Meltem Arıoğlu
www.safitiyatro.com

Görmeyeri’nin üçüncü yapımı olan Çekim‘i İkincikat Tiyatro’da izledim. Oyunun yazarı ve yönetmeni Uğur Küçükdağ. Oyuncular on kişilik büyükçe bir ekipten oluşuyor.

7

Oyunu izlemeden önce broşürünü okudum. Konu kısmında şöyle yazıyordu: “Oyun, Amerikan rüyasının Türkiye’de yansımalarını ve toplum yapısındaki kökten değişimi derinlemesine inceliyor.” Bunu okuyunca kafamda az çok bir şeyler şekillendi nasıl bir oyun izleyeceğime dair. Gelgelelim, tamamen bu konudan çok farklı içerikte bir oyun çıktı karşıma.

Haksızlık etmeyeyim, Amerikan rüyasının yansımalarını ailecek gidilen alışveriş sahnesinde ve Ece’nin sorunlarını dinle(me)yen, tamamen yüzeysel ilişkiler içerisindeki arkadaşlarının olduğu sahnelerde gördük. Ancak bunlar dışında, Amerikan rüyasının broşürde bahsedildiği gibi “derinlemesine” bir inceleme ya da oyunun bütününe yayılan bir konu olduğunu göremedim.

Metin ise fazlasıyla uzun ve dağınık geldi bana. Yazar derdinin ne olduğu, neyi anlatmak istediği konusunda tereddütte kalmış izlenimini aldım. Metindeki dağınıklık sahne üstüne de taşınmış. Hal böyle olunca oyun fazlasıyla uzamış, sade ve temiz bir akıştan uzaklaşmış. Hatta, programda 110 dakika olarak görünen oyunu ara hariç yaklaşık 140 dakika olarak izledik. Oyunun seyirciye ilk gösterimi olması dolayısıyla belki bir on dakikalık uzama normal karşılanabilirdi, ama yarım saatlik uzamanın ve toplam sürenin çok fazla olduğunu düşünüyorum. Oyun tekrar gözden geçirilerek kısaltılabilir, akışı hantallaştıran kısımlardan arındırılabilir kanısındayım.

cekim sosyal medya

Bunlara karşın, oyunculuklar oldukça başarılıydı. En çok ilgimi çeken oyuncu Başak Özkan’dı. Dört tane birbirinden tamamen alakasız rolü, çocuk ve erkek rolleri dahil müthiş oynadı. Rewşan Çeliker’i, anne karakterinde sade oyunculuğuyla severek izledim. Burcu Sövmen ve Okan Demir de çocuk rollerinde ikna edici bir performans gösterdi. Farklı rollerde izlediğimiz Öz Demir’i ise biraz çıtanın altında buldum.

Dekor, oyunun yaratıcı ve dikkat çekici kısımlarındandı. Karton kullanımı, orijinal bir fikir ve oyunun bir “Amerikanlaşma eleştirisi” olma iddiası varsa, bunu destekleyen bir dekor olup kullan-at yaşantıların bir yansıması olarak görülebilir.

4

Bir izleyici notu olarak, oyun arasında sahnede dolaşan oyuncular görmek ve kulisten oyuncuların ve yönetmenin sesini duymak gibi detayların beni yabancılaştırdığını belirtmek isterim. İkincikat Tiyatro’nun fiziksel koşulları gereği seyircinin sahneden geçerek salona girmesi, kulisteki seslerin salondan duyulması gibi kısıtlayıcı etkenler var tabii ki, ama ekip bunları göz önüne alarak bazı önlemler alabilir tahminimce.

Böyle iyi oyunculukların olduğu bir toplulukta öncelikle metin, sonrasında da sahneleme üzerinde biraz uğraşılırsa çok daha iyi bir oyunun çıkacağına inanıyorum. Yakın gelecekte de Görmeyeri’nden iddialı oyunlar çıkacağını umut ediyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here