Tiyatrolar ‘devlet desteği’ni tartışıyor… Şermola Performans: “Açılım süreci ile açılan kapılar bir bir yüzümüze kapandı.”

Yavuz Pak
1839 Görüntülenme

Son yıllarda çok tartışılan konulardan biri “özel tiyatrolara devlet desteği”... 1982 yılından bu yana, her yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “özel tiyatrolara” yapılan yardımları belirleyen kriterler, son yıllarda daha çok ve farklı veçheleriyle sorgulanıyor. Önceleri daha çok ekonomik, estetik ve etik boyutlarıyla gündeme gelen bu tartışma, son yıllarda ideolojik/politik boyutlarının belirleyici olduğu bir tartışma zemininde ilerliyor.

Bu yıl, Kültür Ve Turizm Bakanlığı 6 milyon 102 bin TL’lik “rekor bir bütçeyi” özel tiyatrolara aktardığını açıkladı. Ancak, kırılan bu rekor da tartışmaları dindirmeye yetmedi! Biz de konunun muhataplarına, özel tiyatroların temsilcilerine bir kaç soru yönelterek görüşlerini almak ve tartışmaya katkı sunmak istedik.

***

Bugün, Şermola Performans’tan Berfin Zenderlioğlu ve Mirza Metin’in sorularımıza verdiği yanıtları paylaşıyoruz okurlarımızla:

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ‘devlet desteği’ için başvuru yaptınız mı? Başvurunuz nasıl sonuçlandı?

Berfin Zenderlioğlu- Mirza Metin: Gezi direnişinin ardından Şermola’nın da için de bulunduğu 20 civarında tiyatronun ödeneği kesilmişti. Biz “açılım dönemi” olarak adlandırılan dönemden başlayarak 4 yıl üst üste ödenek almıştık bakanlıktan. Her yıl da, Kürtçe anayasal güvenceye alınmadığı sürece ve bu ödeneğe diğer Kürtçe tiyatro yapan gruplar da dahil edilmediği sürece bize verilen ödeneğin “Avrupa Birliği Uyum Yasaları” çerçevesinde verilen yasal olmayan göstermelik bir hareket olduğuna benzer açıklamalar yapıyorduk. Ve nihayetinde Gezi’den sonraki yıl başvuru yaptığımızda, bir çok ticari kuruluşun da adının bulunduğu bakanlık desteği alan tiyatroların listesinde adımız elbette ki yoktu.    

Bugün Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın tiyatrolara desteğinin çok önemli bir yeri olduğunu düşünmüyorum. Yıllarca bu konuda çok şey söyledik. Aslında, iktidarların kültür politikasızlığının hüküm sürdüğü bir coğrafyada söylenebilecek çok söz de yok bu konuda. Bu adaletsizlik, kültürsüzlük ve devletin Kürtlere karşı yürüttüğü düşman hukuku yasaları içinde zaten devletten anlamlı bir destek beklemiyoruz.

Berfin Zenderlioğlu – Foto: Ercan Arslan

Son yıllarda yaşanan politik, toplumsal ve kültürel yarılmanın tiyatro alanına da sıçradığını ve devlet yardımlarının da bu yarılma ekseninde şekillendiği yönünde ciddi bir tartışma yaşanıyor. bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Berfin Zenderlioğlu- Mirza Metin: Son dönemde, özellikle “darbe”den sonra Şermola Performans görmezden gelindi. “Açılım süreci” ile açılan kapılar bir bir yüzümüze kapandı. Siyasete bağımlı bir kültür sanat politikasının sonuçlarının böyle olacağını biliyorduk elbette, şaşırtmadı. Bizim için üzücü olan sahnemizi kapatmak zorunda kaldıktan sonra düzenli gösteri yapabileceğimiz sahneler bulamamak oldu, birkaç bağımsız sahne dışında. Çünkü biz ağırlıklı olarak Kürtçe tiyatro yapan bir tiyatroyuz. 90 yıldır bu ülkede Kürtçe ile bir şeyler yapmaya çalışan, Kürtçeye-Kürtlere yaklaşan herkese her gruba bir bedel ödetiliyor. Korku iklimi toplumun bütün hücrelerine sızdırılarak demokrasi uçları törpüleniyor. Son günlerde yaşanan savaş iklimi de tuz biber oldu korku iklimine. Dolayısıyla adaletsizlik topluma yayılıyor. Ama şunu söylemek zorundayım sözünü ettiğiniz toplumsal ve kültürel yarılma Kürtler, Kürt sanatı söz konusu olduğunda yarılma değil kırılmadır. Kürtler fazla esnek bir toplum oldu hep. Ama artık esneyecek halimiz kalmadı. Bu kırılma Kürt tiyatrocular olarak bizde de var. Hem bir çok meslektaşımıza karşı hem kültür sanat politikasızlıklarına karşı hem de devlete karşı.

Mirza Metin

Genel olarak tiyatrolara devlet desteği ile ilgili görüşlerinizi alabilir miyiz?

Berfin Zenderlioğlu- Mirza Metin: Sadece devlet desteği değil, tiyatro ve toplum ile ilgili her konuda öncelikli görüşümüz şu: Bu ülkede eşitlik, adalet, hukuk ve demokrasi işletilmediği sürece kimse huzura eremeyecek. Bir tiyatro en saf haliyle oyun oynama arzusunu yerine getiremiyorsa diğer tiyatroların durup bunu düşünmesi lazım. Tek başına oyun oynanmaz. Oyun oynamak çoğaltmıyorsa seni, bir sorun var demektir. Oyun oynamak paraya bağlı bir şey değildir temelde. Oyun özgürlükle ilintilidir öncelikle; harmonidir. Sonra başka izleklere bağlanır. Ezcümle, devlet desteğini konuşmaya gelemiyoruz özgürlük ve demokrasi sorununu, sansürü, otosansürü, ötekileştirilmeyi vs. konuşmaktan. 

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku