Seyit Torun’a Açık Mektup:”Antalya Şehir Tiyatroları’nı Yok Etmek CHP’ye Yakıştı mı?”

Mustafa Demirkanlı
2542 Görüntülenme

Antalya’da bir tiyatronun CHP eliyle yok edilmesini neden size yazıyorum? Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olduğunuz için, dahası sanata yakınlığınızı bildiğim için, bin bir emekle Ordu’da yıllarca çocuk ve gençlik tiyatroları festivali yaptığınız ve sizin ardınızdan yok edilmesinin acısını yaşadığınızı bildiğim için.

Sayın Torun, önce Antalya Şehir Tiyatrosu nasıl bir tiyatroydu onu anlatayım size, önce bunu anlatayım ki CHP eliyle yok edilenin ne olduğunu anlayalım.

Türkiye’nin Sayıştay onayından geçmiş ilk yerel yönetim tiyatrosunun yönetmeliğine sahiptir. Bu yönetmelik ve yöntem başka şehir tiyatroları tarafından da örnek alınarak, -örneğin Nilüfer Belediyesi Şehir Tiyatrosu- uygulanmıştır.

Yönetmelik; siyasilerin, siyasi tercihlerini engellemek için Genel Sanat Yönetmeni’nin seçimle belirlenmesini –en yüksek oy alan 2 adayın Başkan’a sunulması ve birinin Başkan tarafından atanması- sağlıyordu ve bu maddeyi de içeren yönetmelik AKP’li Belediye Başkanı tarafından onaylandı, CHP bu maddeyi değiştirerek: “Genel Sanat Yönetmeni, memur olma niteliğine sahip, tiyatro alanında çalışmış rejisör, oyuncu, yazar, eleştirmen, araştırmacı, çevirmen, öğretim üyesi veya öğretim görevlisi olmalıdır. Yukarıdaki belirtilen koşullara sahip Genel Sanat Yönetmeni Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından atanır.” Olarak değiştirilerek, LİYAKATİ bir kenara atarak, tiyatro içinden veya dışarıdan istediğini getirmeyi sağladı…

Türkiye’deki en demokratik ve çalışanların oyuyla belirlenen sanat yönetmenliği çöpe atılmış oldu.

Devlet Tiyatroları, İstanbul B.B. Şehir Tiyatrosu dahil bir çok ödenekli tiyatroda “Çocuk Birimi” adı altında yapılanmalar olmuştur ama bir tekinin dahi “Birim”le ilgisi yoktu… AŞT’de Çocuk Tiyatrosu Birimi şöyle kuruldu ve çalışmalarını sürdürdü. Oyuncu alınırken Çocuk Tiyatrosu’nda oynayacağı ve yetişkin tiyatrosuna geçmeyeceği koşulu ile alındı, Birim’i kuran da Devlet Tiyatrosu’ndan emekli olmuş çocuk tiyatrosunda uzmanlaşmış, yıllarını çocuk tiyatrosunda yazar, yönetmen olarak geçirmiş Özer Tunca’ydı. Birim kurulduktan sonra yurtdışından da uzmanlar davet edilerek eğitimler düzenlendi, Özer Tunca’nın çabalarıyla çocuk tiyatrosunda uzmanlaşmaya başlayan oyunculardan oluşan bu ekip her oyundan sonra kendini aşmak için araştırmalara, çalışmalara başladılar. 

Bunları nereden mi biliyorum? 3 yıl üst üste Antalya’ya gittim, her gittiğimde oyuncularla topluca görüşür, yetişkin tiyatrosuna geçen olup olmadığını sorardım, aldığım yanıt zorunluluktan dolayı %10’u geçmeyen oyuncunun geçici olarak yetişkin oyununda oynadığını öğrenirdim, çok sevindiğim bir gelişme de genç oyuncuların sadece çocuk tiyatrosunda oynamayı kabullenmeleri ve önemsemeleriydi. 

Bilirsiniz, çocuk tiyatrosunun efsane ekibi Alman Grips Tiyatro’sundaki oyuncular sadece çocuk oyununda oynar, 50 yaşındaki oyuncu 7 yaşındaki çocuğu oynar ve çocukları kandırmaya çalışarak peltek peltek konuşmazlar ve dünyanın en önemli çocuk tiyatrosudurlar.

İşte Antalya’nın gençleri de bu yolda emin adımlarla ilerliyorlardı ve çok başarılıydılar.

 

AŞT’nin bir de Kukla Tiyatrosu Birimi vardı. İlk oyunlarını alanında uzman Jacques Matthiessen’in yönetmenliğinde gerçekleştirdiler, sonrasında kukla tiyatrosunda Türkiye’nin tartışmasız en iyisi olan Çağlayan Seviçer’in danışmanlığında gelişti. Çağlayan, ilk deneyimini bir kukla ustası olan Ali Poyrazoğlu’nun yanında yaşayıp, ardından Amerika’ya giderek yüksek öğrenimini kukla tiyatrosu üzerine yapan, daha sonra ülkeye dönen ve uzun yıllardır sadece Kukla Tiyatrosu ile uğraşan bir yetenektir. 

Kukla Tiyatrosu Birimi de, Çocuk Tiyatrosu Birimi gibi sadece Kukla Tiyatrosu’nda oynayacak oyunculardan oluşmayı hedefliyordu ve bu yolda çok önemli mesafeler almıştı.

AŞT’nin geçmişten kalan alaylı oyuncularının (Bunların oranı da sanırım %10 civarındadır) dışındakilerin tamamı tiyatro eğitimi almış, konservatuvar mezunu, genç oyunculardan oluşuyordu. 

Mehmet Özgür de çalışan 64 oyuncu ve teknisyenin tamamının oyuyla seçilmişti…

Sayın Torun, size kısaca CHP eliyle neyi yok ettiğinizi anlatmaya çalıştım, sanırım gözünüzün önünde canlandırmışsınızdır.

Şimdi de nasıl yok ettiğinizi anlatacağım.
Mehmet Özgür’ü Şişli Belediyesi, sosyal sorumluluk projesinde yararlanmak üzere geçici görevle talep eder ve kadrosu, özlük hakları Antalya’da kalmak üzere 6 aylığına Şişli’de görevlendirilir.

Sayın Böcek’in Belediye Başkanı olmasından sonra bu 6 ay bahane edilerek, kesintisiz 5 yıl tiyatroda görev almadığı (eski yönetmeliğin iptal edilen maddesi) gerekçe gösterilerek görevden alınır ve hemen sonrasında 5 yıl şartını taşıyan madde değiştirilir. 

Mehmet Özgür’ü görevden almak üzere yapılan bunca oyun size neyi hatırlattı? Bana AKP’nin yıllardır LİYAKATI bir kenara atarak, keyfi atamalarını hatırlattı, sizce yanılıyor muyum?

Haa, Mehmet Özgür’ün başkaca bir suçu varsa, herhangi bir yolsuzluk iddiası taşınıyorsa da şunu söylerim: Her neyse açıklayın beyefendiler.

Özgür’ün görevden alınmasından sonra oyuncuları sanat yönetmenlerine sahip çıkmak için, Başkan’la konuşma talebiyle Belediye’ye giderler, bu genç ve başarılı oyuncuların 48’i anında iş akitleri feshedilerek kapıya konur.

Sosyal Demokrat olduğunu iddia eden bir partiye bu yakıştı mı?  AKP’ye neden kızıyoruz; özgürlükleri sınırladı, engelledi diye neden öfkeleniyoruz?

Tiyatro Müdürü de gerekçesiz görevinden alındı ve yerine bir sağlık teknisyeni atandı. LİYAKAT nerede? Gerçekten biz AKP’ye haksızlık etmiş olmuyor muyuz? 

Mutlaka Yanıt Bekliyorum
Sayın Torun, lütfen aktardıklarımı araştırın, eski ve yeni yönetmelikleri karşılaştırın. Genel Sanat Yönetmeni ve Tiyatro Müdürü’nün hangi gerekçelerle ve nasıl görevden alındıklarını öğrenin. Bin bir emekle yetişmiş, alanlarında uzmanlaşmaya doğru çok önemli mesafeler kat etmiş (çocuk ve kukla tiyatrolarının) oyuncularının bu kadar nefret dolu bir bakışla hareket edilerek mesleki gelecekleri yok edilmenin ötesinde, AŞT’nin geleceğinin nasıl böyle bir kararla karartıldığını, karartılabildiğini benim anlayacağım argümanlarla anlatmanızı sizden önemle rica ediyorum

Sadece AŞT’ye değil, Antalya’da CHP’ye de yazık ediliyor, buna seyirci kalmayınız.

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku