Çağla Coşkun

Kadın, aile, toplum, cinsiyet rolleri, sınıf farklılıkları, totalitarizm, muhafazakarlık, gelenekler, faşizm…

Moda Sahnesi’nin sezona merhaba dediği oyunu “Torun İstiyorum”, aile içindeki totaliter yapı üzerinden sert bir sistem eleştirisi yapıyor.

Alman yazar Thomas Jonigk’in yazdığı, Sibel Arslan Yeşilay’ın Türkçe’ye çevirdiği “Torun İstiyorum”, anne ve iki oğlundan oluşan çekirdek aile içindeki faşist ilişkiyi anlatıyor. Baba mı? Baba ölmüş. Yani annenin oğullarında babayı yaşatma baskısını saymazsak.

27-09-2016-15-43-08-2

Hesaplaşılmamış bir geçmiş, keskin bir şekilde ayrılmış sınıflar ve cinsiyet rolleri… Evin içinde baskı, baskı ve daha çok baskı! Anne toplumun tam da istediği gibi. Kocasına çocuk vermiş, yıllarca evi çekip çevirmiş ve buna devam ediyor. Tam bir ana kraliçe… Başarılı olamadığı iki şey var: Birincisi kocasına daha çok çocuk verememiş ve diğeri de küçük oğlunu hâlâ evlendirememiş. Gel gör ki, büyük oğlunu istediği gibi oynatmasına rağmen eşcinsel olan küçük oğluna sözünü geçirmekte oldukça zorlanıyor. Eşcinsel mi? Evet, eşcinsel. Ona yakışmayan bir çocuk yani. Hayatının merkezinde güçlü erkekler olan, onlara itaat etmeyi asli görevi olarak gören, dünyasında pürüze, çatlaklara yer olmayan bu kadının oğlu bir eşcinsel. Oyun da burada kopuyor zaten.

Karakterler o kadar itici ki oyunu izlerken kendimi sıkmak zorunda kaldım. Anneyi oynayan Nazan Kesal başta olmak üzere bütün oyuncular muhteşem bir şekilde o itici karakterleri, gerçek olmamasını temenni ettirecek kadar gerçek canlandırmışlar. Ara ara silkelenip kendinize gelmek ve izlediğiniz şeyin oyun olduğunu hatırlamak ihtiyacı duyuyorsunuz. Bunun için de bazı yerlerde müdahale ederek baskının dozunu iyice artıran Suflöz, size yardımcı oluyor.

27-09-2016-15-45-36-2Sahne tasarımı Bengi Günay’a ait. Her zamanki gibi minimal ve çok şey anlatan bir tasarım. Eşyalar siyah duvarlara beyaz tebeşirle çizilmiş. Tıpkı her an “mükemmel” aile modeliyle birlikte silinip yok olacakmış gibi.

Kemal Aydoğan’ın yönettiği “Torun İstiyorum”, temposu yüksek, ritmi her saniye artan, çoğunlukla nefesinizi tutarak ve kahkaha atmak için nefesinizi bırakarak izleyeceğiniz bir oyun.  Oyun hakkında daha fazla bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz. Ve bence kaçırmayın. Biraz gerilin, biraz gülün, e biraz da düşünün. Bir kendinize gelin yahu!
“Edep yahu!”

Yazan: Thomas Jonigk, Çeviren: Sibel Arslan Yeşilay, Yöneten: Kemal Aydoğan, Sahne Tasarımı: Bengi Günay, Koreograf / Kondisyoner: Yeşim Coşkun, Işık Tasarımı: İrfan Varlı, Yönetmen Asistanı: Ferhat Asniya, Ahsen Özercan, Berfin Orman, Sahne Tasarımı Asistanı: Didem Soy, Oyuncular: Nazan Kesal, Münircan Cindoruk, Caner Cindoruk, Aslı Samat, Hülya Gülşen, Bülent Çolak, Ahsen Özercan

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here