Zorlu PSM Genel Müdürü Murat Abbas: “Kreatif endüstrilere, yaratıcı düşünceye ve insan odaklı sektörlere ihtiyacımız var”

Yavuz Pak
7004 Görüntülenme

Dünyayı sarsan koronavirüs salgını 11 Mart itibarıyla “resmen” ülkemize de giriş yaparak ekonomiden toplumsal yaşama, politikadan sanata yaşamın tüm alanlarını sarstı. Seyirci ve sahnelenen oyun sayılarının ivmelendiği bir sezonunun bitimine daha aylar varken, salgın nedeniyle birdenbire tiyatrolar kapandı; tiyatrocular da seyircileriyle birlikte evlerine kapanarak ne bir karabasanın içinde buldular kendilerini. Tiyatrolar gibi, oyunlara ev sahipliği yapan salonlar da pandemi sürecinden çok ciddi biçimde etkilendiler.

Normalleşme süreci kapsamında, tiyatroların 1 Temmuz itibarıyla açılacağının açıklanmasıyla birlikte tiyatro salonlarında da ciddi bir hareketlilik yaşanmaya başlandı.

Tiyatro… Tiyatro… Dergisi olarak, İstanbul’un en büyük gösteri ve sahne sanatları merkezlerinden biri olan ve sezon boyunca pek çok tiyatro oyununa ev sahipliği yapan  Zorlu PSM’nin Genel Müdürü Murat Abbas ile pandemi sürecinde yaşadıkları sorunları, normalleşme süreciyle birlikte başlattıkları hazırlıkları ve önümüzdeki sezon için planlarını konuştuk…

Yavuz Pak: Sezon boyunca pek çok tiyatro oyununa ev sahipliği yapan Zorlu PSM’nin ekonomik yapısı  koronavirüs salgınından nasıl etkilendi?

Murat Abbas: Zorlu PSM, kültür sanat takipçileri için çok değerli bir kurum ve ülkemizdeki tiyatro kültürünün  de merkezinde olduğunu söyleyebilirim. Burada sanatın birçok farklı türüne yer veren, 6 yılda yaklaşık 7 binden fazla etkinlikte 2.5 milyondan fazla sanatseveri ağırlamış, Türkiye’de kültür sanat ve eğlence sektörünün yaklaşık yüzde 15’ini üretmiş bir habitat var. Tiyatro özelinde baktığımızda, bir önceki dönemi baz alırsak, 2018 – 2019  sezonunda da yaklaşık 200.000 tiyatroseveri ağırladık. İçinde bulunduğumuz 7. sezonumuzda da aynı izleyici trendini izliyorduk. Corona virüsü öncesi kendi prodüksiyonunu üstlendiğimiz tiyatrolar da olmak üzere birçok tiyatroya ev sahipliği yaptık. Genel olarak, tiyatro seyircisi bizleri ve tiyatro topluluklarının sergilediği yeni oyunları hiç yalnız bırakmadı. İlginin çok yoğun olduğunu gözlemledik. 6. sezonumuzda dev bir müzikal prodüksiyonu, BKM ve ID iletişim ile birlikte hayata geçirdik; Alice Müzikali. Corona Virüsü öncesi gerçekleştirdiğimiz son etkinliklerden biri olan Alice Müzikali, pandemi öncesi son oyununda bile full kapasiteydi. Bu ilgi her zaman bizi daha iyisini yapma konusunda çok fazla motive ediyor. 

Zorlu PSM olarak, Corona virüsü ülkemizde görünmeden önce misafirlerimizin ve sanatçılarımızın sağlığını düşünerek pandemi öncesi en son festivalimiz olan Sonar Istanbul’da tüm tedbirlerimizi almıştık. İlk vaka açıklandıktan hemen sonra tedbir yolumuzu değiştirerek “evden çalışma” sistemine geçtik. Bakanlık tarafından etkinliklerin durdurulması açıklamalarını takiben 13 Mart tarihinden, Ağustos 2020 sonuna kadar yaklaşık olarak 450 etkinliğimizi erteleme veya iptal etmek durumunda kaldık. Bu etkinliklerin 100’ünü tiyatro, stand up ve gösteri oluşturuyor. Bu pandemi sürecinden ilk etapta etkilenen sektörlerin maalesef başında geliyor kültür sanat sektörü. Tiyatrolar da bunun büyük bir bölümünü oluşturuyor kuşkusuz. 

