Ayçe Özyiğit

“Şu anda yaşadığımız gibi bu mahkeme salonunda insanlığın tamamıyla heba edildiğine tanık olmak bu salondakiler için trajedidir. Zeki, genç bir adamsınız. İyi bir avukat olabilirdiniz, arkamda çalıştığınızı görmek beni mutlu ederdi, fakat ortak, yanlış yoldan gittiniz.”

IMG-20160430-WA0003

Seri katillik teriminin kendisiyle vücut bulduğu düşünülürse Ted Bundy’e idamından önce hakimin söylediği bu söz gerçekten de tüyler ürpertici olsa gerek. Bilindiği üzere, Theodore Robert Bundy,  nekrofili hastası bir seri katil. Kurbanlarını kaçırıp feci şekilde döverek öldürüyor ve sonra da onlara tecavüz ediyor. Şaşırtıcı olansa bu genç adamın katillik imajından hayli uzak oluşu. İnsan psikolojisini daha iyi anlayabilmek için (!) Washington Üniversitesi Psikoloji bölümünü, arkasından Utah Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirmiş eğitimli, kibar, yakışıklı bir genç adam. Birçok yerde Bundy’nin kurban sayısı 30+ diye geçmekte. Net bir sayı bilinemiyor. Yine de 30, 20 ya da 5. söz konusu olan bir hayatı sonlandırmaksa bence 1 kişi bile çok çok fazla. Hele ki günümüzde her sayfadan, her yazıdan kan damladığını düşünürsek.

Seri katil veya gerçek şiddete dayanan hikâyelerin filmleştirilmesi ya da oyunlaştırılması, şiddeti özendirdiği gerekçesiyle, beraberinde tepkiler yaratır. Bundan sebep olduğunu varsaymak istiyorum, “Ted Bundy” oyunu Devlet Tiyatroları Edebi Kurulunca reddedilmiş. Tiyatro Keyfi Genel Sanat Yönetmeni, aynı zamanda oyunun kadrosunda da yer alan Kemal Başar “Ted Bundy” için: “Yazılmış en iyi tekstlerden biri. Tiyatroda kalıp olamaz. Çağdaş olmak zorundasınız. Yenilikçi olmalısınız. Muhafazakar insan sanatla uğraşmamalı.” dese de, ben iyi ki de reddetmişler diyorum. Çünkü, Tiyatro Keyfi bünyesinde çok güzel bir oyun çıkmış ortaya.

IMG-20160430-WA0007

Amerikan yapımı bir film izlediğinizi düşünüyorsunuz en başta. Bu değişik kurguya uyum sağlamanız uzun sürmüyor. İçine dahil olduktan sonra da aslında oyunun her şeyden bağımsız olduğunun farkına varıyorsunuz. Oyun, Bundy’nin, ölümünden hemen önce, celladıyla geçirdiği son 1 saatinin çevresinde dönüyor ve siz o bir saatte kendinize, cevabının asla verilemeyeceğini bildiğiniz soruları soruyorsunuz. “Bundy neden bu yolu seçti?” Oyun size bu cevabı vermiyor. Bu cevabın neden asla verilemeyeceğinin farkına varmanızı sağlıyor.

Orhan Kılıç, Bundy rolünde iyi. Bazı oyuncular için hangi tabiri seçeceğinizi bilemezsiniz. Çünkü o kadar iyidir ki onun için kullanılabilecek bir kelime yoktur. Seçtiğiniz her kelime ile ona haksızlık yaptığınızı hissedersiniz. Orhan Kılıç da sahnedeyken bu “tabirsizliği” hak ediyor. Bazı aralar, gerçekten de karşınızda bir seri katil olduğunu hissettiriyor size. Ukala, umursamaz, şımarık, ne tür bir psikolojiye sahip olduğunu kestiremediğiniz…

En son 2004 yılında Almanya Devlet Tiyatrosu’nda oynayan Orhan Kılıç’ın uzun bir aradan sonra ilk oyunu Ted Bundy. Bundy’nin sempatikleştirilmesi konusunda: “Ben sonuna kadar Bundy olmaya çalışacağım. Niyetimiz onu sempatik göstermek değil. Ortaya koymak. Çocukluğunu, gençliğini ortaya serip, ‘Bir insan böyle bir şeyi nasıl yapar?’ , sorusuna seyircinin kendi cevabını bulup vermesini istiyoruz. İnsanlara soru soruyoruz ve cevaplarıyla onları baş başa bırakıyoruz.” diyor.

IMG-20160430-WA0008

Kemal Başar ise kendi rolü için: “Richard, sisteme tamamen inanan bir devlet adamı. Sicili temiz. Bu tip insanlar genelde moron olurlar. Hata yapmamaya çalışır ve bu sebeple de pek hayatın içinde yer almazlar.” diyor. Ve o oynarken siz, onun söylediğinin arkasında duran bir insan olduğunu görüyorsunuz. İnançlı, pasif, kanunlara bağlı tipik devlet adamı. Özetle sahnede bir seri katil ve ondan nefret eden, ama inandığı şeyler uğruna sınırını aşamayan bir devlet adamı var. Ama gerçekten de var.

Oyunun dekor ve kostüm tasarımı Murat Gülmez’e, ışık tasarımı ise Yüksel Aymaz’a ait. Yönetmen ise bizlerin henüz pek tanımadığı, ama umuyorum ki sık sık duyacağımız-karşılaşacağımız bir isim; Nesimi Kaygusuz. Çok başarılı bir reji sunuyor. Çok çok başarılı bulduğum diğer bir isim oyunun müziklerini yapan, Eflatun. Müzik seçimi gerilim türü yapıtların olmazsa olmazıdır. Hatta bana göre, yapıtı ayakta tutan önemli unsurlardan birisidir. Eflatun’un müzikleri, geri planda işleyen kanlı video görüntüleri ve sahnedeki seri katille birleşince sizler kendinizi gerçekten de bir gerilim yapıtının ortasında buluveriyorsunuz.

Oyun sizin şiddete veya Ted Bundy’e sempati duymanıza vesile olacak bir sunu yapmıyor. Dahası Ted için acıma, üzülme duygularını yaşıyorsunuz. Belki de onun hiçbir zaman hissetmediği o pişmanlık duygusu, sizi sarıyor sarmalıyor ve sarsıyor. Hakimin dediği gibi; insanlığın tamamıyla heba edildiğine tanık olmak ve bir şey yapamamak. Sanırım asıl sarsıcı olan duygu bu olsa gerek.

IMG-20160430-WA0004

“Ted Bundy” 3 sene önce kurulan “Tiyatro Keyfi”nin 6. oyunu. İlk olarak “Rain Man” ile yola başlayan Tiyatro Keyfinin bünyesinde şu an Ted Bundy, Öykülerden Oyunlar, Cahide Sonku Müzikali ve Shekespeare’in Bütün Eserleri Hafif Kısaltılmış isimli oyunları sahnelenmekte. Tiyatro Keyfinin en önemli ilkesi, her zaman ilk oyunları sahneliyor olması. Tüm oyunları daha önce Türkiye’de sahnelenmeyen oyunlar. Önümüzdeki sezona Gonca Vuslateri’nin yer alacağı “Taşın Kalbi” oyununu da ekleyecek olan Tiyatro Keyfi, Ekim ayı gibi Almanya’da da bir sahne açarak Almanca Türk tiyatrosu yaparak yoluna devam edecek.

4 Yorumlar

  1. Ayçe hanım yazınızı oMüzik ve merak ettim açıkçası, Oyun Yazarının adı neden geçmiyor?
    Oyuncular, Yönetmen, Muzik ve Tasarımcılar adları ile yazılmış. Sehven yapılmış olduğunu düşündüğüm bu hatanın bir şekilde düzeltileceğini umuyorum.
    Saygılarımla

    • Haklısınız Burteçin Bey. Kosta Kortidis ismini kullanmama hatasını yapmışım. Açıkçası Orhan Kılıç’ın sözünden alıntı yaparak kullanmıştım. Sonrasında yazı bütünlüğünü bozmama adına o alıntıyı çıkarınca Kosta Kortidis ismini de gözden kaçırmışım. Ve haklısınız belki de bahsedilmesi gereken önemli isimlerden biriyken bu şekilde bir hata yapmam kötü olmuş. Kosta Kortidis’in metni bence yazlmış en iyi metinlerden birisi. Bu nedenle kasıtlı yapılan bir şey olmadığını özellikle dile getirmek isterim.

  2. DÜZELTME…. Telefonumdan yazdığım ilk yorum ne yazık ki yazım hatalı olarak çıkmış… Bu sebeple yeniden yazmak ihtiyacı hissettim…
    Ayçe hanım, yazınızı okudum ve merak ettim açıkçası, Oyun Yazarı Kosta Kortidis’in adı neden geçmiyor?
    Oyuncular, Yönetmen, Müzik ve Tasarımcılar adları ile yazılmış. Sehven yapılmış olduğunu düşündüğüm bu hatanın bir şekilde düzeltileceğini umuyorum.
    Ayrıca yazınızda yazarın diğer oyunu olan “Taşın Kalbi”nden de bahsediliyor…
    Saygılarımla

  3. İlginize çok teşekkür ederim Ayçe Hanım.
    Böylesi bir yanlışlık ancak “sehven” olabilir düşüncesi ile ben de zaten yorumumda bunu belirtmiştim. Kasıtlı olabileceğini düşünmek elbette imkansız…
    Meslektaşım Kosta Kortidis’in eserlerinin Türk Tiyatrosu’na yeni bir soluk getirdiğini düşünerek yazınızı keyifle okumuş ve sonuçta bu yorumu yazmayı bir sorumluluk olarak görmüştüm.
    Saygılarımla.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here