Robert Schild

Oldukça zengin bir tiyatro mevsimi geride kalmak üzere, iyileriyle/kötüleriyle, günahlarıyla/sevaplarıyla, hak edilmiş/edilmemiş (!) ödülleriyle – ve sahnelerde festival rüzgârları esmeye başlayacak çok geçmeden!

3-28 Mayıs tarihleri arasında tüm diğer etkinlikleri kesinlikle gölgede bırakacak olan 20. İstanbul Tiyatro Festivali kapıdan bakıyor; bazı yabancı yapımların biletleri çoktan tükendi, diğerleri ise halen satışta…

Ne yazık ki sadece iki yılda bir düzenlenen bu şölenin o çok kıymetli dört haftası boyunca yurtdışından 9, Türkiye’den 23 sahne yapıtından oluşan toplam 32 gösteri ile zengin içerikli birçok yan etkinlik ve bu bağlamda 21 yerli yapımın Türkiye ilk gösterimi gerçekleştirilecek.

1 Mart akşamı düzenlenen basın toplantısında açıklanan, tüm ayrıntıları www.tiyatro.iksv.org portalında yer alan programın “olmazsa olmazları”nı burada derlemeye çalışırken, bu satırların yazarına göre kaçırılmaması gereken sadece altışar yabancı ve yerli yapıma yer verebiliyoruz – ne var ki, özellikle yerli yapımlar arasında daha niceleri kesinlikle görülmeye değer…

Yabancı Yapımlar
1-20. yüzyılın müzikal tiyatro klasiklerinden Bertolt Brecht’in Üç Kuruşluk Opera’sı, dünyaca ünlü tiyatro topluluğu Berliner Ensemble’ın prodüksiyonu ve çağdaş tiyatronun devlerinden, sahne sihirbazı Robert Wilson’ın sıradışı yönetmenliğinde tasarımın, hareketin, ışığın, metnin ve tabii ki Kurt Weill’ın müziğinin içiçe geçtiği bir 21. yüzyıl klasiği olarak 13 ve 14 Mayıs akşamları Zorlu PSM Ana Sahne’de…

Üç Kuruşluk Opera / Berliner Ensemble
Üç Kuruşluk Opera / Berliner Ensemble

2-Ünlü Belçikalı yönetmen Guy Cassiers ve dramaturg Erwin Jans tarafından Jonathan Littell’in aynı adlı çoksatar kitabından tiyatroya uyarlanan The Kindly Ones, II. Dünya Savaşı sırasında yaşanan soykırımı, bir SS subayı olan Max Aue’nin gözünden anlatıyor. Reji ve dramaturjisiyle olduğu kadar, sahne, giysi ve müzik tasarımıyla da oldukça dikkat çekecek olan Merhametliler, Toneelgroep Amsterdam tarafından 6, 7 ve 8 Mayıs tarihlerinde Maslak Uniq Hall’da sahnelenecek.

3-Son yıllarında dikkat çeken İsviçreli genç yönetmen Milo Rau, Nefret Radyosu (Hate Radio) projesiyle, 1994’te Ruanda’da Tutsilere yönelik soykırımın kışkırtıcısı olan ırkçı radyo kanalı RTLM’yi, aslına sadık kalarak kurgulanmış bir arka planla tekrar yayına alıyor. Bu çarpıcı oyunda insanların medya tarafınca kolay yoldan nasıl manipüle edilebileceği çarpıcı bir şekilde gösteriliyor. Oyun, 14 ve 15 Mayıs akşamları Zorlu PSM Stüdyo Sahne’de.

Nefret Radyosu / Hate Radio
Nefret Radyosu / Hate Radio

4-İranlı yazar Mahin Sadri ve yönetmen Afsaneh Mahian, Her Gün Biraz Daha (Ham Havayi) adlı oyunlarında, daracık bir mutfakta günlük angaryalarıyla meşgul üç kadının ıstırap dolu öyküleri aracılığıyla İran’ın 1981’den (İran devriminden iki yıl sonra) 2013’e uzanan tarihinden bir kesit sunuyor. İran ve Fransa’da büyük beğeni toplayıp birçok ödül almış bu oyun, 17 ve 18 Mayıs’da Uniq Hall’da.

5-İngiltere’nin “en yetenekli dört clownu” olarak bilinen Spymonkey topluluğu The Complete Deaths oyununda, Shakespeare dramlarında gerçekleşmiş olan nice ölümleri canlandırmakla öne çıkmış! Oyuncular, Shakespeare’in Bütün Ölümleri’ni bazen uzatarak, bazen altını üstüne getirerek, bazen dokunaklı, bazen müzikal ve her daim deli dolu bir şekilde aktarıyor. Ölümünün 400. yılında bu tiyatro ikonuna kâh kasvetli, kâh komik bir saygı duruşu niteliğindeki oyun 24, 25 ve 26 Mayıs tarihlerinde Moda Sahnesi’nde izlenebilir.

Needles and Opium
Needles and Opium

6-Kanadalı yönetmen, oyun yazarı ve oyuncu Robert Lepage, bir yanılsama gösterisini andıran çarpıcı bir görsellikle yarattığı Needles and Opium’unu, ilk sahnelenişinden yirmi yıl sonra İstanbul Tiyatro Festivali’nin bir ortak yapımıyla ikinci kez ele alıyor. Yeni bir sahne tasarımı, özgün görüntüler ve Marc Labrèche’in dâhiyane performansıyla oyunun merkezine alınan büyük yazar / tiyatrocu / sinemacı Jean Cocteau’nun sözleri ve ölümsüz cazcı Miles Davis’in müziğini içeren bu yapım, festival izleyicisinin unutulmazları arasında yerini alacağa benzer… 27 ve 28 Mayıs’da Uniq Hall’da.

Yabancı oyunlar arasındaki bu seçkimizin ardından, önümüzdeki sezon İstanbul sahnelerinde izleyebileceğimizi umduğumuz festivaldeki yerli yapımların gene öne çıkan altı adedini şöyle sıralayabiliriz:
1-Festivali’in açılış oyunu, Şahika Tekand’ın yönetimindeki Studio Oyuncuları’nın, genç oyuncuların katılımıyla sahneleyeceği, Beckett’in en önemli tiyatro metinlerinden biri olan Godot’yu Beklerken olacak. Beklemek eylemiyle beklentiyi, umut etmekle umutsuzluğu, varolma arzusuyla varolmaya mahkûmiyeti ve bu bağlamda insanoğlunun çaresiz uğraşılarının altını çizen bu önemli yapıtı 3 ve 4 Mayıs tarihlerinde Uniq Hall’da izleyebileceğiz…

Godot'yu Beklerken
Godot’yu Beklerken

2-İstanbul Tiyatro Festivali’nin ortak yapımcıları arasında yer aldığı Kıyamete Kadar Kapattım Kalbimi, gecenin coşkusunu ve karanlığını üzerinde taşıyan beş kişiyi konu alıyor. Oyun, kavganın, korkunun ve aşksızlığın içinde kendilerini gecenin dönüştürücü gücüyle sınayanları sahneye taşıyor. Melis Tezkan ve Okan Urun’un yazıp yönettiği oyunda; Meral Çetinkaya, Defne Halman, Can Kulan, Efecan Senolsun ve Okan Urun rol alacak. Oyun 11 ve 12 Mayıs tarihlerinde Moda Sahnesi’nde.

3-Geçtiğimiz sezon iki önemli tiyatro ödülü almış Makedon yönetmen Aleksandar Popovski’nin yenilikçi rejisiyle Sven Jonke’nin çağdaş sahne tasarımını birleştiren Çehov’un dünya tiyatro klasiği Üç Kız Kardeş, Özge Özder, Selin İşcan ve Tuba Karabey’in katılımıyla 11 ve 12 Mayıs akşamları Üsküdar Tekel Sahnesi’nde, ayrıca 22 Mayıs saat 15’de Caddebostan Kültür Merkezi’nde  Hayal Perdesi topluluğu tarafından sahnelenecek.

Üç Kız Kardeş
Üç Kız Kardeş

4-Bu heyecan verici yapımın ardından, ABD’li uyumsuz tiyatro yazarı Christopher Durang’in Çehov oyunlarına göndermeler yaptığı Vanya, Sonya, Maşa ve Spike oyunu da kaçırılmamalı! ABD’nin küçük bir kasabasında günümüzde geçen, zekice yazılmış bu hüzünlü komedide taşra yaşamının umutsuzluğuyla çağdaş insanın yalnızlığı konu ediliyor. Şerif Erol, Nesrin Kazankaya, Doğan Akdoğan, Başak Meşe ve Gamze İpek’in yanı sıra Tilbe Saran’ı yeniden sahnede görebileceğimiz Tiyatro Pera’nın bu yapımının yönetmenliğini Yücel Erten üstleniyor. 19-20-21-22 Mayıs tarihlerinde Tiyatro Pera ve 24 Mayıs Caddebostan Kültür Merkezi’nde.

5-Sahneyi neredeyse “gerçek” bir yoğun bakım ünitesine dönüştürecek olan Özen Yula’nın kurgusu ve yönetmenliğinde ağır durumdaki hastalarla kendilerini iyileştirmeye çalışanların ortamını bizimle paylaşan Ân oyunu da, bu festivalin ses getirecek yapımları arasında yer alacağa benziyor. Kerem Kupacı, Zeyno Eracar ve Nazan Diper’in rol alacağı oyun 19 ve 21 Mayıs akşamları ile 22 Mayıs saat 15’de Yeldeğirmeni Sanat Merkezi’nde…

Baba ve Piç

 

6-Türkiye’de ilk kez sahnelenecek olan Elif Şafak’ın bir dönem çok tartışılan romanlarından Baba ve Piç’in yönetmenliğini, çalışmalarını İstanbul’un yanı sıra Londra’da da sürdüren Mehmet Ergen üstlenmiş; Nihal Koldaş, Nora Tokhosepyan, Hande Ataizi ve Gökçen Gökçebağ’ın yanı sıra konuk oyuncu ise Serra Yılmaz – işte bu yapımı kaçırmamak için üç neden! 23 ve 24 Mayıs Zorlu PSM Drama Sahnesi.

Bu bir düzine oyunun yanı sıra, İstanbul Tiyatro Festivali’nin 2012 yılında genç tiyatro ve dans gruplarının gösterilerini seyirciyle buluşturmak amacıyla başlattığı “Yeni Dalga” başlığı altında iki yapım daha yer alıyor. Bunlar, son iki yıldır büyük beğeni kazanmış olan Sarı Sandalye ekibinin yeni oyunu O / Hakkari’de Bir Mevsim (5 ve 6 MayısTalimhane Tiyatrosu) ile Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro Okulu öğrencilerinin rol adığı, Ayşe Emel Mesçi yönetiminde sahnelenecek olan Kuvayi Milliye Destanı’dır (18 ve 19 MayısMüjdat Gezen Tiyatrosu).

İKSV Salon ve İstanbul Tiyatro Festivali ekiplerinin ortak çalışmaları sonucunda 2013 yılında hayata geçirilen “Oyun Salonu” projesi ise bu yıl da devam ederken, gösterileri Şişhane Salon’da ve Levent Tatbikat Sahnesi’nde yer alacak. Bir dans performansı olan Büyükannem Bir Taş’ın koreografisi Aslı Bostancı’ya, yönetimi Senem Gökçe Oğultekin’e ait (7-8-9 Mayıs Salon). Ev’vel Zaman oyununu Gülce Uğurlu ve Firuze Engin yazıp yönetiyor, Bedir Bedir, Funda Eryiğit ve Esme Madra rol alıyor (20-21-22-23 Mayıs, Salon). Bu dizinin üçüncü yapımı olan Köpeklerin İsyan Günü’nü ise Ceren Ercan kaleme almış, yönetmenliğini Mark Levitas üstleniyor, Zuhal Gencer Erkaya, Elif Ürse, Kanbolat Görkem Arslan ve Sercan Gülbahar rol alıyor (21-22-23 Mayıs, Tatbikat Sahnesi).

İKSV’nin Festival boyunca sunacağı yirimiye yakın yan etkinlik arasında, gene bu satırların yazarı için öne çıkan birer sempozyum, okuma tiyatrosu, atölye çalışması, söyleşi ve performansı aşağıdaki gibi duyuralım:
1-Sempozyum: Zaman / Mekân – 3. Uluslararası Disiplinlerarası Tiyatro Buluşması
5-6 Mayıs, Pera Müzesi – 10.30-19.30,
İnsan düşüncesinin en merkezi kavramlarından olan zaman ve mekânı, dramatik edebiyat, tiyatro ve performans sanatları üzerinden düşünmek, bilgi ve deneyimleri paylaşmak ve tartışmak üzere, İÜ Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü, İÜ Haldun Taner Tiyatro Uygulama ve Araştırma Merkezi, Dramaturji Derneği, İstanbul Tiyatro Festivali, Pera Müzesi işbirliği ve Sentrodil’in desteğiyle düzenlenen 3. Uluslararası Disiplinlerarası Tiyatro Buluşması’nda zaman mekân ilişkisi mercek altına alınıyor.

2-Okuma Tiyatrosu ve Söyleşi: Maske ve Ruh
7 Mayıs, Üsküdar Tekel Sahnesi – Okuma Tiyatrosu 15.00, Söyleşi 17.30,
Türkiye edebiyatında daha çok roman, hikâye ve anılarıyla yer edinen Halide Edib Adıvar’ın 1945’te kaleme aldığı ve 1953’te İngilizcesi yayımlanan Maske ve Ruh adlı oyunu Shakespeare ile Nasrettin Hoca’nın buluşması üzerine fantastik bir metin niteliği taşıyor. Halide Edib tiyatrosu konusunda bir uzman olan Nedim Saban, İstanbul Tiyatro Festivali’nde Maske ve Ruh’u hareket düzeni içeren bir okuma tiyatrosuyla ve müzikle geliştirilerek, sahneye koyacak. Gösterinin ardından Halide Edib tiyatrosu üzerine bir panel de gerçekleştirilecek.

3-Atölye Çalışması: Tiyatro Eleştirisi
7 Mayıs, Taksim Fransız Kültür Merkezi – 10.00–12.30 / 14.00–17.00,
On beş yıl boyunca dünyanın en önemli organizasyonları arasında gösterilen Avignon Festivali’ni yöneten ve bu festivalin en önemli isimleri arasında yer alan Bernard Faivre d’Arcier tarafından Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle gerçekleştirilecek olan atölyede, bir gösterinin derinlemesine incelemesi yapılıp; metin, sahneleme, koreografi ve oyunculuk gibi farklı elemanları çözümlenecek.

4-Söyleşi: Brecht’i/Brechtle Düşünmek
15 Mayıs, Şişhane İKSV Salon – 14.00-15.30 / 16.00-17.30,
20. yüzyılın önemli düşünürlerinden ve tiyatro insanlarından Bertolt Brecht, ölümünün 60. yılında, İstanbul Üniversitesi Haldun Taner Tiyatro Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen bir panelle anılıyor. Panel, farklı alanlardan, farklı yönelimler ve yöntemlerle Bertolt Brecht’e bakan sosyal bilimcileri bir araya getirerek, yazarın oyunlarının ve dile getirdiği durumların üzerinden günümüze dönük bir tartışma oluşturmayı amaçlıyor. Panelin ilk oturumunda İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi, yazar ve dramaturg Oğuz Arıcı moderatörlük görevini üstlenirken, ikinci oturumun yönetimini dramaturg ve İstanbul Üniversitesi Araştırma Görevlisi Nilgün Firidinoğlu yapacak.

5-Performans: Epimeleia Heautou
20 Mayıs, / 21 Mayıs, 18.00, Galatasaray Alt – 20.30
Epimeleia Heautou, yaşamlarının belirli bir anında yolları dans yolunda kesişen iki kadının, farklı bir çalışma hedefleyerek bir araya gelmeleri sonucunda ortaya çıkmış bir dans projesi olarak seyirciyle buluşuyor. Seyircinin kendilerini çepeçevre sardığı bir mekânsal yerleşme alanının içinde gerçekleşecek performansın koreografisini Ayrin Ersöz yaptı. Canan Yücel Pekiçten ve Ayrin Ersöz’ün dans figürleriyle sahneye taşıdığı performans mizah ve hüzünle örülen bir diyalogta dansla ifade yollarını araştırıyor.

Herkese açık ve ücretsiz olan bu etkinlikler hakkında detaylı bilgilere www.tiyatro.iksv.org adresinden ulaşılabilir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here