can-tuncel-041936’nın 1 Şubat’ında İzmit’in Bahçecik nahiyesinde doğmuştur. Babası Bahçecik Nahiye Müdürü, annesi de Bahçecik İlkokul’u öğretmeni iken dünyaya gelir Tayanç Tuncel Kurtiz. Babasının görevi nedeniyle okul yaşamını neredeyse tüm Anadolu ve Amerika’nın bir bölümünü dolaşarak geçirir.

1959’da babası genç Tuncel’i Hukuk Fakültesi’ne yazdırır. Ancak o 15 gün sonra okulu bırakır. Edebiyatı sevdiği için İngiliz filolojisine girer. Tiyatroyu, şiir söylemeyi sever ve yazar olmaya karar verir. Felsefe, psikoloji ve sanat tarihi bölümlerinde okur ancak hiçbirinden mezun olmaz.

Gençlik Tiyatrosuna girer. Sokakta Özdemir Asaf’la, Cahit Irgat’la, Can Yücel’le, Münir Özkul’la beraberdir. 1956’da edebiyat fakültesinin “Şölen” dergisinde hikâyeler yazar. Yılmaz Güney ile o yıllarda tanışır.

Dormen Tiyatrosu’nda profesyonel olan Tuncel Kurtiz “Altın Yumruk”, “Montserrat”, “Şahane Züğürtler” ve “Daktilolar”da oynar. Dormenler ile Kenterler anlaşırlar ve Ses Tiyatrosu’nu ortak kullanırlar. Böylece Tuncel Kurtiz iki tiyatroda birden oynamaya başlar.

Münir Özkul Tiyatrosu’nda “General’in Aşkı”, “Yağmurcu” ve “Sevgili Gölge”yi oynar. Münir Özkul ona Stanislavski’nin “Bir Aktörün Hazırlanışı” ve “Bir Karakter Yaratmak” kitaplarını verir.

Seden Kızıltınç, Orhan Aydınbaş, Vala Önengüt, Oğuz Oktay, Nurettin Sezer ile birlikte Fadıl Garan öncülüğünde Oda tiyatrosunu kurup Anadolu turnesine çıkarlar. Önce İzmit’e giderler ve orada “Yağmurcu”yu oynarlar. Bin beş yüz kişilik salona 12 kişi gelince tiyatroları batar. Sonra Kandıra ve Adapazarı’na giderler. İkinci gün Jean Paul Sartre’ın “Saygılı Yosma” ve “Samanyolu” oyunlarını oynarlar. Turne Eskişehir’den Uşak’a kadar devam eder. Yıl 1960’tır.

Cahit Irgat, Erol Günaydın, Suna Keskin, Tuncel Kurtiz CEST Ortaklığını kurarlar. “Yolcu”yu oynarlar ve bu serüven hayatının en güzel anılarından biri olur. Kadroya ayrıca Levent Dönmez, Mustafa Alabora, Erdoğan Akduman, Nazmi Kavasoğlu, Selçuk Uluergüven, Ayberk Çölok, Tunca Yönder, Elif Türkan, Halil Ergün dâhil olur. Halk Oyuncuları hem Ankara’da hem İstanbul’da kurulur. Aydın Engin’in yazdığı “Devr-i Süleyman” “Bu davul her gece burada anlayana çalınır” diye oynanır. İstekleri değişen, kendini aşan ve hep arayan bir tiyatro yaratmaktır amaçları. “Teneke”, “Komisyon”, “Pir Sultan Abdal” ve “141. Basamak” topluluğun diğer oyunlarıdır.

Yurtdışına gider, bu 20 yıl sürecek gönüllü bir sürgünün başlangıcıdır. Almanya’da Ayla Algan, Şener Şen, Kerim Afşar ile birliktedir. “Giden Tez Geri Dönmez”, “Keşanlı Ali Destanı”, “Küçük Kara Balık”, “Sakarca” ve “Ferhat ile Şirin” oynanır. Göteburg Şehir Tiyatrosu, Stockholm Royal Theatre, İsveç Devlet Tiyatrosu, Berlin Schaubühne, Frankfurt Şehir Tiyatrosu, Hamburg Şehir Tiyatrosu, Shakespeare Kraliyet Tiyatrosu’nda oynar. Ayrıca Norveç, Danimarka, Hollanda, Fransa ve Amerika’da oyunculuk ve yönetmenlik yapar. Peter Stein ve Peter Brook ile çalışır.

1987’de Peter Brook onu uluslararası dev kadrosuna alır. Gerçek bir maraton olan büyük Hint destanı “Mahabharata”yı birçok ülkede İngilizce olarak oynar.

1955’de19 yaşındayken babasının sandığında Nazım’ın “Bedrettin Destanı”nı bulur. Yıllarca bu proje için çalışır. Yıllar sonra 1966’da Yılmaz Güney’le düşünürler “Bedrettin”i. 1991’de Berlin’de “Bedrettin Destanı”nı sahneye uyarlamaya çalışır ve 1993’te gerçekleştirir. “Bedrettin”de hep dervişlerin yaptığı şeyleri oynar. Hep güneşe yaklaşmak isteyen insanlar ve yakarma vardır. Tiyatro değil, ayindir bu. Tiyatro nedir derseniz onu bilmiyorum, arıyorum der. Oyunculuğunu bir dinamo olarak niteler. Hayatında başarabildiği en üst noktadaki işlerden biri olarak tanımlar destanı.

Sinemaya 1964’te “Şeytanın Uşakları” filmiyle başlar. “Üçünüzü de Mıhlarım”, “Sokakta Kan Vardı”, “Haracıma Dokunma”, “Silahların Kanunu”, “Kanunsuz Yol”, “Hudutların Kanunu”, “Çirkin Kral”, “Otobüs”, “Kanal”, “Bereketli Topraklar Üzerinde”, “Duvar”, “Ağrıya Dönüş”, “Usta Beni Öldürsene”, “Tabutta Rövaşata”, “İstanbul Kanatlarımın Altında”, “O da Beni Seviyor” oynadığı filmlerin bazılarıdır.

1970’te “Umut” filminin yurtdışı yasağı vardır ancak Cannes Film Festivali filmi istemektedir. Tuncel Kurtiz film bobinlerini düzenleyerek filmin gösterimini sağlar. Daha sonra birçok uluslar arası yapımda yer alır. İsveç, Alman, Hollanda, İtalyan, Fransız, İngiliz, İsrail, Hint, Avusturya ve Amerikan yapımı film ve televizyon dizilerinde çoğunlukla o ülkenin dillerinde oynar.