SSM’de 3. “Müzede Sahne” etkinliği başlıyor

editor
456 Görüntülenme
SSM’de 3. “Müzede Sahne” etkinliği başlıyor

MÜZEDE SAHNE / Sakıp Sabancı Müzesi’nde Gösteri Sanatları Günleri

Sakıp Sabancı Müzesi, Sabancı Vakfı’nın katkılarıyla 2017’de başlattığı ve büyük bir ilgiyle karşılanan tiyatro etkinliği “Müzede Sahne”nin Emre Koyuncuoğlu küratörlüğünde üçüncüsünü bu yıl 24 – 28 Temmuz 2019’da gerçekleştiriliyor. “Sakıp Sabancı Müzesi’nde Gösteri Sanatları Günleri” kapsamında düzenlenen programın bu yılki temasını sanatçı “Şiirselleşmiş Beden” olarak belirledi.

 

Tarih Başlık Saat Bilet Satın Al
24 Temmuz 2019 Çarşamba
“Kent ve Sanat ya da Kültürel Kimlik Dokusunun Renk Renk Örülüşü” 20:00
Yaşamaya Dair, Bursa Cezaevi’nden Mektuplar 20:45
25 Temmuz 2019 Perşembe
“Absürdün Şiirsel Bedende ve Beden Olarak Kentte Varoluşu / İstanbul’da Beckett Okumaları” 14:00
Yüzyılın Evi 20:45
26 Temmuz 2019 Cuma
“Kenti Şiirselleştirmek / Kentte Gösteri Sanatları Aracılığıyla Sanatsal Alan,Mekân,Boşluk Yaratmak” 18:00
Tehlikeli Oyunlar 20:45
27 Temmuz 2019 Cumartesi
Uvakuva ya da Gelecekten Dualar 19:30
Yaralarım Aşktandır 20:45
28 Temmuz 2019 Pazar
“Çevremizdeki Çocuklarla Tanışma ve Üretme Partisi” 15:00
“Aksiyon Mimarisi” 17:30
Görelilik Üzerine veya Göre 19:15

 

*Bilet fiyatları: Tam 50 TL, Dost Kart indirimli 40 TL, Öğrenci 30 TL.
*Öğrenci bileti sahiplerinin etkinlik günü öğrenci kimlik kartı ibraz etmeleri gerekmektedir.
*Koltuklar numarasızdır. Bilet satışları sadece bu sayfa üzerinden yapılmaktadır.

 

PROGRAM

24 Temmuz Çarşamba

20.00

Açılış Konuşması

Dikmen Gürün / “Kent ve Sanat ya da Kültürel Kimlik Dokusunun Renk Renk Örülüşü”

Fıstıklı Teras

“Şiirselleşmiş Beden” temasıyla gerçekleştirilecek “Müzede Sahne” programı tiyatro eleştirmeni, akademisyen ve yazar Dikmen Gürün’ün etkinliğin temasına istinaden yapacağı “kent ve sanat” ilişkisini konu aldığı konuşmasıyla açılıyor.

20.45

Müzikli Gösteri

Dostlar Tiyatrosu / Yaşamaya Dair, Bursa Cezaevi’nden Mektuplar

Nâzım Hikmet’ten Uyarlayan ve Yöneten: Genco Erkal

Oynayanlar: Genco Erkal, Tülay Günal

Fıstıklı Teras

Genco Erkal’ın Nâzım Hikmet metinlerinden derleyip sahneye koyduğu müzikli gösteri Yaşamaya Dair, Bursa Cezaevi’nden Mektuplar ilk olarak şairin ölümünün 50. yıldönümü için 2012’de Eminönü Ali Paşa Hanı’nın avlusunda oluşturulan açık hava tiyatrosunda sergilenmişti. “Müzede Sahne” kapsamında Sakıp Sabancı Müzesi’nin bahçesinde kurulacak özel sahnede oynanacak oyun, Nâzım Hikmet’in Bursa Cezaevi’ndeki yaşamını ve Piraye Hanım’la aşkını odağa alıyor. Ozanın sürgün yıllarının yanı sıra hayatına dair izlenimlerin de işlendiği oyunda, başta Fazıl Say ve Zülfü Livaneli olmak üzere farklı bestecilerin Nâzım şarkıları da seslendiriliyor.

25 Temmuz Perşembe

14:00 – 18:00 

Atölye / “Absürdün Şiirsel Bedende ve Beden olarak Kentte Varoluşu / İstanbul’da Beckett Okumaları”

Atölye Yürütücüsü: Selvin Yaltır

Uygulama: Selim Can Yalçın, İpek Taşdan, Emre Koyuncuoğlu

19.00 – Atölye Sunum

Sicimoğlu Yalısı

Atölye başvurusu için: Gösteri sanatları alanında iş üreten herkese açıktır. Katılım 20 kişiyle sınırlıdır. Başvuran ilk 20 kişi davet edilecektir. Bu nedenle CV ile aşağıdaki mail adresinde başvurmanız gerekmektedir.

tulestugba@gmail.com

Samuel Beckett üzerine çalışmaları bulunan akademisyen, yazar Selvin Yatır’ın yürütücülüğünde ve İpek Taşdan, Selim Can Yalçın ve Emre Koyuncuoğlu’nun uygulamada katılımıyla gerçekleştirilecek atölyede “şiirselleşen absürd” fikrinden yola çıkarak, Bu atölye için yeniden çevrilmiş Samuel Beckett’in Mercier ile Camier romanından bi bölüm, diyaloğun, yürüme, gezinme, kat etme edimleriyle ilişkili olarak nasıl kullanıldığı irdelenecek. Beckett’ın romanında sesleri, düşünceleri ve hareketleri sürekli tıkanan iki beden, Dublin olduğu varsayılan bir kentin çeperinden merkezine devamlı bir yolculuk halindedirler. Atölyede, Dublin’in İstanbul’a izdüşümünde, kent ve beden ilişkisinin odağında absürd, uyumsuz, amaçsız bedenlerin şiirselliği, diyaloğun duygulanım yaratma potansiyeli interaktif bir atölyeden sonra çalışmanın sonucu izleyiciye sunulacak.

20.45

Oyun

Galata Perform / Yüzyılın Evi

Yazan: Yeşim Özsoy, Ferdi Çetin
Yöneten ve Oynayan: Yeşim Özsoy

Fıstıklı Teras

Yazar / yönetmen / oyuncu Yeşim Özsoy’un yazar / akademisyen / dramaturg Ferdi Çetin’le birlikte yazdığı, bu yıl Edinbourgh Fringe’e davet alan, otobiyografik özellikler taşıyan ve kurmaca ile gerçek hayatın iç içe geçtiği oyunu Yüzyılın Evi, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş dönemini de kapsayan tarihsel bir geçmişi eski bir konağın yıkımı üzerinden değerlendiriyor. Özsoy, 1919 doğumlu anneannesinin 1959’da yıkılan konağının hikâyesinin yanı sıra kendi geçmişinden unsurları belgesel bir dille sahneye taşırken 100 senelik tarihimiz de özel ve öznel bir bakış açısıyla aktarılıyor. Meddah geleneği ve gölge oyunlarından da yararlanılan eser, müzik-video-hikaye anlatımıyla tek tarih, tek millet, tek din, kısacası teklik ve özgünlük kavramlarını sorguluyor.

26 Temmuz Cuma

18.00

Panel

“Kenti Şiirselleştirmek / Kentte Gösteri Sanatları Aracılığıyla Sanatsal Alan, Mekân, Boşluk Yaratmak”