Bu krizin PSM’ye ekonomik etkisi tahmin edileceği üzere büyük boyutlarda oldu. Tüm rakamsal verilerde en iyi sezonumuzu geçiriyorken öngörülemeyen bu kriz sebebiyle tablo birden tersine döndü. Sezon bütçemizin yüzde 15, tahmini revize bütçeninse yüzde 40 gerisinde kalacağız. Kriz ve etkileri uzarsa tablo daha ağırlaşacaktır hiç şüphesiz.

Yavuz Pak: 1 Temmuz itibarıyla tiyatroların açılması planlanıyor. Sahneleriniz bu tarihten itibaren   tiyatro oyunlarına açılacak mı? Bu konuda bir hazırlığınız var mı? 

Murat Abbas: Biz PSM olarak,  tüm dünyada bizimle benzer yapıdaki kültür sanat kuruluşlarının geri dönüş hareket planlarını takip ediyoruz. Bu doğrultuda hijyen, sağlık ve mesafe kurallarına uyan uygulamalar ile ilgili çalışmalarımızı yapıyoruz. Bakanlıktan iletilecek detaylı yönetmeliğe göre de planlamalarımıza, çalışmalarımıza son şeklini vereceğiz.  Pandemi günleri, her gün yeni bir şeyler öğrendiğimiz bir süreç oluyor. Yakın gelecekte açık hava etkinlikleriyle fiziksel mekandaki çalışmalarımıza başlamayı hedefliyoruz. Bunların içinde tiyatro temsillerinin de yer alacağı planlamalarımız var. Ancak dediğim gibi, önce regülasyonların çok net olarak belirlenmesi gerekli. Tiyatro sezonu normal şartlarda zaten Eylül, Ekim gibi başlıyordu. Bu sezon bir ay daha ötelenebilir açılış.

Yavuz Pak: Son bir kaç sezondur tiyatroda yaşanan nicel büyüme, maddi anlamda kurumunuzu bu türden olağanüstü süreçlere karşı dayanıklı kılacak kadar etkili oldu mu?

Murat Abbas: Tiyatro seyircisinin ilgisi her zaman farklıdır, yüksek ve umut vaadedicidir; fakat bunu maddi anlamda bir güvence olarak görmek mümkün değil. Amacımız, hem sanatçının hem de seyircinin yanında olmak ve onlara maddi zorluk yaratmamak ve eşit özveriyle değerlendirmek. Zorlu PSM’nin tiyatro sahnesi olarak tanımladığımız – başka alanlarımızı da tiyatro için kullanıyoruz – Turkcell Planitum Sahnesi’nin sezon boyunca boş bir günü yoktu, gelen talep doğrultusunda %100 Studio ve Sky Lounge adlı mekanlarımıza da tiyatro ekledik. Her gün artan talep gerçekten inanılmaz ve gözardı edilemeyecek durumda. İrili ufaklı tüm tiyatro topluluklarına sahne açmaya çalıştık; her şey normale döndüğünde yine buna devam edeceğiz. Ekonomik olarak avantaj sağlayacak noktaya getirecek modelleri geliştirdiğimiz bir noktaya da ulaşmayı çok istiyoruz. Bu, tiyatro kumpanyalarının da ortak meselesi diye düşünüyorum. Normal düzene geçtiğimizde bu konular yine gündemimizde olacak. 

Zorlu PSM Genel Müdürü Murat Abbas

Yavuz Pak: Devletten ve kamu kurumlarından bu süreçte uğradığınız maddi kayıplarla ilgili herhangi bir destek oldu mu? Bu yönde bir talebiniz oldu mu/olacak mı? 

Murat Abbas: Bu soruyu sadece tiyatro özelinde değil, 7 yıldır farklı etkinlikleri bir arada, çatısı altında gerçekleştiren bir kültür sanat kurumu olarak cevap verecek olursak; bu dönem bize çok fazla şey öğretti ve en çok vurguladığımız kelimelerden biri de “beraberlik” oldu. Yine aynı şekilde bu süre zarfında Corona virüsünün yarattığı ekonomik kriz ile birlikte, sektörün kırılganlığının derinleştiğini gözlemledik ve diğer kültür sanat kurumları ile bir araya geldik. Bu yaraların sarılması adına neler yapılabileceği üzerine de çalışmalar sürüyor. Türkiye’de TESDER (Türkiye Canlı Müzik ve Eğlence Sektörü Derneği) olarak T.C. Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy ile görüşülerek mevcut ve önümüzdeki süreçte görülebilecek sıkıntılarımız paylaşıldı. Kendilerinden ilk etapta muhtasar, KDV ve SGK ertelemesi konusunda hızlıca destek de aldık. 

Tabii bu ertelemelerin yanı sıra sektör olarak KDV’nin %1’e düşürülmesi ve rüsumun kaldırılmasına yönelik taleplerimizi de kendilerinin değerlendirmelerine sunduk. Bu süreç aslında bizlere, içinde bulunduğumuz sektörün aynı çatı altında, beraber hareket etmeye daha çok ihtiyaç duyduğunu bir kez daha gösterdi. Bu anlamda TESDER çatısı altında bir araya gelmeye yönelik bir çalışma da başlatıldı. Bu çalışma kapsamında ele aldığımız konulardan biri de sektörde kayıt dışı çalışanların kayıt altına alınması; meslek tanımlarının oluşturulması ve dolayısıyla da gelecekte sosyal güvenlik ve sigorta haklarından faydalanmalarını sağlayarak sektörün tüm çalışanlarının korunmasını amaçlıyoruz. Hayata renk katan ve toplumları besleğen yaratıcı endüstrilerin, pandeminin ekonomik sonuçları altında ezilmemesi elzem. Çünkü bu dönem kreatif endüstrilere, yaratıcı düşünceye ve insan odaklı sektörlere ne kadar ihtiyaç duyduğumuzu da gösterdi. Sınırlı kaynakları nedeniyle halihazırda kırılgan bir yapıya sahip olan kültür sanat alanının, merkezi yönetimlerden sivil topluma, çoklu iş birliğine dayalı bir yöntemle mümkün olan en kısa sürede desteklenmesi gerekiyor. 

Yavuz Pak: Önümüzdeki sezon için, özellikle büyük prodüksiyonlu yerli ve yabancı etkinlikleri sahnelerinizde izlemeye devam edebilecek miyiz? Planlanan etkinlikleriniz pandemiden ne ölçüde etkilendi?

Murat Abbas: Önümüzdeki sezon için çok ciddi bir çalışma içerisindeyiz ve açıkça söylemek gerekirse Eylül-Aralık arası içinde epey bir yabancı sanatçının da olduğu çok heyecanlandığımız programımız var. Ve fakat bu programı hayata geçirip geçiremeyeceğimizi şu an itibarıyla söylemek zor. Pandemi sürecinin ortaya çıkardığı bir belirsizlik üzerine işlerimizi kurgulamak zorundayız. Lokal sanatçılarımızla oluşturduğumuz tüm başlıklar zaten PSM içeriğinin önemli bir kısmını oluşturuyordu; şimdi belki biraz daha yüzdesel ağırlıkları artabilir.

Yavuz Pak: Tiyatronun asal bileşeni olan “seyirciye”, pandemi sonrası süreçle ilgili ne söylemek istersiniz? 

Murat Abbas: 1 Haziran itibarıyla normalleşme sürecine ilk adımı ülkece attık. Rehavete kapılmadan,  tüm detayları düşünerek önlemlerimizi aldıktan sonra etkinliklerimizi gerçekleştirmek üzere büyük bir heyecanla çalışıyoruz. Pandemi süreci boyunca gerçekleştirdiğimiz online etkinliklerde tiyatro bazı altında sahne ve seyircinin kurduğu bağın gücünü gördük. Zorlu PSM’de tekrar tiyatroseverlerle buluşmak için oldukça heyecanlıyız, tüm bu normalleşme sürecini atlattıktan sonra da tiyatro seyircisinin tiyatroya sahip çıkacağını düşünüyoruz.

Bu esnada #PSMylekal etiketi altında düzenlediğimiz içeriklere bir yenisini ekledik; Sahne Sohbetleri. Haziran ayı ilk haftasında başladık. Tüm programı yakında açıklayacağız. İlk sohbetimiz Sertab Erener & Beyhan Murphy arasında gerçekleşti. Önümüzdeki günlerde ve haftalarda çeşitli tiyatro oyuncularının, yönetmenlerin karşılıklı sohbetlerine de tanık olacaksınız. Planlamalarımız sürüyor. Okuyucularınızın da, sahnede izlemeyi özledikleri oyuncuların canlı sohbetlerini takip etmekten keyif alacağını düşünüyorum. En kısa zamanda salonlarımızda buluşmak dileğiyle, tabii. 

Yavuz Pak: Çok teşekkür ederiz…

Murat Abbas: Ben teşekkür ederim…

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku