Tiyatro TAM: “Kral Üşümesi ile seyirciyi ısıtmayı hedefliyoruz”

Arzum Gökçe Köle
1365 Görüntülenme

Geçtiğimiz günlerde prömiyerini yapan, Belgin Karar, Cem Karar, Tuğçe Arıduru, Zeynep Kızılgöl’ün yönettiği; Bulut Başkan, Cem Karar, Ferza Demirkan, Gülşah Bayraktar, Ozan Evkaya, Ömer Arıduru’nun oynadığı Kral Üşümesi oyunuyla – ve öncesinde Kafka’nın Şeyi (2016), Unutmak (2017), Altın Ejderha (2017), Bir Acayip Taşınma (2018) oyunlarıyla- uzun yıllardır Ankara seyircisine ödenekli tiyatro konvansiyonuna inat deneysel sahnelemeleriyle taze bir soluk alma imkanı sağlayan  Tiyatro TAM’la tiyatroya bakışları ve son oyunları Kral Üşümesi’ne dair bir söyleşi gerçekletirdik.

Öncelikle, Tiyatro TAM’ı kısaca özetlemenizi rica etsek? 

Tiyatro TAM, Tam Sanat Derneği’nin çatısı altında 2012 yılından bu yana kesintisiz olarak faaliyet gösteren Ankara merkezli bir mesai sonrası tiyatro oluşumudur.

Oyunlarınızda genel olarak grotesk bir anlatı izliyoruz. Sizi bu üsluba bağlı kalmaya iten sebepleri konuşmak isterim…

Oyunlarımızda genellikle ve özellikle Ankara seyircisinin izlemeye alışkın olmadığı anlatı şekillerine yöneliyoruz ki, seyirci farklı seçeneklerin varlığından da haberdar olarak özgürleşsin.  Tiyatro Tam olarak altına imza attığımız tüm projelerde, “popüler” olanın girdabına kapılmamak gibi, bilinçli ve ısrarlı bir tercihimiz var. Groteske giden yolda deneyimlediğimiz anlatılar da bu tercihimizin sonucunda ortaya çıkan yönelimler aslında.  Tuhaf ve olmayacak gülünçlüklerden yararlanarak, birbiriyle bağdaşmaz görünen durumları, karşıt görüntüleri şaşırtıcı biçimde birleştirmeyi seviyoruz.

Sahnelediğiniz oyun metinlerinin “ana akım”a yakın popüler metinler olmadığını söyleyebiliriz. Oyun seçerken temel motivasyonunuz nedir?

Az önce de değindiğimiz gibi, “çok satan” yazarların, “çok satan” oyunlarının peşinde değiliz. Önceliğimiz, bir dertte ortaklaşmak. Derdi olan metinler, bizim emek emek işlemek istediklerimiz. Ülkemizde ve dünyamızda bu kadar çok dert varken, dertlerden dert seçmek de zaman alıyor tabii ki. Ekipçe yaptığımız araştırma ve okumalar sonucunda, içimize en çok sinen metni, demokratik bir oylama sonucunda seçiyor ve sahneye koymak üzere beraberce kollarımızı sıvıyoruz.

Yeni oyununuz “Kral Üşümesi”ni konuşalım biraz da dilerseniz. Neden “Kral Üşümesi”?

Kral Üşümesi, Sabahattin Kudret Aksal’ın 1970 yılında kaleme aldığı bir oyun. Oyunun dili yazarın felsefeci ve şair kimliğinden dolayı oldukça şairane aslında. Oyun metni ilk seçildiğinde daha çok klasik bir metin olarak sahneye uyarlanacakmış gibi görünse de dramaturji ekibinin metin çözümlemesi ve rejini sahnede farklı bir oyunculuk biçemi denemek istemesinden dolayı oldukça farklı, estetik seyir zevki yüksek ve aslında daha bizden bir oyun ortaya çıkmıştır. Metindeki diyaloglar ve monologlar aslında uzun ve şairane bir dille yazılmış gibi görünse de seyirci izlerken bu cümlelerin her birinde kendinden, kendi hayatından ve modern insanın anlam arayışına dair yakınsamalar duyumsayacak ve görecektir. Bunun bir kral oyunundan da öte günümüz insanının ta ilk çağlardan itibaren var olma mücadelesi ve hayatına anlam katma çabası olarak sahnede kendine yer bulması seyirciyi de içinde bulunduğumuz durumu, hayatı ve dünyayı sorgulamaya itmektedir. Tiyatro Tam ekibi olarak 2019-2020 sezonunda da Kral Üşümesi’ni oynayarak üşüyen seyirciyi biraz ısıtmayı hedefliyoruz. En azından üşümesinin nedeninin farkına varmasını bile sağlayabilirsek ne mutlu bize.

Oyunda kukla kullanıyorsunuz. Böylece, çarpıcı görsel tasarımının dışında başarılı bir şekilde nesne tiyatrosunun dinamiklerini de gözlemleme şansı elde ediyoruz. Bu fikir nasıl oluştu?

Bu fikir ilk başta gelişmedi elbette. Dramaturji çalışmalarında yapılan metin yorumlaması ve bir anlamda rejinin ortaya koymak istediği oyunculuk biçemi ile beraber süreç içinde gelişti. Metni okurken hep konuştuğumuz bir şeydi bu. Kukla ile oynanan sahnenin aslında orijinal metinde kesinlikle böyle bir şey olmamasına rağmen kuklalarla oynanabileceği fikri hem heyecanlandırıcıydı hem de verilmek istenen mesajı destekler nitelikteydi. Sonuna doğru oyuncuların da kuklalaşması ve oyun metnini yorumlarken vardığımız ortak bir sonuç olan herkesin kuklalar tarafından yönetildiği ve bu yöneten kuklaların da en nihayetinde birer kukla olduğu fikrinden hareketle ortaya çıkmıştır. Kuklalaşma ve kuklalarla oynanan sahne oyunun vermek istediği mesaja ve genel olarak oyunun bütününe çok yakışan bir şey oldu. Bazen bazı şeyleri ne kadar söylesen de seyircide istediğin etkiyi uyandıramazsın; ama ona öyle bir sahne izletirsin ki seyirci kendi hayatını ve kendini sahnede görür ve işte o zaman anlar seni. Kukla sahnesi oyunun en can alıcı sahnelerinden biri bu anlamda.

Bu sezon Tiyatro TAM’ın repertuvarında hangi oyunlar olacak? 

Bu sezon Kral Üşümesi devam ediyor. Ayrıca Altın Ejderha ve Bir Acayip Taşınma adlı oyunlarımız da sezonda gösterime devam edecekler. Yeni bir oyun çalışmamız daha var; ama şimdilik ismini söylemeyelim. Bir şeyler netleşmeye başladığında duyuralım. 

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku