geldi. Beş-on filmde birlikte oynadık. Ailece gider gelir olduk. Yarım asra yaklaşan dostluğumuzda O’nu hep bir “Usta” olarak gördüm. Sahne sempatisi denen bir şey varsa o Münir Özkul’a bonkörce dağıtılmıştır. Perde içinde aynı şeyi söyleyebilirim. Oyuna, oyunculuğa egemen bir aktör tipidir. Sesi anlamlı, yüzü inanılmaz sıcaktır. Gözleri doğru bakan aktör tipidir. İngilizce konuşan bir ülkede doğmuş olsaydı dünya çapında olurdu. Münir Özkul Geleneksel Türk Tiyatrosu’na beni ısrarla yönelten ve bu konuda Türk Tiyatrosu’na emeği geçen bir sanatçıdır. Onun oyunculuk mesleğine kattığı özellikleri bir aktör gözüyle irdelediğimizde, anlatılmaz incelikler buluruz. Karşısındakini dinleyen ve gelen repliği ilk kez duyuyormuş gibi oynayan ince bir oyunculuk anlayışı vardır. Diyeceksiniz ki: “Zaten öyle olması gerekmez mi?” Gerekir tabii, gerekir de, bazı oyuncular pek öyle yapmazlar. Münir Özkul satır aralarını da oynayan aktör tipidir ki asıl oyun zaten oradadır.

O’nu anlatmak satırlara sığmaz ama ben sığdırmaya çalıştım.

O’nun şakirdi olmaktan mutluluk duyuyorum. Çok büyük oyuncudur.

Kaynak: Tiyatro… Tiyatro… Dergisi, Sayı 186, Ağustos 2006

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here