TİYATRO DERGİSİ 16 YILDIR TİYATRO SEVENLERİN SESİ
TİYATRO DERGİSİ 16 YILDIR TİYATRO SEVENLERİN SESİ
Bugün 08 Eylül 2010, Çarşamba    
 
TİYATRO DERGİSİ 16 YILDIR TİYATRO SEVENLERİN SESİ
 
Yazarlarımız 
Arda Aksuoğlu
Aç Sınıfın Laneti
 
Ankara Akün sahnesinin dalgalı, şık ahşap dekoru ve görüş açısını mümkün olduğu kadar arttıran dik seyirci salonu ile iyi bir tiyatro salonundan fazlasına sahip olduğunu hemen yorumumun başına iliştirivereyim. Oyunumuz ise ülkemizde “ah ah oralarda bahçeli bir yer alacaksın, sonrada yerleşip kalacaksın” şeklinde dillerde hayat bulan arzunun, Amerika’daki halini temel almış bir oyun; Aç Sınıfın Laneti.
    
    Yoksul bir ailenin yoksulluktan kurtulmak için çırpınışlarını ve çırpındıkça içine daha da gömüldükleri batıklığı anlatan trajik bir hikâye. Amerikalı yazar ve aktör Samuel Shepard Rogers 1978’de yazdığı oyun; Amerikan rüyasının, Amerika’daki yüzünü gözler önüne serip eleştiriyor. Zaten yazarımız 68 kuşağından olup, orta sınıf ailelerin iç yüzünü, zaaflarını, ideallerini ve bunların psikolojik yansımalarını başarılı bir şekilde aktararak öne çıkmış bir yazar. Bu oyunun da tam anlamıyla onu öne çıkaran yapıya uygun yapıtlarından biri olduğunu söylemek istiyorum.
    
    Oyundaki dört ana karakterinde ideallerini anlatırken, konuşma dilinden uzak tasvirlerle dolu üsluplarının performanslarına nazar boncuğu taktırdığını hemen belirteyim. Dekorun şıklığını da oyuncu performanslarının yanına bir yere not edince, oyunu benden ve salondaki bazı izleyicilerden uzaklaştıran şeyin ne olduğunu arıyorum. Acaba oyun ufak dokunuşlarla, ufak uyarlamalarla bizleri bir yerlerden yakalayabilir miydi? Yâda zaman zaman yakalanan trajikomik duruşun oyunun durağanlaştığı anlarda da hayat bulması beklenebilir miydi? Zihnimdeki soru işaretlerini bir kenara bırakıp, salondaki yalnızlık duygumun sürekli olmadığını da belirtmek istiyorum. Bazen ailedeki bireylerin hayalleri ve bu hayaller uğruna yaptığı yanlışlar, bazen de ailenin oğlu Wesley’in her şeyi düzeltme çabası izleyiciyi oyuna bağlıyor. Anne Ella’nın masanın üzerindeki yeni yıkanmış, temiz kıyafetleri yere attığı anda salondan yükselen sesi, izleyicinin oyunda kaldığına kanıt olarak gösterebilirim.
    
    Trajediyi, tartışmayı ve insanların psikolojik travmalarını sahnede seyretmeyi sevenlerin izlemesi gereken bir oyun olduğunu not düşerek bu yorumumu sonlandırıyorum. İyi seyirler…
    
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Pinti Hamit
Suçlu Yürekler
TİYATRO DERGİSİ 16 YILDIR TİYATRO SEVENLERİN SESİ
 TİYATRO DERGİSİ 16 YILDIR TİYATRO SEVENLERİN SESİ
   
    
ABONE GİRİŞ
Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
1.Sayıyı Görmek için tıklayınız...
TİYATRO DERGİSİ 16 YILDIR TİYATRO SEVENLERİN SESİ

  Mustafa Demirkanli
  Dalya Uçankuş
  Nurhan Tekerek
  Ebru Hanoğlu
  Güliz Güngör
  Mehmet Konuk
  Eser Rüzgar
  Levent Çağlayan
  Sıla İlyasoğulları
  Georges Daniel (Coşkun Tunçtan)
 
TİYATRO DERGİSİ 16 YILDIR TİYATRO SEVENLERİN SESİ
Web sitemiz Asos Hosting Sunucularinda barinmaktadir.