Siyasal otoritenin Türkiye’yi neredeyse bütün kurum ve değerleriyle yeniden yapılandırmaya çalıştığı, hukuk devletinin temelden sarsıldığı ve gözyaşlarının biber gazı bulutlarına karıştığı bir süreçte biz avukatlar ve sanatçılar “söyleyecek sözümüz var” diyerek bir araya geldik.

Hukukun üstünlüğünden, insan haklarından, emekten ve özgürlükten yana kararlı duruşundan ödün vermeyen Türkiye Barolar Birliği ile “karanlığa karşı özgür ve özerk sanat” mücadelesini bir yaşam biçimine dönüştürmeyi görev edinmiş sanatçılar, örgütlü mücadeleye olan inançla, omuz omuza durmanın onurunu paylaşmaktadır.

“Muhafazakar sanat manifestoları”, “ucube” tanımlamaları, heykel katliamları ve sanatçılara silahlı, bıçaklı saldırılar ile kendine alan yaratmaya çalışan karanlık bir zihniyete karşı, “özgürlük sanatla başlar” diyen bir hukuk gücü, sanatçıyla yan yanadır artık…

Bugün sanata, içeriği istenildiği gibi doldurulacak kişiye özel “ahlak” bir baskı aracı olarak dayatılıyorsa; opera, bale, senfonik müzik gibi sanat dalları, kurumsal yapılarının ortadan kaldırılması tehdidi ile karşı karşıya ise, sosyal ve siyasal süreçlerde aydın birey olarak kendini ifade eden sanatçılar hedef haline getiriliyor, tamamen kurgusal televizyon dizilerine bile müdahale edilebiliyorsa, hukukla sanatın buluşması kaçınılmazdır artık…

Sanata destek ölçütlerinin, siyasal iktidar politikalarının ölçütlerine dönüştüğü bir Türkiye’de, öğretim kurumlarındaki sanat eğitimi engelleniyor, ekranlarda kimi sanatçılara yasaklamalar getiriliyor, mizah çizerleri yapıtlarından ötürü tazminata mahkum ediliyor; şiir, öykü ve roman bütün bu baskı ve yaptırımlardan nasibini alıyorsa, sanatçı ve avukatların birlikte ve yüreklice “özgür düşünce ve sanat sahipsiz değildir” diye haykırmasının günüdür artık…

Tiyatro yapıtlarının sahnesel uygulamalarına yönelik baskılar ve yerel yönetimlere bağlı sanat kurumlarının özgürce, özerkçe ve sanatçılarca yönetilmesi ve üretim yapmasına engel oluşturan yönetmelik ve benzeri yaptırımlar her gün biraz daha güç alanı kazanırken, kimi sanat yapıtları türlü endişeyle ve “aman görmesin” diye bazı devlet adamlarından saklanırken ve bu ülkenin en büyük sanatsal birikimlerinden olan Resim ve Heykel Müzesi bile

hâlâ kendine bir yerleşim alanı bulamamışken, “sanatın sürgün edilmesine izin vermeyeceğiz” diyen bir hukuk anlayışı ile sanatçının el ele vermesi kaçınılmazdır artık…

Nice sanat galerisi, Atatürk Kültür Merkezi, Karaca Tiyatro ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi gibi mekânsal sorunlar dayatılır, sanat kavramıyla asla yan yana gelemeyecek sansür ve “buzlama”lar ekranlarda ve sahnelerde boy gösterir ve sokakta sanat üreten, tiyatro yapan sanatçılar mahkemelerde süründürülür, halktan uzaklaştırılırken

“sanatı savunuyoruz, sanata ve sanatçıya hukuk dışı müdahaleye

başkaldırıyoruz” diyen Türkiye Barolar Birliği ile ortak hareket etmenin zamanıdır artık…

“Korkuya karşı özgür sanat” üretiminin tarihi bu topraklarda çok eskidir ve gücünü emeğin kardeşliği adına nice bedel ödeyerek kendini var eden ustalarının mücadele geleneğinden almaktadır. Kültür ve sanatın ulaşması gereken geniş halk yığınlarını “müşteri”leştirerek, şöhret ve popülizmin efendiliğine teslim olanlar ve onlara bu alanların kapılarını açanlar bilmelidir ki; hukukun üstünlüğü, savunmanın bağımsız gücü ve desteğiyle, halkla yüz akıyla buluşacak sanatçılar her gün çoğalarak “susmuyoruz” şiarını yükseltecektir…

Türkiye Barolar Birliği ve sanat örgütlenmelerinin güçbirliği, özel tiyatrolara devlet yardımı konusundaki keyfiliğe ve direnen-aydın sanatçıların üretimine duvar ören desteksizliğe açılan davalarla ilk tomurcuklarını vermiştir… Türkiye’deki sanat üretiminin yasal güvence altına alınması yönünde örgütlenecek bir çalıştay ve sanatsal-sosyal-siyasal alanlarda ortaklaşa organize edilecek etkinliklerle daha çağdaş ve özgür bir Türkiye için mücadele yükseltilecektir…

GÜCÜMÜZ ÖZGÜR SAVUNMA VE EVRENSEL HUKUKTUR…
GÜCÜMÜZ KARANLIĞA KARŞI ÖZGÜR VE ÖZERK SANATTIR…
GÜCÜMÜZ GELENEĞİMİZDİR…
GÜCÜMÜZ BİLİNCİMİZDİR…
GÜCÜMÜZ HALKIMIZDIR…

 

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ
SANATÇILAR GİRİŞİMİ

TOBAV
TİYATRO PLATFORMU: İŞTİSAN (İstanbul Şehir Tiyatrosu Sanatçıları Derneği), ASSITEJ (Uluslarası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Birliği Türkiye Şubesi), Türkiye Tiyatrolar Birliği, TOMEB (Tiyatro Oyuncuları Meslek Birliği), Batı Karadeniz Tiyatrolar Platformu, Akdeniz Tiyatrolar Birliği, Amatör Tiyatro Çevresi, DETİS (Devlet Tiyatrosu Sanatçıları Derneği), TEB (Tiyatro Eleştirmenler Birliği), KATİB (Karadenize Kıyısı Olan Kent Tiyatroları Birliği), Oyuncular Sendikası, Belediye Tiyatroları Girişimi, Sanatçılar Girişimi, Amatör Tiyatrolar Birliği, TAKSAV (Toplumsal Araştırmalar Kültür ve Sanat İçin Vakıf), Direklerarası Seyircileri Derneği, BEKSAV (Bilim Eğitim Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı), Feminist Sanatçılar Platformu
PEN TÜRKİYE MERKEZİ
KÜLTÜR SANAT SEN
TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI
NÂZIM HİKMET KÜLTÜR MERKEZİ
UPSD (ULUSLARARASI PLASTİK SANATLAR DERNEĞİ)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here