Sessiz Bir İsyan : “Kader Can”

Burcu Okutucu
1691 Görüntülenme
Sessiz Bir İsyan : “Kader Can”

Babalar ölür sonra çocukları

Bulut ölür yağmur olur

İnsan ölür toprak olur

Rüzgar eser kaya olur 

Bundan da çok güzel rap olur!

BAM İstanbul’un sahneye taşıdığı ‘Kader Can ‘ adlı oyunun yazarı  ve yönetmeni  Murat Mahmutyazıcıoğlu.  Tek kişilik oyunda, oyuncu olarak Deniz Karaoğlu’nu seyrediyoruz. Oyunun yönetmen yardımcılığını Sevda Deniz Karali, hareket düzenini ise Gizem Bilgen üstleniyor. Müzikler Ah!Kosmos, ışık tasarımı Utku Kara, kostüm ve dekor tasarımı Erdi Eralp Uğur’ a ait.

Oyunda, oyunun adını taşıyan karakterin,  ‘Kader Can’ın hikayesine tanıklık ediyoruz. Oyun metni, bugün bu coğrafyada yaşayan bir kenar mahalle gencinin, maddi yaşam koşullarının tayin ettiği bilinci ile birlikte, cehaletin ve bireyciliğin belirlediği duygu ve düşünce dünyasına ışık tutuyor. Lümpen, apolitik, rap müzik tutkunu,  hayalperest bir semt delikanlısının, bir anda askere alınmasıyla hayatında olan ani değişikleri eğlenceli ve bir o kadar düşündürücü bir  biçimde anlatarak, hayaller ile  hayatın gerçeklerini arasındaki zıtlığı seyircinin gözleri önüne seriyor. Bu süreçte, ‘Kader Can’ın, kız arkadaşı, annesi, semt bakkalı, taksi şoförü ve askerlik boyunca karşılaştığı yol arkadaşlarıyla olan ilişkileri de trajikomik bir anlatımla seyirciye taşınıyor. Tüm bu karakterler sahnede tek bir oyuncunun performansıyla hayat buluyor. Rap müziğin isyankar ve asi duruşuna karşılık, askerliğin kuralları ve itaatkarlığı! Basit, anlaşılır ve sıradan bir yaşam kesiti aslında ‘Kader Can’ın hikayesi.Hayal ve umutların gerçeklerle çatıştığı her durumda, haksızlık ve adaletsizlikle yüzyüze gelindiğinde ortaya çıkan haklı bir duruş, içsel bir isyan…

Gerçek bir hikayeden yola çıkarak, sade ve akıcı bir yazı diliyle hikayesini oyunlaştıran yazar Murat Mahmutyazıcıoğlu, yarattığı karakterler ve kurguladığı diyaloglar ile başarılı ve keyifli bir tiyatro metniyle karşımıza çıkıyor. Bir tiyatro metninin salt okunmak değil, sahnede oynanmak  için yazılmış olduğunu beklediğimizden, oyun metnindeki cümlelerin içerdiği ses,duygu ve aksiyonlar ile oyunun tüm diyalog ve monologları son derece yaşanır ve canlı bir biçimde karşımızda duruyor. Metnin dilindeki samimiyet, akıcılık ve gerçekçilik ayrıca dikkat çeken unsurlardan. 

Oyunun aynı zamanda yönetmenliğini üstlenen Murat Mahmutyazıcıoğlu, metnindeki akıcı üslubunu rejisine de yansıtıyor. Oyunun iç aksiyonu ve ritmi, ‘Kader Can’ın ve müziğinin ritmi ile birlikte büyüyerek gelişiyor. Yönetmen, onbeş ayrı karakteri tek bir oyuncu üzerinden hayata geçiriyor. Oyuncuya verdiği yönelim ve geçişler büyük ve abartılı devinimlerden değil, minimal, natürel ve sade eylemlerden oluşuyor. Mahmutyazıcıoğlu metnin dilindeki samimiyet ve gerçekliği, yine aynı denge ve başarıyla rejisine de yansıtıyor.

