Tiyatrolar ‘devlet desteği’ni tartışıyor… Şirvan Akan: “Devlet desteği stratejisine bağımlı olunmasın”

Yavuz Pak
1692 Görüntülenme

Son yıllarda çok tartışılan konulardan biri “özel tiyatrolara devlet desteği”... 1982 yılından bu yana, her yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “özel tiyatrolara” yapılan yardımları belirleyen kriterler, son yıllarda daha çok ve farklı veçheleriyle sorgulanıyor. Önceleri daha çok ekonomik, estetik ve etik boyutlarıyla gündeme gelen bu tartışma, son yıllarda ideolojik/politik boyutlarının belirleyici olduğu bir tartışma zemininde ilerliyor.

Bu yıl, Kültür Ve Turizm Bakanlığı 6 milyon 102 bin TL’lik “rekor bir bütçeyi” özel tiyatrolara aktardığını açıkladı. Ancak, kırılan bu rekor da tartışmaları dindirmeye yetmedi! Biz de konunun muhataplarına, özel tiyatroların temsilcilerine bir kaç soru yönelterek görüşlerini almak ve tartışmaya katkı sunmak istedik.

***

Bugün, Kara Kabare Tiyatro Topluluğu’ndan Şirvan Akan‘ın sorularımıza verdiği yanıtları paylaşıyoruz okurlarımızla:

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na ‘devlet desteği’ için başvuru yaptınız mı? Başvurunuz nasıl sonuçlandı?

Şirvan Akan: Hayır. Kara Kabare Tiyatro Topluluğu, konsensüsle karar alan bir yapıya sahip. Bugüne kadar bu konu hakkında konsensüse varamadık. Devletten yardım almak için şirketleşmek gerekiyor, topluluk içinde bu konuda farklı görüşler var ama şu güne kadar can-ı gönülden iç huzuruyla şirketleşip yardıma başvuralım demedik hiç.

Son yıllarda yaşanan ‘politik, toplumsal ve kültürel yarılmanın’ tiyatro alanına da sıçradığı ve özel tiyatrolara devlet desteğinin de bu yarılma ekseninde şekillendiği yönünde ciddi bir tartışma yaşanıyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Şirvan Akan: Ne zaman bir yarılma, yani bir kutuplaşma olsa, dikkatimi öncelikle tarafların fikir ayrılığına düştükleri konudan ziyade, farkında olarak ya da olmayarak hemfikir oldukları bir konunun olup olmayışına, isteyerek ya da istemeyerek bu kutuplaşmayla meşrulaştırdıkları bir durumun olup olmadığına getirmek istiyorum. Bu soruda anlatılmak istenen yarılma/kutuplaşma, iktidardaki hükümetin kendi yandaşlarına ve kendi ajandasına uygun hareket eden sanatçılara destek vermesi ve buna karşı çıkan, devletin tarafsızca sanatı desteklemesi gerektiğini düşünen muhalifler arasındaysa, bana sanki, (şüphesiz ki farkında olmadan) hemfikir oldukları konu, devlete bu konuda otorite atfedilmesinin kabul edilir oluşu gibi geliyor. Bunun bu şekilde olmak zorunda olmadığını hatırlatmak istiyorum. Devlet bizi yöneten değil bizim verdiğimiz kararları yürüten bir mekanizma olarak da algılanabilirdi. Şu haliyle, kutuplaşmanın özellikle muhalif tarafı, kendi gündemi hakkında karar verme gücünü tamamen başka bir yapıya devrederek, hizmet ettiği topluluk/toplumla arasına 3. bir taraf sokarak, kendini kendi gücünden mahrum bırakmış gibi geliyor bana.

Genel olarak, ‘tiyatrolara devlet desteği’ ile ilgili görüşleriniz nedir?

Şirvan Akan: Bu soruya dürüstlük ve içtenlikle nasıl cevap verebileceğimi bilemiyorum. Hayalini kurduğum dünyada, ben ait hissettiğim topluluğa hizmet eden bir tiyatrocuysam, ihtiyacım olan desteği devletten değil, topluluğumdan almak isterim. Bununla birlikte var olan konjonktür içinde sanat yapan meslektaşlarımı, ustalarımı görüyor, emeklerini, yaratıcılıklarını kutluyorum. Tiyatro alanındaki çeşitliliğe çok kıymet veriyorum. Yani kısaca, bu soruya her tiyatro topluluğu kendi cevabını versin, verilen cevap da başka kimseyi bağlamasın isterim. Tiyatro yapabilmek için ihtiyaç duyulan maddi kaynakları yaratmakta tek bir stratejiye, devlet desteği stratejisine bağımlı olunmasın isterim. Metinlerde, sahnelerde gördüğüm yaratıcılığın, oyunların seyirciyle buluşması ve prodüksiyon aşamalarına da sıçramasını, dayanışma ekonomilerinin yaygınlaşmasını dilerim. 

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku