Gülhan Avşar Demirkanlı

28 Şubat-3 Mart tarihleri arasında Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu’nun yeni sezon oyunlarını izlemek üzere Nilüfer’deydik. Biri çocuk oyunu olmak üzere toplamda 4 oyun izleme şansımız oldu. Oyunlar ile ilgili daha detaylı eleştiri yazılarını yazarımız Yavuz Pak önümüzdeki günlerde kaleme alacak.

Kent Tiyatrosu Koordinatörü E. Feza Soysal, tiyatronun yönetmeliğinde değişiklikler yaptıklarını, daha demokratik bir sistem yaratmaya çalıştıklarını ve bu yeni yönetim şeklinin bütün Türkiye’ye model olmasını istediklerini belirtti. Kendisi ile oluşturdukları yeni sistemin ayrıntılarını konuştuk.

Yeni sistem kısaca tiyatronun bütün çalışanlarını –oyuncusundan tekniğine, gişecisinden ofis çalışanına kadar- karar verme sürecinin içerisine katıyor. Hal böyle olunca bütün çalışanların tiyatroyu sahiplendiği, aile olduğu gerçek bir ortam gözlemliyorsunuz. Bu durum yapılan işlere hemen yansıyor ve izlenmesi keyifli oyunlar ortaya çıkıyor.

Kısaca, gerçekten “Gülümseyin, Nilüfer’desiniz”….

Kent Tiyatrosu Modelinden bahseder misiniz?
Biz, Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu olarak kurum tiyatrolarına alternatif bir model öneriyoruz ve bunu deniyoruz. Bu yapının detaylarının sizin tarafınızdan bilinmesi de bizim açımızdan kıymetli. Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu bir Genel Sanat Yönetmeni tarafından değil, Genel Kurul tarafından yönetiliyor. Entelektüel kararların çok büyük bir bölümü bu Genel Kurul tarafından alınıyor. Genel kurul; oyuncular, teknik ekip ve ofis çalışanlarından oluşuyor. Yani tiyatronun bütün çalışanları Genel Kurulda yer alıyor. Genel kurul tüm kararları oy birliğiyle almak zorunda, oylama yok; herkes ikna olana kadar her konuyu tartışıyoruz. Bir konuyu 3 gün tartıştığımız zamanlarımız oluyor. Bu işi yavaşlatıyor gibi görünse de biz burada entelektüel bir iş yapıyoruz, acele bir iş değil bu ve birçok şeyi tartışabiliriz diye düşünüyoruz.

Bu yapı içerisinde seçimin olduğu tek yer Yönetim Kurulu’nun belirlenmesi. Yönetim Kurulu 5 kişiden oluşuyor, bunun 4’ü Genel Kurul’dan seçimle geliyor, 5. üye Belediye Başkanı. Belediye Başkanı katılmayacaksa onun yıllık görevlendireceği bir kişi Yönteim Kurulu’nda yer alıyor. O kişi şu an benim.

Bunların dışında Disiplin Kurulu yasal zorunluluk olduğu için mevcut. Görevden çıkarma dışındaki tüm konuları görüşmek üzere tiyatronun kendi Disiplin Kurulu’nun oluşması, belediyenin kuruluna konular gitmeden burada tartışılması daha sağlıklı olduğu için tiyatronun ayrıca bir Disiplin Kurulu var. Bu Devlet Tiyatrosu modelinden alınmış bir yapıdır. Disiplin Kurulu içerisinde 2 tane müfettiş, bir avukat, yönetim kurulundan ve genel kuruldan katılan arkadaşlar var. Belediye Başkanı, Yönetim Kurulu’ndaki seçimle gelen 4 kişiden en yüksek oyu alanı 2 kişiden birini 2 yıllığına müdür olarak atıyor. Yönetmeliğimizde vekâleten dahi olsa seçimsiz bir müdürün atanma ihtimalinin önünü kapattık. Eğer Belediye Başkanı, Yönetim Kurulu toplantısına katılıyorsa Yönetim Kurulu Başkanı kendisidir, değilse müdürdür. Genel Kurul’un aldığı bütün kararları yürütmek üzere Yönetim Kurulu oluşuyor. Burada bir iktidar meselesi ne müdür ne yönetim kurulu ne disiplin kurulu ne de repertuvar kurulu üzerinden düşünmeyin, seçilmiş olan sadece bizi temsil eder diye seçilmiştir. Yatay örgütlenmede herkesin söz hakkı vardır, ta ki rejisör provaya başlayana kadar.

Burada aslında rejisör tiyatrosu yapmaya çalışıyoruz. Bir rejisör bize oyun önerdiyse ve genel kurul kabul ettiyse ya da tersi biz bir rejisöre oyun önerdiysek ve kabul ettiyse sahne veya oyun ile ilgili entelektüel bütün kararları rejisör alır, hiç kimse ona müdahale etmez.

Bu yapı daha önce denenmiş mi?
Hayır, bu yapı şimdiye kadar denenmemiş bir yapı. Kendi kendimize tartışarak çıkardığımız, doğruları bulmaya çalıştığımız bir yapı. Bu yüzden de sürekli revize ihtiyacı olabilir. 2 yıl sonra, bu modelde şöyle bir sorun var diyerek yapıyı değiştirmeye çalışabiliriz çünkü hiçbir şey tanrısal değil bizim açımızdan.

Yönetimin görev süresi nedir?
Yönetim Kurulu ve müdürlükle ilgili görev süresi 2 yıl, en fazla 2 dönem. Yani her 2 yılda bir seçim var. Bir kişi eğer adaysa ve seçiliyorsa en fazla iki dönem yani 4 yıl görev yapabiliyor.  4 yıldan sonra Yönetim Kurulu’na seçilemiyor. Aynı şey müdürlük için de geçerli.

Repertuvarı nasıl yapıyorsunuz?
Bize daha önce oyun yapmış 2 rejisörün, bir dramaturgun, seçimle gelen bir Genel Kurul temsilcisinin ve müdürün olduğu bir Repertuvar Kurulu var. Bu kurul da 2 yıl görev yapabiliyor. Repertuvar Kurulu’nda olanlar görev süreleri olan 2 yıl içerisinde rejisörlük ya da türevi işler yapamaz. Gelen tüm başvuruları değerlendirip önerileri ile beraber o sene bu tiyatro eğer beş oyun yapacaksa her oyun için 3 alternatifli bir rapor hazırlıyor kurul. Kaç oyun yapılacağına yine genel kurul karar veriyor.  Repertuvar Kurulu, o oyunların nasıl oyunlar olması gerektiğinin ön bilgisini aldıktan sonra çalışıp bize önerilerde bulunuyor. Örneğin bu sene bir Antik Yunan oyunu yapmak istiyorsak nedenleriyle bir rapora ihtiyacımız var ve 3 adet Antik Yunan oyununu bize önermelerini istiyoruz. Gelen rapor yine Genel Kurul tarafından tartışılıyor ve sezon oyunlarına karar veriliyor. Genel hatlarıyla yapı böyle.

Tiyatronun kadrolu yönetmeni, dramaturgu var mı?
Hayır yok. Kadrolu rejisör olmamasının nedeni, herhangi bir rejisörün tiyatrosu olmaması nedeniyle… Dramaturgun olmama nedeni ise; bir dramaturgla çalışmak isteyen rejisörler kendi dramaturglarıyla çalışmak istiyorlar ve bana göre de haklıdırlar. Bir dramaturgla çalışmak isteyemeyenler de haklıdır. Repertuvar oluşumu konusunda Repertuvar Kurulu’nda zaten bir dramaturgla çalışıyoruz. Bu anlamda kadrolu bir dramaturgun olmaması gerektiğine 3 gün süren bir tartışma sonucunda karar verdik. Ben kurumda çalışan kadrolu bir dramaturgun rejisöre dayatılmasını, rejisörün aklına hakaret olarak görüyorum. Rejisör bir oyunu yorumlarken nereden yorumlayacağına karar verip dramaturgi ile ilgili ihtiyaçlarını beraber çalışabileceği dramaturga sipariş eder diye düşünüyorum. Bu benim şahsi fikrim, kurumun fikri değil. Bizim yapımız dramaturginin önünü kesen bir yapı değil; dışarıdan çalışan bir dramturg bizim yapımıza daha uygun.

Kadrolu tasarımcılar da yok sanırım…
Bir tek Cem Yılmazer var. O da sanat tekniğin başında. Dramaturgda olduğu gibi kadrolu tasarımcımız yok. Rejisör kiminle çalışmak isterse onunla çalışacağız.

Tiyatronun toplam kadrosu kaç kişiden oluşuyor?
Bu tiyatro, bu kolektifin yönetilebilmesi için projeksiyondaki sayısını 50 ile sınırladı. Yani Genel Kurul’un sayısı 50’nin üzerine çıkmayacak çünkü 200 kişilik bir yapıda bu tartışmaları verimli bir şekilde yürütme ihtimali olmadığını düşünüyoruz. Biz bir tanesi İtalyan diğeri alternatif, 2 sahnesi olan, 450.000 nüfuslu bir kente hizmet eden tiyatroyuz ve bu yapıda kalacağız. Biz İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları büyüklüğünde bir tiyatro kurmak istemiyoruz. Bugünün ihtiyacı bu. Gelecekte Nilüfer’in nüfusu 5 milyon olduğunda revize edilebilir.

Kadroları nasıl tahsis ettiniz?
Biz 2014 yılında böyle bir kurumsal yapıyı kurmaya karar verdik ve bir arama toplantısı yaptık. Sonra taşeron şirkette çalışan kadrolar istihdam ettik. Çünkü belediyelere taşeron dışında bir şey alınamıyordu. 657’nin geçici 13. Maddesinde “Belediye Opera, Bale, Tiyatro ve orkestraları kendi kanunları olmadığı için kanunları çıkana dek Devlet Opera, Bale, Tiyatro ve Orkestra ilgili kanunlardaki kadroları bünyelerinde istihdam edebilirler” diyor. Bu çok tartışmalı bir madde ama çok net: Sanatçı kadrolarının hepsini belediyeler istihdam edebilir. Yani A,B,C kadroları denilen şeyden bahsediyorum. 2009’da daha önce Maliye Bakanlığı vizesi ile bu kadrolar alınır diyorken bu maddenin sonu şöyle değiştirilmiş,  belediye meclis kararı ile bu kadroları belediyeler Maliye Bakanlığı vizesi almaksızın istihdam edebilirler. Biz bunu öğrendik ve bir yönetmelik hazırladık. Sayıştay’a gönderdik -yönetmelikler belediyelerde Sayıştay’dan görüş alınarak hayata geçer-. Bize 2 yıl cevap vermediler, makul bekleme süresi geçtiği için biz ocak başında bu kadroların tahsisini yaptık. 16 Ocak’ta Devlet Personel Başkanlığı’ndan bize bu kadroları tahsis edeceğimize dair yazı geldi. Bu yazı artık tüm Türkiye’ye emsaldir. Yani bize hiç kimse şu kadroyu oluştur diye baskı yapamaz, tam tersi biz bu 50 kişinin hangi yıl kaç yaşında oyuncu alınacağından hangi yıl 2 tane daha teknisyen alınacağına kadar programını yapıp çalışıyoruz.

Son olarak, Mitos Boyut’un yapmış olduğu Sahne Eseri Yazma Yarışması”na geçen yıl ortak oldunuz. Bu yarışmada öle değer görülen oyunların sahnelenmesi gibi bir derdiniz var mı?
Evet, var. Öncelikle bu yıl festivalde hepsi okuma tiyatrosu olacak. Aynı zamanda sahnelenmeleri için çeşitli araştırmalar ve çalışmalar yapıyoruz. Ben kendi adıma çok değerli buluyorum ve sahnelenmelerini istiyorum.

Yolunuz açık, gişeniz bol olsun….

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here