M.Sadık Aslankara

Türk tiyatrosunun özgün topluluklarından biri de Tiyatro Fora, bana sorulursa. Yıllardır, hemen her topluluğun mevsim içinde hangi oyunları dağarına aldığını, bunlardan hangilerini ne zaman sergileyeceğini bir yolla öğrenmeye çalışıyorum. Ne var ki, sürdürdükleri tiyatro anlayışını yakından gözlediğim, bu doğrultuda sunacakları oyunu merak ettiğim, bu kavrayış doğrultusunda bunları yeniden tartmaya giriştiğim topluluk sayıca daha az diyebilirim yine de.

SONY DSC

İşte ilgi odağında tuttuğum az sayıdaki toplulukların arasında Tiyatro Fora da yer alıyor. Ne var ki topluluğun oyunlarını ne zaman izlesem, seçtikleri oyuna dönük biçemsel yaklaşımlarındaki kararlı tutarlılık nasıl mutlu ediyorsa beni, seyircinin salonu doldurmamakta adeta ayak diremesi de bir o kadar üzüyor doğrusu.

Bu çelişik bağıntı üzerine ne söylenebilir kestiremiyorum. Aynı şekilde ülkemizdeki tiyatro eyleminde gerek “siyasal tiyatro” gerekse “düşünce tiyatrosu” türünde açılabilecek başlıklar altına Tiyatro Fora’nın da alınarak kayıt tutulması zorunlu kanımca. Ama Türkiye’de bu yöndeki tiyatro yönsemelerine göre yapılmaya çalışılan siyasal tiyatro örneklerinde ya da “halk tiyatrosu” olarak görece popülist konum sergileyen oyunlarda çokluk sözel ağırlık, vurgulu söylem öne çıkarıldığı için, bunu diyalektik temelde yapılandırarak gövdesel halde somutlayıp ortaya çıkaran sayıca çok az topluluk görülüyor.

Aynı şekilde tiyatro sanatında zaten yapısal bağlamda içkin olan eğlence öğesi de kimileyin hedefinden şaşmış halde öylesine öne çıkarılıyor ki, o zaman tiyatronun düşünsel boyutu ortadan kalkıyor enikonu. Tiyatro Fora, bu dengeyi de gözeten yanıyla, içsel dinamik yüklediği oyunlarından yayılan gerçektenlik duygusundaki yükseklikle dikkati çekiyor hep.

SONY DSC

Nitekim topluluktan son olarak izlediğim Ariel Dorfman’dan Tufan Karabulut’un çevirdiği, ama Rafael Yglesias-Ariel Dorfman ikilisince kotarılan senaryonun temele alındığı, metin düzenlemesi kadar çevirisiyle yönetimini de Karabulut’un üstlendiği Ölüm ve Kız adlı oyun, bu doğrultuda bir kez daha sağlama yapma fırsatı verdi bana. Ancak tiyatro kamuoyu ayırdında mı değil topluluğun, bunu çözemedim doğrusu. Tiyatro Stüdyosu, Tiyatroadam, Moda Sahnesi vb. topluluklarla birlikte anılabilecek Tiyatro Fora, desteklenmesi gereken bir oluşum oysa. Askeri, sivil darbelerin tezgâhından geçen, kadına yönelik şiddetin, tacizin alabildiğine yoğun yaşandığı bizim gibi bir ülkede bu oyun mutlaka izlenmeli.

Gerek yönetimiyle Karabulut’un gerekse hemen her oyunda karşımıza çıkan Tufan Karabulut-Arda Kavaklıoğlu ikilisinin yüksek bir enerjiyle kotarıp karşımıza çıkardığı bu çalışmalar, özetlediğim nedenle büyük önem taşıyor. Ölüm ve Kız’a bu kez ikilinin yanında sıcak, etkileyici oyunculuğuyla Suzan Acun eşlik ediyor.

Son temsilleri yakalanabilirse eğer, bu mevsimin kaçırılmaması gereken oyunlarından biri de Ölüm ve Kız.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here