Ediz Hun: Zamanı gelince kayboluyoruz, mühim olan anılar…
Özkul’un ölümüne ilişkin sanatçı dostu Ediz Hun, “Özel bir dostumuzu kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyorum. Olağanüstüydü, mükemmel, son derece sıcakkanlı, sempatik, son derece saygılı bir beyefendiydi. Çok üzücü tabii, son senelerde zor durumlar yaşadı. Eşine de saygılarımı sunuyorum. Çok büyük bir sanatçıyı kaybettik. Çok fazla filmde çalıştık, Adile Naşit ile oynamaktaydılar, eş şeklinde oldular pek çok filmde. Zarif, kibar, güleryüzlü. O derece doğal bir sanatçı. Zaman gelince kayboluyoruz, başka bir aleme geçiyoruz. Çaresi yok, ama anılardır mühim olan. O anılarda da Münir Özkul’un yeri başka gelir” diye konuştu.

Hülya Koçyiğit: Münir Özkul’un acısı yüreğimi yaktı, çok güzel anlar bıraktı ardında…
“Ona çok büyük özenle bakan eşine ve kızına tüm kalbimle başsağlığı diliyorum. Çok büyük bir değeri kaybettik. Gerçi uzun zamandır hastaydı. Kimseyle görüşmek istemiyordu. Ama şu anda yüreğimi yaktı acısı. Çok uzun yıllar, birçok filmde birlikteydik. Yeri doldurulamayacak, çok özel, çok büyük bir sanatçı. Hakikaten o kadar güzel anlar bıraktı ki ardında, hep bizimle yaşayacak.”

Ayşen Gruda: Münir Özkul’a hak ettiği değeri devlet verdi mi, merak ediyorum…
“Münir Özkul bir tiyatro sanatçısıydı. Bir hoca, bir babaydı. Halk nasıl Tarık’ı, nasıl Adile Naşit’i, nasıl Halit’i uğurladıysa onu en ala biçimde uğurlayacaktı. Dünya çapında bir oyuncuydu çünkü. Artık ne kadar kıymeti kadri bilindi, bilemiyorum. Ama inanın çok büyük bir oyuncuyu kaybettik. Oyuncular kolay kolay gelmiyor. Ona hak ettiği değeri devlet, hükümetler verdi mi? Merak ediyorum. Telif haklarını alabilecek mi, biz hiçbirimiz almıyoruz zaten. Ama şakır şakır bizim filmlerimiz oynatıyorlar, reklamlar alıyorlar, ama bir gül bile yollamıyorlar. O aileye telif haklarının verilmesini rica ediyorum. Ne kadar eğlendiğimizi, ne kadar sevgi dolu olduğumuzu hatırlıyorum. Şu an Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu şey birlik ve beraberlik. Nasıl mutluyuz. Benim söyleyeceklerim bu kadar, Türkiye’nin ve dünyanın başı sağ olsun.”

Sarp Akkaya
Türkiye’nin hatta bence dünyanın sayılı usta aktörlerinden birini kaybettik. Başımız sağ olsun…

Tilbe Saran
Ahhhh biliyor musun Yaşar usta; sen gittin gideli koşullar daha da kötüleşti, sadece ekmekle değil canla da uğraşılıyor: OHAL/KHK rejimi iş cinayetleri demektir… 2017 yılında en az 2006 işçi yaşamını yitirdi.

Erkan Can: Büyük bir ustayı kaybettik…
“Büyük bir ustayı kaybettik. Çok büyük bir ustaydı. Ondan çok şey öğrendik. Tiyatroda da izleme olanağı buldum, Bursa’da. Orada çok şey öğrenmiştim. Ustamızı kaybettik, başımız sağ olsun. Bu öğrendiklerimiz böyle kelimeye, cümleye gelmeyen şeyler. Bunlar hissedilen şeyler. Öyle bir elektriği, öyle bir enerjisi vardı ki bunu kelimelerle anlatmak mümkün değil. Ancak hissedebilirsin o enerjiyi. Ben bu enerjiyi her zaman Münir Özkul’da gördüm, abilerimizden dinlediğimiz kadarıyla sahnede muhteşem bir oyuncuymuş. Ben de izledim, o oyunu hala gözümün önünde duruyor. ”

Gonca Vuslateri
Güle güle güzel adam.. Hayatımın her yerinde gülüşünün resmi olan, tanıyan herkese sorduğum-ah bir kez konuşmak için canımı verdiğim… Yaşar usta!… Güle güle…

Rasim Öztekin: Türkiye’nin başı sağ olsun…
“Türkiye’nin başı sağ olsun. Hepimizin başı sağ olsun. Ustaların ustasını kaybetti Türkiye, büyük bir sinema oyuncusunu, tiyatro oyuncusunu kaybetti. Hepimizin başı sağ olsun. Aşağı yukarı 10 sene karşılıklı oynadık. Beraber aynı sahneyi, seyirciyi paylaştık. Münir Abi olsun, Erol Günaydın olsun bunlarla aynı sahneyi paylaştık. Bizler şanslı oyuncularız, bunların karşısında oynadık ve sahne içerisinde eğitim aldık. Oynarken seyretme şansına da vardım. Sahne üzerinde resmen 10 sene ders aldık. Çok önemli konservatuvarlarımızı, çok önemli kütüphanemizi kaybettik. ”

Behzat Uygur
Zaten aktör dediğin nedir ki? Oynarken varızdır. Yok olunca da sesimiz bu boş kubbede bir hoş seda olarak kalır.. Mekanın cennet olsun büyük usta…

Elif Şafak
Ailemizden biri, mahallemizin büyükleriydi onlar; iyiliği, güzelliği, sevgiyi, dostluğu, merhameti, vicdanlı olmayı, kimseye hakaret etmeden yaşamayı, sanatçılığın erdemini gösterdiler bütün bir topluma. Ruhun şad olsun değerli usta… Yeriniz doldurulamaz ki..

Ayla Algan, Münir Özkul’u anlatırken gözyaşlarını tutamadı: Ne güzel oyuncuydu, yavrum benim…
“Yalan oyunculuğu hiç yoktu, tiyatroda da sinemada da. Hem tiyatrocu olmak hem sinema oyuncusu olmak çok zordur yavrum, ikisini de o kadar iyi yaptı ki… Biliyorsunuz kavuğu da verdiler ona. Böyle biri yok artık. Örnek olacak kişiydi o. Örnek olacak kişiydi yavrum. Ne kadar güzel oyuncuydu, yavrum benim… Çok güzel oyuncuydu…”

Atilla Dorsay: Münir Özkul’un kızına defalarca “Ne olur beni babana götür” dedim, istemedi…
“Efendim çok üzüldüm. Geç haberimiz oldu. Yakından tanıdığımız, son derece sevdiğimiz bir insandı. Onu önce tiyatroda tanıdım, Muhsin Ertuğrul’un kurduğu o küçük sahnede… Türkiye onu Yeşilçam’da keşfetti. Yaptığı birçok filmde o büyük ailenin değişmez fertlerinden biri oldu. Komedi oyuncuları vardır, drama oyuncuları vardı. Aynı anda ikisini de yapabilen ender oyuncularındandı. Erken bir hastalık onu yakaladı malum. O kadar kötü bir rahatsızlıktı ki bu, defalarca kızına “Ne olur al beni babana götür” dedim, kendisi istemedi. Çok sevdiğim bir dostumdu, işte böyle…”

Münir Özkul yaşamını Yitirdi

Tiyatro… Tiyatro…’da Münir Özkul

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here