Moderatör: Zeynep Uğur

Konuşmacılar: Emre Yıldızlar, Denizhan Çay, Yeşim Özsoy, Emre Koyuncuoğlu

Orta Bahçe

Geçen yıl “Müzede Sahne” kapsamında başlatılan ve kurumsal boyutlarıyla irdelenen kent ve gösteri sanatları ilişkisi konuşmaları, bu yıl “Kenti Şiirselleştirmek” temasıyla bağımsız alandaki gösteri sanatları dinamiği ve kentte yarattıkları aksiyon odağında devam edecek. Panel “Gösteri sanatları icra edildikleri mekânla ve içinde bulundukları kentle nasıl ilişkileniyor?”,  “Kentin mekânsal organizasyonunu nasıl dönüştürüyor?”, “Gündelik hayat deneyimini nasıl farklılaştırıyor?”, “Kent içinde nasıl dağılıyor?”, “Herkes için erişilebilir bir kültür ve sanat alanı yaratmaya nasıl katkı sağlıyor?” soruları odağında gelişecek. Özellikle 1990’lardan itibaren, kent merkezlerindeki tiyatro binalarından taşarak farklı işlevlere sahip binalarda, kentin çeperinde kalan mahallelerde, farklı şehirlerde, kamusal alanlarda gösteriler yapan sanatçıların deneyimleri aktarılacak.

İstanbul’da ilk defa 18-22 Eylül 2019 tarihlerinde gerçekleştirilecek ve bu doğrultuda tiyatro, dans ve performans gösterilerinin bir araya getirileceği İstanbul Fringe festivalinin organizatörlerinin de katılacağı panelde “alternatif”, “keşfedilmemiş” ve “sınır” anlamına gelen “Fringe”in hikâyesi de aktarılacak.

20.45

Oyun

Seyyar Sahne / Tehlikeli Oyunlar

Konsept ve Yönetim: Celal Mordeniz
Metni Düzenleyen ve Reji Danışmanı: Oğuz Arıcı
Metni Düzenleyen ve Oynayan: Erdem Şenocak

Fıstıklı Teras

Oğuz Atay’ın çağdaş edebiyatımızın başyapıtlarından olan romanı Tehlikeli Oyunlar’dan hareketle sahnelenen tek kişilik oyun, eserin Cevat Çapan imzalı önsözündeki “Oğuz Atay’ın ‘düşünen insan’ı ne tam anlamıyla organik bir parçası olabildiği ne de büsbütün kopabildiği bir toplumda yaşamaktadır” tespitini temel alıyor. Aynı zamanda metni sahne için düzenleyen Erdem Şenocak, Hikmet Benol karakterinde Cevat Çapan’ın sözünü ettiği bu yoğun kargaşanın içinden çıkmış, onun içinde yaşayan bir figürü canlandırıyor. Uzunca bir süredir, hareket, ses ve nefesin objektif çözümlemeleri ve bu analizler yoluyla icrasını temel alan oyunculuk çalışmaları yürüten Seyyar Sahne, birçok farklı yazın tekniğinin kullanıldığı ve metaforlarla yüklü bir metin olan Tehlikeli Oyunlar’ı sekiz aylık bir sürecin sonunda tek kişilik bir oyuna dönüştürdü.

27 Temmuz Cumartesi

19.30 

Çağdaş Dans / Mekâna Ait İş

Aslı Bostancı / Uvakuva ya da Gelecekten Dualar

Sera Atölye

2017’den bu yana sanatçılara Sakıp Sabancı Müzesi’ne iş üretmeleri için destek sağlayan “Müzede Sahne” etkinlikleri, bu yıl da Aslı Bostancı’nın çağdaş dans gösterisi Uvakuva ya da Gelecekten Dualar’a yer veriyor. Birçok uluslararası festivalde ödül kazanan ve halen Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Çağdaş Dans Ana Sanat Dalı’nda eğitmenlik yapan Bostancı, gösteriyi şu sözlerle açıklıyor:

“Küçücük bedenlerimize sığdırdığımız bin vadiye dalıyoruz beraber.
Şimdimizi kucaklayabilmek için, dualarımızın izini sürüyoruz.
Yeşil nefeslerle dolup, beraber bir yola giriyoruz.
Yolun sonunda bir kapı…
Beraberce aralıyoruz kapıyı.
Sonra o kapının ardından sesler bir bir sahiplerini buluyor.”

20.45

Oyun

Yaralarım Aşktandır

Yazan: Şebnem İşigüzel

Yönetmen: Berfin Zenderlioğlu

Oynayan: Nazan Kesal 

Fıstıklı Teras

Nazan Kesal, tek kişilik oyunuyla, İran’ın güçlü kadın şairi Furuğ Ferruhzad’ı sahneye taşıyor. İran edebiyatının isyankâr sesi olan Ferruhzad’ın hem hayatında hem de eserlerinde baskılara karşı verdiği mücadelesi, Şebnem İşigüzel tarafından kaleme alındı. Ölümünden sonra bile yetkililer tarafından cenazesinin kaldırılması reddedilen şairin hikâyesi, onun hayatından izlerin kurmacayla bir araya getirildiği bir yapıyla izleyiciye aktarılıyor.

28 Temmuz Pazar

15:00 – 17:00

Atölye / Parti

“Çevremizdeki Çocuklarla Tanışma ve Üretme Partisi”

Ece Öz, Zeynep Ender İge yönetiminde

Sera Atölye

Gösteri sanatlarının kaynaştırma, buluşturma, ortak alan oluşturma ve izleyiciye hem kendini tanıma hem de bu vesileyle “ötekini” anlama imkânı sunma özelliklerine odaklanan “Müzede Sahne”, bu yıldan itibaren çocuklar için de bir buluşma, oyun ve üretim alanına dönüşüyor. Sanatçılar Ece Öz ve Zeynep Ender İge’nin yönlendirmesiyle gerçekleştirilecek ilk etkinlikte, çocuklarla beraber bir parti düzenlenecek. Çocukların müze ortamını buluşma ve üretim alanı olarak benimsemeleri için ilk adım sayılabilecek bu partiyle aynı zamanda Sakıp Sabancı Müzesi çevresinde yaşayan çocuklara, Emirgan ve civarındaki semtlere ulaşmak, böylece yerelde yaşayanlarla ilişkiyi gösteri sanatlarının aktif ve yaratıcı alanına taşımak amaçlanıyor.

17.30

Panel / Otobiyografik Anlatı

Mehmet Sander / “Aksiyon Mimarisi”

Konferans Salonu

“Müzik dansın bir numaralı düşmanıdır “ diyen koreograf Mehmet Sander, kendi eserlerinin yanı sıra yaratımının temel unsurları olan fizik ve mimari üzerine bir konuşma yapacak. Dansı “duygulardan, hikâye anlatımından, müzikten arınmış, sadece fizik kanunlarını ve mimariyi kaynak olarak kullanan fiziksel bir sanat dalı” ve “müzikten tamamen ayrılmış özerk bir dil” olarak kabul eden Sander, yerçekiminin hareketi başlatan unsur olarak kabulü doğrultusunda eserlerini Aksiyon Mimarisi olarak tanımlıyor. Panelde ayrıca Sander’in eserlerinin videoları da gösterilecek.

19.30

Performans

Dadans Performans (Sabancı Üniversitesi Tiyatro Kulübü işbirliğiyle) / Görelilik Üzerine veya Göre

Bahçe

Dans, tiyatro, performans sanatı başta olmak üzere farklı disiplinleri bir arada kullanmayı amaçlayan Dadans grubu, Sakıp Sabancı Müzesi’ne özel yeniden çalıştığı Görelelik Üzerine veya Göre adlı gösterisini ilk kez Sabancı Üniversitesi Tiyatro Kulübü ile birlikte sahneleyecek. Bireyin kendi yansımasıyla ilişkisinin konu alındığı performans, “Birey kendi yansımasından nasıl etkilenir?”, “Biz mi yansımamıza bürünürüz, yoksa yansımamız mı bize bürünür?” soruları etrafında şekilleniyor.

Küratör: Emre Koyuncuoğlu
Program Koordinasyon: Tuğba Tules Birincioğlu

 

Kaynak: https://www.sakipsabancimuzesi.org/tr/sayfa/etkinlik-takvimi/muzede-sahne-sakip-sabanci-muzesinde-gosteri-sanatlari-gunleri-2019

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku