“Tarla Kuşuydu Juliet…”

İsmail Cem Özkan
2375 Görüntülenme

Tarla kuşuydu Juliet
gezip tarlada biraz uçtu
sonra Romeo’nun kafasına pisledi
ve gitti başka bir tarlaya kondu

William Shakespeare‘in ünlü tragedyalarından “Romeo ve Juliet”in  güncelleştirilmiş ve komediye evrilmiş versiyonu olarak nitelendirilebilecek olan “Tarla Kuşuydu Juliet”, Engin Alkan’ın rejisiyle yeniden sahneleniyor.  Ünlü aşıkların Shakespeare’in tragedyasından can vermeden kurtulmalarının ardından, mutlu sona, yani evliliğe evrilen aşklarının hazin sonunu izliyoruz oyunda. Kavuşan aşıkların, evlilikle birlikte sona eren aşklarının ve evliliğin sıradanlığında nefrete dönüşen duygularının çevrelediği bir zaman dilimindeyiz. Romeo ve Jüliet’in monotonlaşan hayatlarına, sürekli tartışma, kavga ve gürültü içinde geçen hayatlarına evlerinin mutfağından tanıklık ediyoruz. Mizahın gücüyle zamanın anlayışına ince göndermeler yapılan ve günümüz anlayışının ve bakış açısının yarattığı farklılılaşmanın sergilendiği oyunda, kadın erkek ilişkisi, evlilik ve rutin aile hayatı ve bunların ürettiği kurumsal mutsuzluk teşhir edilerek çare olabilecek çıkış yolları aranıyor.

“Bulutların üzerinde insanı gezdiren aşk nasıl olur da böyle bir hâle gelir?” sorusuna yanıt arayan “Tarla Kuşuydu Juliet”,  mutsuzluğun tarihsel nedenlerini sergilerken, rutin hayatı yaratan tabular da mizahın dilinden nasibini alıyor. Katolik mezhebinin katı evlilik anlayışını, sevimli papazın iç dünyasını açık eden replikleri ele verirken, cinselliğe dair zaaflarını kahkahalar arasında izliyoruz. Elbette, kadın erkek ilişkisi söz konusu olunca, 18 yaş altı için pek uygun karşılanmayacak cümleler de sahnede uçuşuyor ama, estetik bir zerafet ile ince bir eleştirel dille salonda bulunan çocuklara da gönderme yapılarak seyirci ile hoş bir diyalog kuruluyor…

Peki, Shakespeare onca emekle yazdığı oyunu üzerine  bu kadar spekülasyon yapılırken mezarında rahat uyuyabilir mi? Elbette hayır! Yarattığı büyük aşkın tarafları sahnede birbirlerine yerken, mezarında fır fır dönen Shakespeare de bir süre sonra arz-ı endam edecektir. Shakespeare, eserine ve kendisine yönelik eleştirileri kendi diliyle yanıtlıyor ve kaleminden çıkan kahramanlarla birlikte seyirciyi de evlilik kurumuna ve zamanın dönüştürücü gücüne dair sorgulamaya tabi tutuyor. Büyük yazar da mezarından çıkıp zuhur ettiği dünyanın gerçekleriyle yüzleşip zamana ayak uyduruyor…

Engin Alkan, daha önce de sahneye koyduğu bir oyunla, yine reji koltuğunda.  Bir metin kaç değişik biçimde sahneye ve değişik oyuncular ile uyarlanır ve yeniden yaratılır? Çünkü her sahneleme yönetmenin elinde yeniden hayat bulur ve yeniden yorumlanır… Engin Alkan hem yönetmen, hem oyuncu, hem müzisyen,  hem de dramaturg olarak karşımızda. Ama bu defa farklı oyuncularla. Bu defa Deniz Çakır Juliet olarak Romeo’ya, yani Engin Alkan’a eşlik ediyor. Fatih Al ve Mert Şişmanlar bu ikilinin sahnedeki diğer paydaşları. Doğaçlamalara ve seyirciyle etkileşime açık oyun yapısında, her bir oyuncu birden çok karakteri canlandırıyor ve her biri oyunun müziklerinin icrasında yer alan her bir müzik aletini – gitar, bateri, org, – sırayla çalıyorlar ve şarkıları seslendiriyorlar. Dolayısıyla, reji gereği oyun çok yönlü ve farklı yeteneklere sahip bir oyuncu kadrosunu bünyesinde barındırmak zorunda. Hem sahici bir oyunculuk, hem doğaçlama yeteneği hem de müzik becerileri ile oyuncular bu zorlu oyunun altından kalkabilmeyi başarıyorlar. Özellikle seyirciyle girdikleri diyaloglarda oyuncular, doğallıklarıyla sahne ve seyir yerini bütünleştirmede oldukça mahirler.

Seyirci  salona girdiğinde salonu dolduran yemek kokuları eşliğinde mutfakta yemek yapan Romeo ve Juliet ile karşılaşıyor. Oyun boyunca ikili mutfakta hem yemek yapıyorlar hem de afiyetle yiyorlar. Dekor, oyunun can damarı;  hem öykünün akışı hem de oyuncuların hareket alanı için en ince ayrıntısına göre düşünülmüş, her türlü olasılık hesaplaması yapılmış, dinamik bir tasarım. Öte yandan, dekor rejiyle uyumlu ve metnin imkanlarını kullanmasını sağlıyor.  İki parçalı sahnenin büyükçe bir kısmı olayların geçtiği bir mutfağa, köşedeki küçük kısmı ise oyunun keyifli müziklerinin icra edildiği platforma ayrılmış. Karakterle bütünleşen ve onları farklı karakterlere büründüren kostüm ve peruklar oyunun başarısına değerli bir katkı sunuyor.

Oyuna adını veren “tarla kuşu mü bülbül mü” tartışması uzayıp gider ama kazananı olmaz. Benzer biçimde, oyunun kahramanları arasında hiçbir zaman kazanan ve de kaybeden olmaz, ama tiyatro kazanacaktır! Evet, kazanan biz seyirciler olduk. Bu keyifli oyunu farklı bir yorumla yeniden sahneye taşıyan ve bir kere daha seyirci ile buluşturan Engin Alkan ve oyunda emeği geçenlerin başarısı ve özverisiyle tiyatro adına güzel anlar kazandık.

Elbette fazla tanıtıma ihtiyacı bile olmadan seyircini salonlara çekecektir oyun… Tiyatromuz, en karanlık zamanlarda, saçtığı ışık ile sahneyi aydınlatmaya devam ediyor… Seyircisini bekliyor, umarım salonlara yeni seyircileri çeker ve tiyatronun seyircisi biraz daha artar…

Bu arada, kısaca değinmeden geçemeyeceğim. Popüler dizi oyuncuları bir bir tiyatro sahnelerinde yerlerini almaya başladılar, elbette bunda büyük prodüksiyonları sahneleyen salonların ticari boyutları da etkili. Salonlar açıldı ama o büyük salonları popüler dizi oyuncuları uzun süre doldurabilecekler mi? Bir dönem şöhretli sinema oyuncularının gazinoları kurtarmak için gazino sahnelerinde yerini alması gibi, şimdi de popüler dizi oyuncuları sahnelere çıkmaya başladı, umarım sinema sanatçılarının yaşadıkları hayal kırıklıklarını yaşamazlar…Sahneler her kendisine güvenene açıktır, yeter ki usta çırak ilişkisinden ya da mektepli bir eğitimden/öğretimden geçmiş olsunlar… Ama bilsinler ki, sahne kamera arkası oyunculuk gibi değildir, “stop” diyen olmaz seyirci önünde…

Tarla Kuşuydu Juliet

Yazar: Ephraim Kishon
Çevirmen: Hale Kuntay
Yönetmen: Engin Alkan
Yönetmen Yardımcısı: Gizem Ertürk
Yönetmen Yardımcısı: Nihan Ekitöz
Dekor Tasarım: Cihan Aşar
Kostüm Tasarım: Nihal Kaplangı
Müzik: Murat Bavli
Asistan: Dilara Ük
Asistan: Mert Marankoz

Oyuncular: Deniz Çakır, Engin Alkan, Fatih Al, Mert Şişmanlar

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku