Bilgi Üniversitesi ile British Council’in düzenlediği “Sanat Yönetiminde Yeni arayışlar: Sanat Konseyi Modeli” başlıklı program 30 Ocak Perşembe günü gerçekleşti.

Üç bölümden oluştuğu açıklanan programa, açılış konuşmalarında 4. bölüm de eklendi.

Bilgi Üniversitesi Rektörü adına Rektör Danışmanı Emre Gönen’in ve Doç. Dr. Asu Aksoy ve British Council Türkiye Ülke Direktörü Margaret Jack’ın konuşmalarının ardından, kürsüye davet edilen Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Nihat Gül kürsüye gelmeden önce Devlet Tiyatroları ve Devlet Opera Balesi Sanatçıları’nın hazırladıkları pankartları açması ve DETİS (Devlet Tiyatroları Sanatçıları Derneği) Başkanı Mehmet Ege’nin protesto konuşmaları,  Moderatör Asu Aksoy’un ikazlarına, bu konuşmalarınızı tartışma bölümünde mikrofona yaparsanız kayda alınma ve çeviri şansı da olacak demesine rağmen Mehmet Ege, iktidarın sanata bakış açısını örneklerle açıklamaya çalıştı.

Daha sonra, Müsteşar Yardımcısı Nihat Gül  açılış konuşmasını yaptı. Sayın Gül, TÜSAK Yasa taslağına girmeden, genel bakışını açıkladı. Açıklamasının ana ekseni, ödenekli kurumların desteklenmesinin yanı sıra diğer sanatların ve özel tiyatroların da desteklenmesini savunarak, sinemaya verilen destekleri rakamlarla açıklayıp, özel tiyatrolara verilen desteklerin de arttığını rakamlarla açıklayarak, tiyatronun sadece büyük iller de değil, tüm Anadolu’ya yayılmasını ifade ederek, çalışması devam eden taslakta bunlara dikkat ettiklerini ifade ettikten sonra, 3 hafta sonra tüm STK’ların ve ilgili kuruluşların davet edilerek bir “Çalıştay” yapılacağını açıkladı.

Daha sonra, İKSV Genel Müdürü ve Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Görgün Taner ve Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi  Vasıf Kortun‘un  moderatörlüğünde Bristol Old Vic Yönetici Direktörü Emma Stenning ile English Regional Arts Boards Konsorsiyomu Eski Başkanı, Avrupa Konseyi Türkiye Ulusal Kültür Politikası Raporu Değerlendirme Komitesi Başkanı Christopher Gordon‘un konuşmalarına geçildi.

Emma Stenning, bir tiyatro yöneticisi olarak yaşadıklarını aktarırken, Christopher Gordon da Art Councill deneyimlerini ve yürütmesini anlattı, sonrasında soru-yanıt bölümüne geçildi. (Bu konulardaki açıklamaları daha geniş, tam metin olarak yayımlayacağız.)

İkinci oturumda:
Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi  Vasıf Kortun‘un  moderatörlüğünde Doç. Dr. Serhan Ada, Güney Afrika’daki Ulusal  Sanat Konseyi’nin deneyimlerini anlattı. Radikal Gazetesi Ek Yayınlar Yönetmeni Cem Erciyes tiyatro insanlarının TÜSAK taslağına yönelik görüşlerini aktardı, sonrasında Andante Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Serhan Bali Opera ve Bale’nin TÜSAK yasa taslağının yasalaşması sonrasında göreceği zararları açıkladı. (Bu konulardaki açıklamaları daha geniş, tam metin olarak yayımlayacağız.)

Katılımcıların Katkıları
Katılımcıların görüşlerini ifade edeceği zaman diliminde sırasıyla: Yücel Erten, Tamer Levent, Zafer Erdaş, Osman Erden, Şahin Ergüney, Nilgün Kurt, Halil Doğan, Mehmet Ege, Vecdi Sayar, Akif Yeşilkaya veAydın Silier’in konuşmalarından sonra  (Bu konulardaki açıklamaları daha geniş, tam metin olarak yayımlayacağız.) Müsteşar Yardımcısı Nihat Gül kürsüye geldi.

Gül, konuşmasına başlamadan önce: “Konuşmama başlamadan önce bir talebim olacak, eğer uygun görülürse konuşacağım. Yaklaşık 2 saattir her türlü hakareti dinledim ve hiç sesimi çıkarmadım, ben seyircilerimizden, katılımcılarımızdan aynı hassasiyeti, eğer göstereceklerse konuşacağım,  yok göstermeyeceklerse teşekkür ederek ayrılacağım” derken moderatör Kortun, müdahale edilmemesini, masada kalınmasını, masada konuşulmanın önemini ifade etti… Katılımcıların da bu uyarıya uyması sonrası Sayın Gül konuşmasına başladı, konuşmasında önemli olan saptamalar şöyleydi: Şubat ayının 3 ncü haftasında bir Çalıştay düzenleneceği, bu Çalıştay’a tiyatronun STK’ları  ve ilgili kişilerin davet edileceği, oradan çıkan sonucun değiştirilmeden Meclis’e gönderileceği ve bu konuda siyasilerin söz verdiğini, açıkladı.

Sayın Gül, konuşmasının başında burada siyasi mülahazalarla yapılan yorumlar yerine TÜSAK taslağının tartışılmasını istediğini ve “burada dile getirilen eleştirilerin tamamının cevabı bu tasarıda var”  demesi  üzerine “hangi tasarı?” itirazlarına “elinizde yalan yanlış, doğru ya da eksik bir metin var, onun üzerinden söylüyorum” (tiyatrodergisi.com.tr nin yayımladığı metni kastediyor.) dedikten sonra bu çalışmaların 2002’den beri bu çalışmalara başlandığını açıkladı. (Bu konulardaki açıklamaları daha geniş, tam metin olarak yayımlayacağız.)

Toplantının sonunda, Şubat ayının 3 ncü haftasında bir Çalıştay yapılacağı resmi olarak açıklandı.

Toplantının en olumlu yanının bir masa etrafına şimdilik ilişilmek olması, bu günün değerlendirilmesi sonrasında (Her iki taraf için de) masaya oturulması ve daha sakin, daha reel ve daha fazla dinleyerek (Her iki taraf için de)  sadece bu ülkenin sanat geleceğine verilecek kararların kimsenin tekelinde olmadığı ama her tarafın samimi ve yapıcı olduğuna inanılarak çalışmaya başlamanın önemli olduğunun kabul edilmesiydi…

Bu adım küçük değil, çok büyük bir adımdı…

Haber: Mustafa Demirkanlı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here