Oyunun nitelik ve niceliği, metnin derdi ve oyunun sözünün  tutarlı bir üslupla seyirciye aktarılmasıyla anlam kazanacağından, öncelikle yazarın derdi ve mesajının tam olarak ne olduğunun anlaşılması gerekiyor.Ancak oyunun  seyirciyi hedef alan net ve belirgin bir mesajı yok. Oyun bütünsel anlamda,  gözlem ve sosyo-psikolojik tespitleri son derece çarpıcı  ‘toplumsal bir analiz’ ve durum tespiti olarak dikkat çekiyor. Varolanı gerçekçi bir kurguyla olduğu gibi aktarırken, seyircide bir politik sorgulama süreci yaratmaktan çok, ideolojik ve kültürel kuşatmanın kurbanı olan cahil ve lümpen gençliğin savrulduğu hazin noktayı yansıtıyor. ‘Kader Can’ karakteri ile çizilen; sıkıştığı küçük dünyaya hayalleri ile tutunmaya çalışan, rap tutkunu asi bir gencin, bu özelliklerine rağmen kuşandığı apolitik tavır oldukça dikkat çekici. Oyunun bütününe de  bu apolitik tavrın hakim olduğu söylenebilir. Oysa ‘Kader Can’ın yaptığı ya da yapmaya çalıştığı müzik bile, oyunun akışı gereği çok daha derin ve politik bir duruşu içinde barındıracak geniş olanaklara sahip. Çünkü rap müzik, biçim ve içerik olarak politik, başkaldıran, cesur  ve asi bir müzik türü. Fakat oyunda, rap şarkıların sözleri sanki bir şeyleri tam ve net söylemekten çekinircesine boşlukta savrulup gidiyor. Belki de analitik bir bakışla, yazar, politik bilincin olmadığı yerde politik müziğin de içinin boşalacağına ve politik tavrın da olamayacağına gönderme yapıyor. Ama işte sözler bize yetmiyor, daha fazlasını istiyor!

Dekor minimal bir sahne tasarımı ile boş alan üzerine yerleştirilmiş tek bir küpten ibaret bir sadelikte. Hikayenin önüne geçebilecek hiçbir  dekor ve aksesuara oyunda yer verilmemiş. Ancak hikayeye hizmet edebilecek olan hiçbir dekor ve aksesuarı da bilinçli bir tercih olarak oyunda göremiyoruz. Sahne ortasına yerleştirilen bu küp oyun süresince, zaman-mekan algısını belirleyen bir metafora ve karakterin ihtiyacına göre hızlıca şekillenen bir anlatım aracına  dönüşüyor. Kimi zaman bir ranza, bir taksi, bir yatak ya da bir bank… Oyuncu kendi imgeleriyle yarattığı aksesuarları kullanıyor. Tüm hikaye bir küpün üstünde ve çevresinde kurgulanan çeşitli duruş ve devinimlerle seyirciye aktarılıyor. Kostüm, karaktere uygun, sıradan günlük bir giysi olarak seçilmiş. Oyunun ışıkları sadece sahne geçişlerine göre genel ve lokal olarak değişkenlik gösteriyor.

Murat Mahmutyazıcıoğlu başarılı rejisiyle, metni sahnede ete kemiğe büründüren ve hatta metni önceleyen bir yapı inşa ederek oyuncuyu ön plana çıkaran bir işe imza atıyor. Böylelikle, oyunun merkezinde, “Kader Can’a sahnede hayat veren ve her boyutuyla onu seyirciyle buluşturan Deniz Karaoğlu yer alıyor. Karaoğlu, tek kişilik başarılı bir oyunculuk performansıyla karşımıza çıkıyor. Dilin ve eylemin bu kadar hızlı aktığı bir oyunda, oyuncunun bu denli anlaşılır, açık ve temiz bir üslupla seyirciyle buluşması, belli ki oldukça disiplinli ve uzun çalışmalarla birlikte yeteneğin ve bu içsel yolculuğun harmanlanması. Deniz Karaoğlu bir oyuncu olarak mizansen, mimik, duygu ve sahne geçişlerini çok iyi düşünmüş ve  herbirini birbirinden ince detaylar ile ustalıkla ayırmış. Karaoğlu, oyunda, sahne matematiği ve  oyunculuk tekniğini, yeteneğinin tüm sınırlarını genişleterek kullanıyor. Oyunculuğa dair tüm renkleri ve notaları, iniş ve çıkışları Deniz Karaoğlu’nun bu performansında görmek mümkün.

Sezon bitmeden ‘Kader Can’ı  BAM İstanbul’un sahne aldığı tüm salonlarda seyredebilirsiniz.

Yapım: BAM

Yazan/Yöneten: Murat Mahmutyazıcıoğlu

Oynayan: Deniz Karaoğlu

Yönetmen Yardımcısı: Sevda Deniz Karali

Hareket Düzeni: Gizem Bilgen

Müzik: Ah Kosmos

Kostüm/Dekor/Görsel Danışman:Erdi Eralp Uğur

Fotoğraflar: Berkant Demirbek

Proje Asistanı: Selim Özden Karadana

Yapım Desteği: Kadıköy Theatron

Süre: 90 dk. Tek perde

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku